"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

40 yıllık İKSV müdaviminin notları

İKSV’nin 40. yılı.

Kırk yılda neler yaptığını tek tek saymamızın imkânı yok. Kırkıncı yıl için yapacaklarını ise sanat sayfamızda okuyacaksınız.
Ben kırk yıllık bir İKSV müdavimi olarak yaşadıklarımı, seyrettiklerimi, dinlediklerimi yazacağım.
1973’ten bu yana sinemadan müziğe, tiyatrodan bienale, cazdan klasik müziğe kadar her alanda Türkiye’de büyük bir eksikliği giderdi, önemli bir işlevi yerine getirdi.
Hazırlanan özel DVD’den vakfın bize neler sunduğunun özet görüntülerini izledim. Bir bilinçli seyirci kuşağı yetiştirmiş, dahası bir sanat okulunun sınırlı sayıda insana yapabileceği şeyleri, daha geniş kitlelere yapmış.
İKSV olmasa birçoğumuz o ünlü orkestraları dinleyemeyecek, ünlü şefleri göremeyecek, birçok dünya solistinin sesi, sazı kulaklarımıza ulaşmayacaktı.
DVD’de Nejat F.Eczacıbaşı’nın kuruluş girişimini nasıl başlattığını seyrettim, onun vakfa verdiği emeği anımsadım.
Cumhuriyetin 50. yılında kurdukları vakıf 40 yıldır ulusal ve uluslararası sanat sicilimizi parlatmaya devam ediyor.
İstanbul’un kültür başkenti mertebesine yükselmesinde öncülüğü, İKSV üstlenmiştir. Geniş ölçekte Türkiye genelinde de bir kültür hareketinin başat aktörleri arasındadır.
İKSV, her yıl sanat alanındaki etkinliğini yeniliklerle, gençlere tanıdığı olanaklarla, ülkemizdeki sanat ortamını daha kapsayıcı bir kimlik kazanıyor.
Kurucu Nejat F.Eczacıbaşı, onu izleyen Şakir Eczacıbaşı, şimdi de Bülent Eczacıbaşı vakfı dorukta tutmayı başardılar, başarıyorlar.
Bülent Eczacıbaşı’nın dünden bugüne vakfın tarihini anlatan konuşmasında açıkladıklarının, özellikle benim gibi bir müzik severi ne kadar mutlu ettiğini okurlarımız tahmin edebilirler.

GENÇ kuşak için düşünülenler, uygulamalar, iyi bir dinleyici ve seyirci kuşağının yetişeceğini müjdeliyor.
2007 yılında başlattıkları BiTam BiÖğrenci kampanyası, özellikle bilet alırken, etkinliklere gitmek isteyen ama buna ekonomik açıdan imkân bulamayan genç kuşakları festival seyircisi, dinleyicisi yapmaktadır.
Vakfın özel beste ısmarlamalarının, müziğimize yeni eserler kazandırmada ne kadar etkili bir girişim olduğunu söylemeye gerek yok.
Kırk yıl önceki sanat, müzik ortamını bilenler için İKSV çok önemli bir tarihi dönemi  başlatmıştır. Issız, konsersiz, müziksiz uzun yaz günlerinin boşa geçtiğini yaşamış olanlar, festivalin / festivallerin hayatımızdaki yerinin değerini, önemini çok daha derinden takdir edeceklerdir.
Kırkıncı yılda festival konusunda ileriye dönük başka önerilerim de var.
Gerek devlet, gerek yerel yönetim bu festivale daha çok katkıda bulunmalıdır.
Çünkü dünyadaki festivalleri bilenler, bir festivale yerel yönetimlerin, belediyelerin sahip çıktığını anlatırlar, yazarlar. Ayrılan ödeneklerin miktarları festivallerin ölümsüzleşmesinde önayak olurlar.
Kentlerin simgesidir festivaller.
Çünkü bilmelidirler ki, kentleri tanıtan, dünyaca anılmalarını sağlayan festivallerdir.
Şakir Eczacıbaşı’nın Aya İrini’deki bir müzik festivali açılışında söylediği gibi, Aya İrini hâlâ bir konser mekânı olarak kullanılmaktadır.
Şakir Eczacıbaşı ne demişti?
“Dördüncü yüzyılda Konstantinus’un yaptırdığı Aya İrini’yi, Fatih de camiye çevirmeyip kilise olarak bırakmıştır, onlara teşekkür borçluyuz. Yıllardır konser mekânı olarak kullandığımız Aya İrini dolayısıyla ikisine de mekân sponsoru olarak teşekkür ediyoruz.”
Maslak’taki merkezin yapımına başlandığı söylendi, orayı yapacak yetkililer tarafından.
Burası tamamlandığında, önemli bir zaman dilimini İKSV gösterilerine vermelerini Kültür ve Turizm Bakanlığı gerçekleştirmelidir.
Başka konser salonlarının da yapılmasını bekliyorum.
Vakfın ayrıca vefa duygusuna bağlılığını da burada belirtmeliyim. Birçok sanatçıya onur ödülleri veriliyor, bu sadece Türkiye değil dünya çapında yapılıyor.
Vakfın bir başka özelliğine değinmeliyim.
Vakıf, bütün kuşakları çatısı altında topladı, tür çeşitliliği bu buluşmayı gerçekleştirdi. Böylece belli bir sınıfa, belli bir kuşağa, belli bir zevke hitap eden dar bir festival anlayışını kırıp, tür çeşitliliği ile önemli bir etki alanı genişlemesi sağlandı.

İKSV’nin kırkıncı yılını kutluyorum.
Türk sanatı, müziği, kültürü, resmi için yaptıklarını sürdürmelerini gönülden diliyorum.
İKSV’nin sadece bu kentin değil, ülkenin kültürel simgesi olduğunu unutmayalım.

X