4 oto devine plastik ön konsol, tampon ve kabin kalıbı üretecek

Sadi ÖZDEMİR
24.05.2011 - 00:00 | Son Güncelleme:

Tornacı babanın oğlu olarak Boğaziçi Makine Mühendisliği’ni bitiren ve üç ortakla Karel Kalıp’ı kuran Refik Diri, BMC’nin yeni kamyonunda ön konsol ve kabin plastik parçalarının, Yeni Clio’nun ön konsolunun, yenilenen Fiat Linea’nın tamponunun ve Yeni Ford Transit’in bütün iç plastiklerinin kalıplarını Tuzla’daki fabrikasında üretmek için anlaşma yaptı.

TÜRK otomotiv sanayisindeki başarı, Türk kalıpçılarını da küresel yan sanayici yapıyor. Karel Kalıp Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Karel Kalıp) son 1 yıl içinde 4 büyük otomotiv markasının plastik parçalarının kalıplarını üretmek için alaşma yaptı. Trabzonlu ve tornacı bir babanın (Salih Zeki) oğlu olarak, önce çıraklık yapan, sonra Alman Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi’ni (makine mühendisliği) bitiren Refik Diri’nin, Karel’in ‘telefon parçaları için kalıphane’ teklifi ile ortaklaşa kurduğu Karel Kalıp zamanla tamamen otomotiv sanayisine yöneldi. 2000 yılından beri otomotivde en büyük ve en zor kalıpları gerektiren ön konsol ve tampon kalıplarını üretmek için yatırım yaptığını söyleyen Refik Diri, son 1 yılda bu amaca ulaştıklarını belirtiyor.
İyi eğitim ve spor
Karel Kalıp Genel Müdürü Refik Diri, şöyle konuşuyor: “Annem babam Trabzonlu, ben İstanbul’da doğmuşum. Babam çok iyi eğitim aldırdı bana. Alman Lisesi’nde okudum. Sonra Boğaziçi Makine Mühendisliği’ni bitirdim. Babamın torna atölyesi vardı ve bir çelik tencere markasına bazı parçaları üretirdi. Ben de önce onun yanında tornacı çırağı oldum. Tatillerde yanında çalışmaya devam ettim. Lise yıllarımda biraz da torna atölyesinden kaçmak için spora yönelmiştim. 1977-79 arasında bisiklet Türkiye şampiyonu oldum. Genç milli takım kaptanı oldum. Takım sproru çok eğitici oldu benim için. Üniversiteye girince bir süre tiyatro yaptım.”
Önce ‘baba işini’ büyüttü
1984’te Makine Mühendisi olarak mezun olunca babasının torna atölyesinde çalışmaya başlayan Refik Diri şöyle devam ediyor anlatmaya: “Rami’deki atölyede 8 kişi çalışırdı. Bir mühendis olarak bilgisayar kontrollü makinelere merak sarmıştım ve özel robotik hareketler yapabilen makinelere odaklandım. Sonra konvansiyonel frezeleri bilgisayar kontrollüye dönüştürmeye başladım. Bu iş çok iyi gitti. İşimiz de büyümeye başladı ve 1992’ye geldiğimizde çalışan sayımız 30 kişiye çıkmıştı.
Sınıf arkadaşıyla ortaklık
Halen telekomünikasyon sektöründe teknoloji üreten, kablolu kablosuz haberleşme sistemleri geliştiren ve bu alanda küresel bir marka haline gelen Karel Elektronik’in 3 kardeş ortağından 1992’de bir teklif oldağını anlatan Refik Diri, “3 kardeş (Sinan, Serdar ve Yaman Tunaoğlu) ile de çok yakındık. Biri sınıf arkadaşım aynı evde kalmışlığımız da vardı. ‘plastik kalıp çok gelişecek bize kalıphane kur’ dediler. 1994 krizinde bizim işlerimiz bıçak gibi kesildi. İkinci el makine yatırımları için de teşvik çıkmıştı. Almanya’dan  kalıphane aldık ve getirdik. İlk kez devletle muhatap olmuştum ve şaşırmıştım. Çünkü çok düzgün karşıladılar ve yanımızda oldular. Ben Ankara’yı öyle bilmezdim.”

Beko’nun kalıphanesini aldı

YENİBOSNA’daki 700 metrekarelik atölyeye Almanya’dan getirdiği tezgâhları ve makineleri kuran Refik Diri, şöyle devam ediyor: “O yıllarda piyasada böyle Cad-Cam yatırımlı bir kalıphane yoktu. İş yağmaya başladı. Baktık ki Karel’in işleri harcıalem kalıyor, kalıphaneyi ‘kâr merkezi haline getirelim’ dedik. 2000 yılında bir dönüm noktası daha geldi. Otomotiv Sanayicileri Derneği’nin (OSD) bir seminerine katıldım. ‘Plastik otomotivin neresinde’ sorusunun yanıtı aranıyor ve ‘Türkiye ne yapabilir’ diye soruluyordu. Büyük boyutlu otomotiv plastik kalıbı üreticisi bulunmadığı tespit edildi. Ben ‘boşluk büyük kalıpta’ dedim. 2002 yılında da Beko kalıphanesinin tüm önemli makinelerini aldık. Tesisimizi Tuzla’ya taşıdık.”

Yeni Clio için üretime başladık

KAREL Kalıp Genel Müdürü Refik Diri, şöyle konuşuyor: “2010’da 5 milyon dolar yaptık. Bu yıl 10 milyon dolar olacak. 8.3 milyon dolarlık siparişimiz üretim hattında. BMC’nin yeni kamyon projesinin ön konsolu için anlaşma imzaladık. Kabinin bütün plastiklerinin kalıplarını bize verdiler. Fransa Cumhurbaşkanı Sayın Nicolas Sarkozy’nin Fransa’da üretilmesi için baskı yaptığı ancak Bursa’da üretilmesine karar verilen yeni Clio’nun 3 modelinin ön konsol kalıplarının üretimine başladık. Yeni Linea’nın tampon kalıbını yeni Ford Tarnsit’lerin bütün iç giydirme plastiklerinin kalıplarını yapıyoruz.”

DİĞER HABERLER

Malatya’da ‘tarım teknokenti’ için imzalar tamam

MALATYA’nın Akçadağ ilçesine tarım teknokenti kurulması için iş birliği protokolü imzalandı. Malatya Valiliğindeki protokol töreninde konuşan Vali Ulvi Saran, Türkiye’nin geleceğinde tarımın hayati bir önemi ve rolü olduğuna işaret eti ve şöyle konuştu: “Bugün dünyada tarımsal emtianın değeri, madenlerle ve enerji kaynakları ile yarışır düzeyde. Tarımda daha iyi seviyeye gelebilmek için bilimsel araştırma geliştirmeye, yüksek teknoloji kullanımına ve yüksek katma değer esaslı ürünlerin üretimine önem vermek zorundayız. Hem devletin düzenleyicilik fonksiyonunu yerine getirmesi hem de özel sektörün dinamik gücünün devreye sokulması için Türkiye’de ilk olacak bir tarım teknokenti kuruluşu konusunda girişimde bulunduk. Yol haritamıza göre protokolümüzü Sanayi ve Ticaret Bakanlığına verdikten sonra teknokent kurulmuş olacak.”

Ata’nın emriyle kurulan İpekiş’e 45 milyon dolar yatırdı

86 yıl önce, Bursa’nın ipekçiliğini geliştirmek için Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle kurulan İpekiş’i 1991’de satın alan Tarman Group, firmaya 20 yılda 45 milyon dolarlık yatırım yaptı. Devamlılığı olan yatırımlar sonucu, yıllık kumaş üretim kapasitesini 2 milyon metreye çıkaran firma son yıllarda da inovasyona odaklandı. Bu kapsamda Akıllı Kumaş serisi ürünler geliştiren İpekiş, halen ‘parfümlü, su ve yağ itici, kir tutmayan, kırışmayan kumaşlar üretiyor. Versace, Christian Dior, Fendi, Armani, Max Mara, Austin Reed gibi küresel moda markalarına kumaş tedarik eden ve 2010’da 30 milyon lira ciro yapan İpekiş, 2011 için de yüzde 12 büyüme planladı.

Hangar, 850 personel alacak ama ayakkabı ustası bulamıyor

GÜNLÜK 36 bin çift ayakkabı üretim kapasitesine sahip Hangar, çalıştıracak kalifiye eleman bulamıyor. Hangar Ayakkabı Yönetim Kurulu Başkanı Alpaslan Selçuk, personel bulamadıkları için sezonun en yoğun aylarında talebe yetişemediklerini söyledi ve “Şu an 2 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. Yıl sonuna kadar mağazalarımız 1000 noktaya ulaşacak. Eleman bulabilsek ayakkabı fabrikamıza 700, mağazalarımıza 150 kişi alacağız. İŞ-KUR ve belediyeler aracılığıyla eleman bulmaya çalışıyoruz. Kalifiye elemanlar adeta kara borsaya düşmüş. Türkiye’nin en büyük sorunu işsizlik ama kalifiye eleman sıkıntısı yaşıyoruz” dedi. Ucuz Çin mallarına tepki olsun diye kiloyla ayakkabı da satan Hangar, tekstil ürünleri üretmeye de başladı. Firma mağazalarında çoraptan, ayakkabı boyasına, kot pantolondan, çocuk iç çamaşırına kadar geniş bir ürün yelpazesiyle hiçmet vermek istiyor.

Hamileler için klimalı ayakkabı üretti

KING Paolo, hamile kadınların ayaklarında oluşan rahatsızlıklara karşı, esneyebilen ve üç sistem klimalı ayakkabı üretti. Ayakkabının içinde bulunan mekanizma ile hava sirkülasyonu hızlanıyor ve hamile kadınlarda oluşan kilo fazlalıkları sonucu ayaklarda oluşan şişlikler önleniyor. Ersoysan Ayakkabı Deri Sanayi ve Dış Ticaret Ltd Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Turan, “Tabii ki kadınların bir ayakkabıyı sadece teknolojik özellikleri nedeniyle almayacağını dabiliyoruz. O yüzden tasarıma da özen gösterdik. Ayakkabıların esnekliğini de artırdık ki daha rahat bir kullanım sağlasın. Kin Paolu marka ayakkabılarımızı Türkiye genelinde 300’ü aşkın satış noktasında satıyoruz. Kliması patentli olan ürünlerimiz büyük beğeni görüyor” dedi.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı