Dünya Haberleri

    43 yıl sonra mezar taşlarına kavuştular

    Ömer BİLGE / LEFKOŞA
    14.08.2017 - 17:32 | Son Güncelleme:

    KIBRISLI Rumların 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında vahşice öldürerek katliam çukuruna doldurduğu, en genci 16 günlük Selden Ali Faik, en yaşlısı ise, 95 yaşındaki Hüseyin Osman olmak üzere, çoğu kadın ve çocuk 126 Kıbrıslı Türk şehit, 43 yıl sonra DNA testleri sonucunda gerçek mezar taşlarına kavuşuyor. Katliamın yaşandığı Muratağa, Sandallar ve Atlılar köylerindeki şehitlikten kemikleri çıkartılan ve kimlik tespiti tamamlanan 4 Türk bugün isimlerinin yazıldığı yeni mezarlarına törenle gömüldü. Diğerleri de en kısa sürede, mezarlarına gömülecek.

    RUM KOMŞU KÖYÜNDEN GELDİLER

    Muratağa, Sandallar ve Atlılar köyünde çoğu kadın, çocuk ve yaşlı 126 Kıbrıslı Türk, aslında yabancısı olmadıkları ve çoğu komşuları sayılabilecek Rumlar tarafından katledildi. 20 Temmuz 1974’te Türk ordusunun Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanarak Türklerin yok edilmesine engel olmak amacıyla başlattığı Barış Harekâtı devam ederken, katliamın yaşandığı 3 Türk köyü, Rumların kuşatması altındaydı.

    Tam 43 yıl önce 14 Ağustos 1974’te Ada’nın iç kesimlerinde yer alan birbirine yakın 3 Türk köyü Muratağa Sandallar ve Atlılar’a Rumlar saldırdı. Rum askerleri, komşu Rum köyleri Piperisterona, Milya ve İpsos’tan gelen Rum fanatiklerle, Türkleri köy meydanlarına topladı.

    43 yıl sonra mezar taşlarına kavuştular

    BALTA, BIÇAK, NE BULDULARSA

    Balta, bıçak dahil ellerindeki her türlü silahla, kadın çocuk, genç yaşlı ayrımı yapmadan katliam yaptılar. Ardından kamyonlara üst üste doldurdukları cesetleri köy dışında iş makinalarıyla açtıkları çukura doldurdular. Toplu mezar katliamdan 18 gün sonra Türk askerinin bölgeye gelmesi ve bir çobanın, toprakta bir insan eli bulmasıyla ortaya çıktı.

    PARÇALANMIŞ CESETLER, ÜST ÜSTE

    BM askerlerinin gözetiminde toplu mezar kazıldı ve üst üste yığılmış çoğu parçalanmış ve çürümeye başlamış cesetler çıkartıldı. 3 köyün tüm nüfusu 126 Türk katledilmişti. Ölenlerin kim oldukları biliniyordu ancak cesetlere kesin kimlik tespiti o günün şartlarında imkânsızdı. Cesetlerin tanınmayacak olmasının yanısıra Kıbrıs sıcağında hemen yeniden gömülmeleri gerekiyordu.

    Katledilen 126 Türk’ten 89’u Muratağa ve Sandallar’a, 37’si ise, Atlılar köyündeki şehitliğe toplu halde defnedildi.

    İKİ YIL ÖNCE MEZARLAR AÇILDI

    Türkiye Cumhuriyeti’nin maddi katkılarıyla iki yıl önce Muratağa ve Sandallar şehitliğinin yenilenmesi ve DNA testiyle kesin kimlik tespiti çalışmalarına başlandı. Toplu gömü yerlerinden kemikler çıkartıldı, tek tek tasnif edildi ve her bir parçaya DNA testiyle eşleştirme ve kimlik belirleme çalışması yapıldı. Kemikleri biraraya getirilen ve kimlikleri belirlenen ilk 4 şehit katliamın 43’üncü yıldönümünde yenilenen şehitlikte yeniden toprağa verildi.

    43 yıl sonra mezar taşlarına kavuştular

    MEZAR TAŞLARI VE AYRI MEZARLARI VAR

    Bu defa her birinin isimleri yazılı mezar taşı ve ayrı mezarı oldu. Aynı aileden Ayşe Süleyman, Zalihe Süleyman, Dilnevaz Süleyman ve Güldane Mehmet, Türk bayrağına sarılı tabutlar içinde önce cenaze namazı ardından askeri törenle toprağa verildi.

    Törene KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Başbakan Hüseyin Özgürgün’ün yanısıra sivil ve askeri yetkililer ve şehit yakınları katıldı.

    43 yıl sonra mezar taşlarına kavuştular

    AKINCI; İNSANLIK DIŞI VAHŞET

    Cumhurbaşkanı Akıncı törende yaptığı konuşmada, şehitlikteki 3 ayrı mezardan Muratağa ve Sandallar’da katledilen 89 kişinin kemiklerinin çıkartıldığını, iskeletlerin biraraya getirilmesi ve kimlik tespit çalışmalarının devam ettiğini, Atlılar köyünde de bu yıl içinde 37 naaşın çıkartılarak benzer çalışmanın başlayacağını açıkladı.

    Kimlik belirlemenin önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Akıncı, her bir şehidin anılabileceği yerlerinin olması gerektiğini ve bunun bir ölçüde teselli kaynağı olduğunu vurguladı.

    Akıncı, “Bu acı unutulmaz, bu acı geçmez mümkün değildir ama mümkün olduğu kadar bu acının küllenmesine yardımcı olur” dedi.

    Kimlik belirleme çalışmalarının tümüyle başarıyla tamamlanması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Akıncı, yaşanan vahşetin sadece bir milliyetle tanımlanmasının doğru olmadığını söyledi.

    “Bu insanlık dışı bir vahşetti,” diyen Akıncı katliamdan dolayı tüm Rum toplumuna lanet okumanın gerekmediğini ancak bu vahşeti yapanlara elbette lanet yağdırmak gerektiğini belirtti.

    43 yıl sonra mezar taşlarına kavuştular

    FOTOĞRAF SERGİSİ DE AÇILDI

    Bu arada, 1974 yılında adada 45 gün görev yapan Çukurova Gazeteciler Cemiyeti eski Başkanı gazeteci Kurtar Çakın’ın, katliam çukurları açılırken çektiği fotoğraflardan oluşan bir sergi de şehitlikte yer aldı.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı