4 şirketten 1’i zarar yazdı umutlar ikinci yarıya kaldı

Hürriyet Haber
14.08.2009 - 00:00 | Son Güncelleme:

Sanayinin yaklaşık yüzde 40’ını temsil eden İSO üyeleri, bu yılın ilk 6 ayını, 2001 krizine benzer şekilde geçirdi. Üretim, iç satış, dış satış, yeni sipariş, istihdam gibi pek çok yerde kriz yılı 2001’den sonraki ‘en kötü’yü gören sanayicinin, yüzde 23.7’si zarar yazdı. Ancak sanayici, yılın geri kalanı için beklentilerini yükseltti.

İSTANBULLU her 4 sanayiciden biri, yılın ilk yarasında zarar etti. Yılın ilk yarısını 2001’in ilk 6 ayı gibi geçirdiğini belirten sanayici, yılın ikinci yarısında ise tüm göstergelerin daha olumlu geçeceği beklentisine girdi. Türkiye’de imalat sanayi toplam katma değerinin yaklaşık yüzde 40’ını yaratan İstanbul Sanayi Odası (İSO) üyeleri, pekçok göstergede olumsuzluk yaşamasına karşın ‘toparlanma sinyallerini’ gördü.

İlk 6 ay 2001 gibi geçti
İSO Başkanı Tanıl Küçük tarafından açıklanan ‘Ekonomik Durum Tespiti Anketi”ne göre, sanayici 2009’un ilk yarısını tam bir kriz yılı olarak geçirdi. Üretimde, iç satışlarda, dış satışlarda, yeni siparişler, istihdam gibi endekslerde kriz yılı olan 2001’i anımsattı. Sanayici tüm bu endekslerde, 2001’den ilk yarısından sonraki en düşük değerler yaşandı. Anket kapsamında istihdam hariç diğer tüm göstergelerde olumsuzluk bildiren işletmelerin oranı yüzde 55’in üzerinde kaldı.

Yüzde 23.7’si zararda
Yaşanan bu durum kârlara da yansıdı. ‘Kârım önceki yılın aynı dönemine göre daha yüksek’ diyenlerin oranı, geçen yılın ikinci yasısında yüzde 17.9’ken, bu yılın ilk 6 ayında yüzde 15.5’e geriledi. ‘Kârlılığım aynı kaldı’ diyen işletme oranı 2009’un ikinci yarısında yüzde 13.2’ydi. Bu oran 2009’un ilk döneminde yüzde 15.8’e çıktı. ‘Kâr oranım geçen yılın ikinci 6 ayına göre düştü’ diyenlerin oranı yüzde 45.1’di. Bu yılın ilk yarısında da yüzde 45 oldu. Geçen yıl ikinci yarıda yüzde 23.8 olan ‘Zarar ettim’ diyenlerin oranı, bu yılın aynı döneminde de yüzde 23.7 oldu.

Kriz 2009’da derinleşti
Çalışmanın önemli göstergelerinden biri olan ‘İSO Sanayi Gelişim Endeksi’ (üretim, iç satış, dış batış siparişler ve istihdam endekslerinin toplamının aritmetik ortalaması), krizin sanayideki etkilerini göz önüne serdi. Çalışmanın başladığı 1988’den bu yana 130.5 ile en yüksek değerine 2004 yılında birinci döneminde ulaşan endeks, en düşük değerini ise 60.9 ile 2001 ilk yarısında yaşandı. Geçen yılın ilk yarısında 75.4 olan endeks, 2009’un ilk yarısında ise 62.8’e geriledi. Tanıl Küçük, bu durumu şöyle değerlendirdi: “Bu bulgu 2008’in ikinci yarısında etkilerini hissettirmeye başlayan krizin, 2009 ilk yarıda ne kadar derinleştiğini teyit etmektedir.”

Krediler ‘istemeden’ kapanıyor

ÇALIŞMANIN finansmanla ilgili bulgularından biri de sanayicinin, istemeyerek kredi kapatmak durumunda olduğunu gösteriyor. Geçen yılın ikinci yarısında işletmelerin yüzde 15.5’i istemediği halde kredisini kapatmak zorunda kaldığını belirtirken, bu oran 2009’un ilk yarısında yüzde 20.1’e çıktı. Yüzde 15.8’lik bir kesim de önümüzdeki 6 ayda bu durumda olduğunu belirtti.

Düşük kur döngüsü yaşanmasın

SANAYİCİNİN bu döneme ilişkin bir korkusunu da dile getiren Tanıl Küçük, şöyle konuştu: “Faiz ve kurdaki düşüş, ithalatı canlandırma ve ihracatta rekabet gücünü zayıflatma potansiyeli ile sanayi aleyhine bir gelişmeye yol açacak gibi görünüyor. 2001 sonrasındaki düşük kur kısır döngüsünü yeniden yaşamak istemiyoruz.”

Dipten çıkış sinyali var ama ‘sıfırın altında’yız

İSO Başkanı Tanıl Küçük, tüm olumsuzluklara karşın beklentilerdeki iyimserliğin nedenini ‘ekonomide nispi bir toparlanmanın ve dipten yukarı çıkışın sinyalleri’ gelmesine bağladı. Küçük, iyimserliği ve ümitleri güçlendiren gelişmeler olarak üretimindeki gelişmelere dikkat çekerken, şu uyarıları da yaptı:
Bizim ümitten daha fazlasına ihtiyacımız var. Sanayi üretiminde hâlâ sıfırın altında olduğumuz unutulmamalı.
Söylediğimiz, dipten çıkışı önemsiz bulduğumuz şekilde anlaşılmamalı. En kötünün geride bırakıldığı yönündeki kanaatin yaygınlık kazanması önemli ve kıymetli. Rakamlar moralleri yükseltiyor, moral ve beklenti yükselmesi, kalıcı ve istikrarlı iyileşmeye geçiş için olumlu zemin yaratıyor.
Özellikle iç pazarı canlandıracak tedbirler büyük önem taşıyor. ÖTV ve KDV indirimine devam edilmeli. Üretim ve ticaret olmazsa vergi de toplanmaz.”

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı