Gündem Haberleri

    5 artı 5 eksi

    Aslı BİBER
    15.10.2011 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Karadeniz’de inşa edilen HES’ler, nükleer santral projeleri, su değil zehir taşıyan nehirler, iklim değişikliği, sel felaketleri, siyanürle altın arama faaliyetleri... Türkiye’nin karşı karşıya olduğu onlarca çevre sorunu var. Ancak hayatını çevre meselelerine adamış isimlere göre birinci sırada, ülkenin doğru düzgün bir çevre politikasına sahip olmaması geliyor. Tünelin sonundaki ışığa dair umutları ise pek az.

    ÖMER MADRA (Açık Radyo kurucusu, çevre aktivisti)

    Çevre yürütmenin tekelinde

    17 Ağustos tarihli 648 KHK ile Türkiye’nin çevre, doğa ve kültür mirasının yönetimi konusu, meclisin, kamunun ve hukukun denetimi dışına çıkarılarak yürütmenin tekeline bırakıldı.
    Küresel ısınmayı asla geri döndürülmez noktaya getirecek olan en korkunç adımlardan biri kömür yakılmasına devam edilmesi. 20 yıl içinde mevcut kömürlü santrallerin kapatılması ve bir tane bile yenisinin yapılmaması şart. Durum böyleyken, Türkiye’nin mevcut santrallerine ilaveten 46 yeni termik santral planlanıyor.
    Ekolojik dengeyi altüst etmenin yanı sıra, kültür ve medeniyet tarihini tahrip, hatta tarumar edecek büyük barajlar yapılıyor. Ilısu, Beyhan ve Munzur barajları gibi.
    Dört bin küsur hidroelektrik santral var daha yapılmakta ve yapılacak olan. Bunların yapılması için girişilen ve girişilecek olan muazzam ağaç kesiminin yol açtığı sorunlar bir yana, HES’lerin ülkenin “kan damarları” sayılan akarsu sistemlerini ve ekolojik dengesini onulmaz hasara uğratması kaçınılmaz görünüyor.
    Yeryüzünün en faal sismik bölgelerinden birinde, neredeyse fay hattı üzerinde 3 nükleer santral kurulması planlanıyor.

    BARAN BOZOĞLU (TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı)

    Atıkların nereye gittiği belli değil

    Çevre politikası ülke politikası olarak belirlenemiyor. Çevre politikasının temelini ekolojinin devamlılığı, halk sağlığı ve çevre hakkı oluşturmalı, sermaye gruplarının çıkarlarını gözeten değil kamunun çıkarlarını gözeten bir yaklaşımla bu politika kapsamında idari yapılar belirlenmeli.
    HES projeleri, nükleer santral yapma çabası, atık yönetimi diğer önemli sorunlar arasında. Tıbbi, tehlikeli, ambalaj v.b. atıkların envanteri hala oluşturulamamış. Ülkemiz atıklarının nereden gelip nereye gittiğini takip edemez durumda. Tuzlada çıkan variller, ergene havzasındaki kirlilik bunun en büyük örneği.
    İçme suyu temini, atıksuların toplanması, taşınması ve arıtılması da bilim ve teknik ekseninde yapılamıyor.

    ÜMİT ŞAHİN (Yeşiller Partisi Eşsözcüsü)

    Kontrolsüz HES inşaatları

    Kontrolsüz bir biçimde Türkiye’nin bütün akarsu ve vadilerine yayılarak doğayı tahrip eden HES inşaatları, Türkiye’nin iklim değişikliğindeki payını arttıran kömürlü termik santral inşaatlarındaki artış ve hükümetin Akkuyu ve Sinop’ta nükleer santral yapma inadının sürmesine bağlı nükleer tehdit, iklim değişikliğinden kaynaklanan kuraklık ve seller, Tabiatı ve Biyoçeşitliliği Koruma yasa tasarısı ve çıkarılan KHK’lar gibi doğa koruma alanlarının tehdit altına girmesine neden olan yasal değişiklikler, kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurullarının lağvedilmesi, siyanürlü maden çıkarma çalışmaları ile Ergene nehrindeki kirlilik en önemli çevre sorunları.

    PINAR AKSOĞAN (Greenpeace Akdeniz İklim ve Enerji Kampanyası Sorumlusu)

    Balık stokları çöküş noktasında

    Türkiye‘de 26 büyük havza var ancak hiçbir havza planlaması yok. Havzalar arası su transferi ise bir başka tehlike. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği’nde yapılan değişikliğe göre nükleer santral, 3. Boğaz Köprüsü ve HES’ler gibi, doğa ve insan üzerinde yıkıcı etkileri olacak büyük projelerin önü açıldı. Bunun yanı sıra, Türkiye hızla artan karbondioksit salım oranıyla, tüm OECD ve geçiş ekonomisi ülkeleri arasında birinci sırada. Uluslararası Enerji Ajansı’nın verilerine gore dünyada planlanan termik santraller devreye girerse karbondioksit salımlarında yüzde 60’lık bir artış söz konusu olacak. Bugün Türkiye’de yapım ya da proje aşamasında 46 yeni kömürlü termik santral bulunuyor.
    Balık stokları çöküş noktasına geldi. Uzun vadede çözüm olarka sürdürülebilir balıkçılık politikalarının geliştirilmesi ve uygulanmasını, deniz rezevleri ilan edilerek belli alanların korunmasını talep ediyoruz. Biyoçeşitlilikte azalma ve endüstriyel tarım ile
    atık havuzlarının denetimsizliği, toksik atıkların yarattığı çevresel ve insan sağlığı üzerindeki zararlar ülkenin diğer önemli sorunları.

    PROF. DR. MİKDAT KADIOĞLU (İTÜ Meteoroloji Müh. Bölümü Öğretim Üyesi)

    Plansız ve çarpık kentleşme

    Küresel iklim değişiminin olumsuz etkileri, tarım ve orman alanlarının amaç dışı kullanıması gibi yanlış arazi kullanımı politika ve uygulamaları, plansız ve çarpık şehirleşme ile artan su stresi, sayısı giderek artan ulusal ve uluslararası iklim göçmenleri ile kentlerde artan ve durağanlaşan taşıt trafiği nedeniyle yer seviyesinde çoğalan ozon miktarı bana göre en önemli sorunlar.

    İYİ ŞEYLER DE VAR

    1. Kyoto Protokolü’nün imzalanması
    2. Gençler arasında artan çevre duyarlılığı. İklim değişikliğine ve nükleer enerjiye karşı giderek büyüyen aktivizm, sokak hareketleri, sivil toplum mücadelesi. Yerelde vadilerini, köylerini, yaşam alanlarını nükleere, termik santrallere, HES’lere ve madenlere karşı savunan ekoloji mücadeleleri.
    3. HES’lere karşı üstüste kazanılan çevre davaları.
    4. Rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesi. ENVER Projesi, vb ile Enerji Verimliliğine eğilmek
    5. Çöplerin kaynağından ayrıştırılarak toplanmasına başlanması

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı