5 günde bir şube açıyoruz, kârlarımız göze batıyor

Murat SANDIKÇI (DHA)
19.11.2009 - 00:00 | Son Güncelleme:

Samsun’da gerçekleşen “İş’le Buluşmalar” toplantısında konuşan Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, “Bu yıl her 5 günde bir şube açtık. Sektörde istihdam azalırken, biz 1332 kişi işe aldık. En çok da sermayemizle övünüyoruz” dedi. Özince, bankaların en çok kârlarının göze battığını vurguladı.

TÜRKİYE İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, en güçlü yanlarının sermaye olduğunu vurgulayarak, “Öz varlık gücümüzü ilk 9 ayda yüzde 21 artırdık. Bankaların en çok kârı göze batıyor; ancak İş Bankası olarak biz, sermayemizi ne kadar geliştirdiğimizle övünüyoruz. Özel bankalar 9 ayda 38 şube açarken biz kasımın ilk haftası itibariyle 59 şube açtık. Bankaların istihdamı 837 kişi azalırken biz 1322 kişi istihdam ettik” dedi.

Öz varlık yüzde 21 arttı

Samsun’da yapılan “İş’le Buluşmalar” toplantısında; Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, Genel Müdür Yardımcısı Kayhan Söyler, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Dimes Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Ali Rıza Diren, Prof. Dr. Taner Berksoy, Nemtaş A.Ş. Genel Müdürü Süha Aktaş, Alfa Yeminli Mali Müşavirlik Yönetim Kurulu Üyesi Akif Akarca, Dünya Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Danışmanı Rüştü Bozkurt ve Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ konuşmacı oldu. Toplantıda; günümüz ekonomi ve piyasa koşullarında bölgesel ve uluslararası fırsatlar, yeni iş alanları ve sektörel gelişim fikirleri ele alındı. Ersin Özince, bankanın öz varlıklarını ilk 9 ayda yüzde 21 artırdıklarını bildirdi.

9 ayda 45 yeni şube açtı

Yatırımlardan hiç geri durmadıklarını dile getiren Ersin Özince, “Kasımın ilk haftası itibariyle bu yıl 59 şube açtık. Her 5 günde bir şube açtık. Eylül ayı sonu itibariyle ülkemizde iş yapan 49 banka 105 banka şubesi açmış. Bunun 38’i özel bankalarca açılmış. Nasıl olmuş da biz, eylüle kadar 45 şube açmışız. Kapatanlar var. Başka bankalar kapatırken biz açmışız. En son Patnos’ta şube açtık” diye konuştu.

Gerisini siz düşünün

2009’un ilk 9 ayında bankaların istihdamının toplamda 837 kişi azaldığını vurgulayan Özince, şöyle devam etti: “Bizim sektörümüz çok kârlı, çok iyi görünen yılda dahi istihdamı artıramamış. Toplam bankacılık sektörü istihdamı 2001 seviyelerine varamadığı gibi, işler biraz düzelmeye başladığı 2008 sonuna kadar dönemin de gerisinde. İş Bankası ise 1322 kişiyi işe aldı. Biz bu kadar istihdam etmemize rağmen sektör 837 kişi azalmışsa, varın gerisini siz düşünün. Yarınları düşünerek biz istihdama devam ediyoruz. İşte, bankaların en çok kârı gözümüze batıyor. Ancak İş Bankası olarak biz, sermayemizi ne kadar geliştirdiğimizle övünüyoruz. Atatürk bankayı ziyaretlerinden birinde şöyle diyor: ‘Sermayemiz az diye endişe etmeyin. En hakiki sermaye zeka, dikkat, ifettir. Bir de metodlu çalışmasını bilmektir.’ 1 milyon liralık kuruluş sermayesi bugün, 14.5 milyar liraya geldi. Döviz cinsinden baksanız rakam çok önemli. İş Bankası uluslararası klasmanda en büyük şirket. Klasmana ciro, aktif, şu-bu unsur ile girmiyor. Bu unsur; sermaye.”

İstikrar hızdan daha önemli

İŞ Bankası’nı olumlu ya da olumsuz değerlendirebilecek bir şeylerin mutlaka bulunabileceğini, amaçlarının her konuda en iyi hizmeti vermek olduğunu vurgulayan Ersin Özince, “Fakat rekabette bizden hızlı gelişen, hızlı büyüyen rakipler oldu. Biz hızdan ziyade iktikrara önem veririz. İş Bankası olarak kendi personelimizi yetiştiriyoruz. Personeli de gerekmedikçe aramızdan ayırmıyoruz. Emekliliği gelen ayrılabiliyor. Bu sayede en büyük sermayeli banka konumunu sürdürdük” dedi.

