Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

5 Aralık 1934 ve kadınlar

BUGÜN 5 Aralık 2009, kadınlarımızın seçimlerde oy hakkı kazanmasının 75’inci yıldönümü! Bakalım, bu günü kutlamak AKP hükümetinin, naylon demokratların, neo-liberallerin, DNA’sı yozlaşmış solcuların ve İslamcı zevatın aklına gelecek mi?

Bakalım, Cumhuriyet’in gözündeki çöpleri büyüteçle bulan, cımbızla çıkaran nankör tayfası, kadınlarımız adına biraz olsun sevinebilecekler mi?

İLK OY 1935’TE

5 Aralık 1934 günü kadınlar genel seçimlere katılma ve milletvekili seçme/seçilme hakkına kavuştular. Daha önce kadınların temsil hakkına ilişkin ilk düzenleme 3 Nisan 1930 tarihli “Belediyeler Kanunu” ile yapılmış ve kadınlara yerel seçimlere katılma hakkı sağlanmıştı. Bu önemli atılım, o dönemde daha kapsamlı bir devrimin ilk aşaması olarak değerlendirilmişti. Bu devrim 5 Aralık 1934’te gerçekleşti. Anayasa’nın 10. ve 11. maddelerinde yapılan bir düzenlemeyle 22 yaşını bitiren her Türk kadınına seçme ve 30 yaşını bitiren her kadına milletvekili seçilme hakkı verildi. Bütün yurtta sevinç yaratan bu karar, Türk Kadınlar Birliği’nin 7 Aralık 1934 günü Beyazıt Meydanı’nda düzenlediği büyük bir mitingle kutlandı. Kadınlar oy verme haklarını ilk kez 1935 seçimlerinde kullandılar. (Cumhuriyet Gazetesi’nin “Cumhuriyet’in 80 Yılı”
ekinden alıntı.)

17 ÜLKEDEN BİRİ

5 Aralık 1934 günü dünyada kadınların yasal olarak milletvekili seçme ve seçilme hakkına sahip olduğu ülke sayısı 28, bu hakkın kullanıldığı ülke sayısı 17 idi. Kadınlar seçme/seçilme hakkına Fransa’da 1944, İtalya’da 1945, Yunanistan’da 1952, Belçika’da 1960 ve İsviçre’de 1971 yılında kavuştular.

Atatürk Türk kadınının seçme ve seçilme hakkının verilmesinin ardından şöyle seslenmiştir:

“Bu karar, Türk kadınına sosyal ve siyasi hayatta bütün milletlerin üstünde yer vermiştir. Çarşaf içinde, peçe altında ve kafes arkasındaki Türk kadınını artık tarihlerde aramak lazım gelecektir. Türk kadını, evdeki medeni mevkiini selahiyetle işgal etmiş, iş hayatının her safhasında muvaffakiyetler göstermiştir. Siyasi hayatla, belediye seçimleriyle tecrübe kazanan Türk kadını bu sefer de milletvekili seçme ve seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Medeni memleketlerin birçoğunda, kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu selahiyet ve liyakatla kullanacaktır.”

5 Aralık 1934 tarihli yasa değişikliği ve bu değişiklikle ilgili olarak Atatürk’ün söyledikleri ne yazık ki gerçekleşememiştir.

Atatürk, Cumhuriyet’in ilanından dokuz ay önce Şubat 1923’te de şöyle diyordu:

“Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir. Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun, bir organı faaliyette bulunurken, diğer bir organı işlemezse, o sosyal toplum felçlidir.”

SELAMLIYORUM!

Şimdi, parlamenter kadınlarımızın dünya sıralamasındaki yeri 150’nci mi, yoksa 160’ıncı mı, kim bilir? Bu duruma Çukurova usulü “Zort!” çekmekten başka bir tepki göstermek istemiyorum. Çünkü “Bu durum, Cumhuriyet’in içten çabalarına karşın 1946-1950’de başlayan Karşı Devrim’in olumsuz zaferidir!” desem, “kereste müdürleri” beni hemen demokrasi düşmanı ilan ederler. Ama ben bu cümlemin altını imzalıyor ve her şeye karşın kadınlarımızı saygı ile selamlıyorum!

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI