Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

4.5 aylık hükümet için 1.5 aydır uğraşıyorlar

Tufan TÜRENÇ

Türkiye işi gücü bırakmış, sürdürülen ihtiras ve ihanet dolu kıran kırana bir kavgayı izliyor.

Siyasi liderler başbakan olabilmek için birbirlerini yiyorlar.

Kimi, kendine hakaret eden ama sonra başbakanlık öneren kişiye şükran nutukları atıyor.

Kimi, koltuğunu tehlikede görüp çok değil 15 gün önce tükürdüğünü yalayabiliyor.

Kimi, kendi önerdiği adaydan ürküp siyasi nezaketi bir kenara iterek sözünden anında dönebiliyor.

Kimi de rakibinin başbakanlığı ufukta görününce en ufak bir ödüne yanaşmadığı şartlarının tümünden vazgeçebiliyor.

Kimi, en sadık müttefikinden kazığı yiyince avaz avaz bağırıp yerden yere vurduğu Çankaya'ya sığınabiliyor.

Bütün bu ilke ve dürüstlükten yoksun davranışlar, hep 4.5 aylık bir seçim hükümeti uğruna yapılıyor.

Üstelik bu kepazelikler 62 milyon vatandaşın gözleri önünde oluyor.

‘‘Boşver, nasıl olsa bizim insanımızın belleği zayıftır, çabuk unutur’’ diyerek...

Ama bilmiyorlar ki hepsinin saygınlığı o halkın kafasında her geçen gün biraz daha küçülerek eriyip gidiyor.

Ne acıdır ki bunun zararını onlar değil, yine bu ülke çekiyor.

Türkiye bu kadroyu tasfiye etmeden düzlüğe çıkamaz.

* * *

Yalım Erez hiç kuşkusuz dünya siyaset literatürüne, en hızlı ihanete uğramış bir politikacı olarak geçecek.

Buna rağmen dün görevi iade ettikten sonra moralli ve neşeliydi.

‘‘Bu ayıp bana ait değil. Ben bana verilen görevi en onurlu şekilde iyi niyetle, dürüstlükle başarmaya çalıştım’’ diyordu.

Bize göre de Yalım Bey dürüstlüğünün kurbanı oldu.

Kendini değil Türkiye'yi düşünerek hareket ettiği için birtakım fincancı katırlarını ürküttü.

Eğer karşısındakiler gibi eyyamcılık yapsaydı, herkesin nabzına göre şerbet verseydi, Türkiye'nin yaşamsal sorunlarını dürüstçe dile getirmeseydi, durum böyle sonuçlanmayabilirdi.

Erez, ‘‘Benim için başbakanlık hiç önemli değil, Türkiye önemli’’ diyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor:

‘‘Bugün görevi aldığımdan daha büyük bir heyecan içindeyim. Mücadelem Türkiye için sürecek. Halkımın bana gösterdiği ilginin başbakanlıktan çok daha önemli olduğunu söylemek istiyorum ve vatandaşlarıma teşekkür ediyorum.’’

Dün bakanlığa vatandaşlardan faks ve telefon yağmış.

‘‘Siz gönlümün başbakanısınız. İmza, Bir Türk Vatandaşı’’ diye biten faks Yalım Bey'i çok duygulandırmış.

‘‘Gözlerim yaşardı. Bu bana yeter’’ diyor.

Türk halkı ilginç bir halktır. Unutur gibi yapar, ilgisiz gibi davranır, ama güzeli gönlünün bir tarafına hiç silinmeyecek şekilde işler.

* * *

Neyse geçelim...

Hepimiz için önemli olan Türkiye...

Yeniden başbakan olmak için yanıp tutuşan Ecevit sonunda muradına erdi.

Ecevit adına sevindik.

Ancak başbakanlık uğruna 15 gün önce içime sindiremiyorum diye gitmeyi reddettiği Fazilet Partisi'nin kapısını çalmasını da yadırgadık.

Demek ki başbakanlık söz konusu olunca insan her şeyi içine sindirebiliyormuş.

Dileriz verilen sözlerden yine son dakika dönüşleri olmaz da Ecevit açıkladığı gibi bakanlar kurulu listesini Cumhurbaşkanı'na en kısa zamanda sunar.

Her şeye rağmen liderlerimizi kutlarız.

Kolay değil 4.5 aylık hükümet için 1.5 aydır uğraşıyorlar.

Ama siz yine de güvenoyu alınana kadar bu işe bitti gözüyle bakmayın.

Burası Türkiye; her an, her şey olabilir.



X