İş Bankası hep tam bağımsız

TÜRKİYEe İş Bankası’nın her zaman tam bağımsız olduğunu dile getiren Ersin Özince, tek partili dönemlerde de bankanın hiçbir zaman siyasetle ilgili tavır almadığını kaydetti. Siyaseti daima cumhuriyet kurumu olarak sürdürdüğünü vurgulayan Özince, “Bizim stratejimiz bir maraton koşucusu gibi: Maraton da hiç bitmiyor. Cumhuriyet kurulduğunda ‘Türkler bankacılık yapamaz’ şeklinde olan bir düşünce vardı. Bu düşünce çok vahimdi. Devlet bankalarımız dahi yabancı yöneticiler tarafından idare edildiği yıllardı. Bugün Türk çocukları yabancı bankalarını idare etmektedir.”

Kriz sürpriz oldu fırsatlar yaratılır

DÜNYANIN çok ilginç bir kriz yaşadığına dikkati çeken İş Bankası Genel Müdürü Ersun Özince, “Bilhassa globalizasyon dediğimiz olgudan olumlu gelişmeler beklerken, böyle bir olumsuz global gelişmeyle karşı karşıya kalmak, hepimiz açısından sürpriz oldu. Ancak böyle sürpriz ortamlarda gelişen ülkeler ve piyasalar açısından fırsatları muhakkak ki yaratılabilir. Bunu akıldan çıkarmayalım. Kriz sonrasına mutlaka iyi hazırlanmak lazım. Global rekabette kimimiz nicelikle, kimimiz de nitelikle; yani kimimiz ölçekle, kimimiz katma değer yaracak farklılıklarla yarışmalı” dedi.

‘Anadolu Kaplanları’ sözünün çıkmasında benim günahım çok

DÜNYA Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Danışmanı Rüştü Bozkurt ise İş’le Buluşmalar toplantısındaki panelde, “Yeni dönemde Anadolu’da karşılaşacağımız temel sorunlar” konulu sunum yaptı. Herkesin elinin ciddi biçimde taşın altında olduğunu söyleyen Rüştü Bozkurt, “Cumhuriyet tarihinde kurduğumuz yapı, genellikle çok küçük ölçekli işletmelere dayanıyor. Türkiye’de ‘Küçük güzeldir’ lafının çok fazla abartılı olarak yayılmasına, Çorum’dan başlayarak Anadolu Kaplanları sözünün ortaya konmasında benimde günahım çoktur. Küçük tek başına güzel değildir. Ancak büyükle dengeyi kurduğu zaman güzeldir” dedi.

73 ülkeye meyve suyu satıyor hammadde sıkıntısı çekiyor

DİMES Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Rıza Diren, şunları söyledi: “Türkiye, Avrupa’da en fazla tarımsal nüfusa sahip ülke. Türkiye’de tarımdaki insanların üretimlerini sanayiye yönlendirmek, onları işlemek, onlara katma değer yaratmak o yöredeki girişimci ve sanayisi insanların görevi. Bizim bulunduğumuz sektörde yaşadığımız en büyük sıkıntıların başında hammadde geliyor. Kendi ham maddemizi kendimiz yetiştiriyoruz. İhtiyaç duyunca dışarıdan da hammadde alıyoruz. Türk markası olarak ihracatta 73 ülkeye ulaşan ilk meyve suyu markasıyız. Türkiye’de karton ambalajdaki ilk yüzde 100 nar suyu ve yüzde 100 üzüm suyu üretimini gerçekleştirdik. İstanbul Sanayi Odası verilerine göre Dimes, ilk 500 sanayi devi arasında, 2004’e göre 30 basamak, son 7 yılda ise 190 basamak yükselerek 288’inci sırada yer aldı. 1995 yılında ilk defa süt işine girdik. Türkiye’de tarıma dayalı sanayinin gelişmesi gerekiyor. Bunun için tarım ve hayvancılık geliştirilmeli. Türk tarımı, hayvancılığa verdiği önem ölçüsünde kendini bulacak. Yıllık et, süt ve süt ürünleri tüketimi gelişmiş ülkelerin çok gerisinde. Tüketicinin bilinçlendirilmesi, tüketimin artması için projeler geliştirilmeli.”
Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı