Gündem Haberleri

    44'üncü parti hayırlı ve de uğurlu olsun

    Hürriyet Haber
    30.01.2002 - 00:00 | Son Güncelleme:

    SEMA Pişkinsüt'ü Türk siyasi yaşamının 44'üncü partisinin kurucusu ve genel başkanı olarak kutluyorum.Toplumcu Demokrasi Partisi'nin Türk siyasetine yeni bir soluk getirmesini diliyorum.Sırada bildiğim kadar Mümtaz Soysal'ın, Murat Karayalçın'ın, Tarhan Erdem-Yiğit Gülöksüz'ün kuracakları 3 parti daha var.Böylece iki ay içinde siyasi parti sayısı 47'ye yükselebilir. Sağda kurulacaklarla birlikte benim tahminim seçime kadar 50 partiyi rahatlıkla geçeriz.Bu partilerin en az 40 küsuru seçime katılır.Bu kadar çok partinin katılacağı seçimde de doğal olarak iyi bir cümbüş yaşanır. Merak ediyorum, bu kadar çok partiyle zaten paramparça hale gelmiş olan siyaset yelpazesinden ortaya nasıl bir tablo çıkar?Bunun yanıtını verebilecek bir siyaset uzmanının dünyada olduğuna inanmıyorum.Böyle bir ortamda, Sema Hanım neden kurdu bu partiyi dersiniz?Siyasi tabanı olmayan bir hareketin tutunabilmesi, oy toplayabilmesi olanağı var mı?Sema Hanım bunu bilmez mi?* * *Şimdi biraz, çok partili yaşamın başladığı dönemlerden günümüze kadar oy dağılımının nasıl gerçekleştiğine bakalım.Menderes, ağırlıklı olarak köylüden ve kentlerdeki CHP bıkkınlarından oy alıp tek parti iktidarını devirdi. 1960 İhtilali'ne kadar geçen sürede yapılan iki seçimde de yine ağırlıklı olarak köylü oylarıyla iktidarını sürdürdü. Demirel hem köylüden, hem de kente göç eden ve varoşları yaratan köy-kentliden oy aldı.Ecevit sol söylemleri ile varoşları Demirel'in elinden alarak ve sola açık olan kentlinin oylarını da toplayarak iktidar oldu.12 Eylül 1980 İhtilali'nin yarattığı siyasi boşluktan yararlanan Özal, varoşlardan ve kentlerden büyük destek görüp tek başına iktidar oldu. Erbakan ise varoşları ve tutucu kentli oyları toplayarak birinci parti konumuna geldi.* * *Gelelim bugüne... Bu siyasi dağınıklık içinde hangi parti, hangi kesimin oylarını alabilir?Bunu belirlemek çok zor, hatta olanaksız.Sema Pişkinsüt, hangi kesimden ne kadar oy alacağını hesap ederek mi kurdu dersiniz partisini, yoksa göle bir kaşık maya atalım belki tutar varsayımıyla mı?Kuşkusuz ikincisi. Bundan sonra parti kuracak olanların da ‘‘ya tutarsa’’ mantığıyla hareket edeceği kuşkusuz. Bu hareketliliğin ve bölünmüşlüğün Türkiye için bir siyasi çıkış yolu olmadığı kesin. Oysa siyasi istikrara en fazla gereksinim duyulduğu zor bir dönemden geçiyoruz.Merkez solda ve merkez sağda birleşme, bütünleşme beklenirken bölünmeler giderek artıyor.Vatandaşın da doğal olarak kafası daha fazla karışıyor.Şu sırada bütün taşlar yerinden oynamış durumda.Dileriz seçime kadar ortalık durulur da Türkiye sandıkta siyasi istikrarı yakalar.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı