38 fabrikayı devredip futbolu bıraktım

Vahap MUNYAR
12.10.2007 - 00:00 | Son Güncelleme:

Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, "Hakem elde düdük futbol oynayamaz, centilmenliğe sığmaz" diyerek bakanlığına bağlı 38 fabrikayı özelleştirilmek üzere Özelleştirme İdaresi’ne devretti.

Çağlayan, "Bu bakanlık sanayi, ticaret ortamını düzenler, esnafa, tüketiciye hizmet eder. Sanayicinin rakibi olamaz. Artık elde düdük, sadece hakemlik yapacağız" diye konuştu.

SANAYİ ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, bakanlığına bağlı 25’i şeker fabrikası olmak üzere yaklaşık 20 bin kişinin istihdam edildiği 38 fabrikayı Özelleştirme İdaresi’ne devrettiklerini belirterek, "Benim bakanlığım, sanayinin, ticaretin, üretimin, tüketicinin hakkının korunmasının regülasyonunu yapar. Sanayi Bakanlığı sanayicilik yapmaz. Bakan olduğum ilk günlerde Sayın Başbakan’a bu düşüncemi açtım, onun da ’olur’unu alıp, bünyemizdeki 38 fabrikayı Özelleştirme İdaresi’ne devrettik. Böylece bir anlamda futbolu bırakıp, sadece hakemlik yapacağız" dedi.

SANAYİCİLİĞİ BIRAKTIM: Zafer Çağlayan, bakan olur olmaz, kendisine ait iki fabrikasından çekilerek şahsen sanayiciliği bıraktığını kaydederek, şunları söyledi: "27 yıllık bir sanayiciydim. Benim sanayiciliği bırakmamı yeterli görmedim. Bence Sanayi Bakanlığı’nın da sanayiciliği bırakması gerekiyordu. Sanayi Bakanlığı’nın sanayici olması beni çok rahatsız ediyordu. Göreve gelir gelmez bunun alt yapısını hazırladım. Gerekli görüşmeleri yaptım. Sayın Başbakanımıza da durumu anlattım. Kendisi, bakanlığın sanayicilikten çekilmesinin doğru olacağını belirtti. Böylece hemen devir işlemlerini başlattık."

ELDE DÜDÜK OYNANMAZ: Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın hem sanayiciye hizmet verip, hem onlarla rekabet içinde olmasını doğru bulmadığını ifade eden Çağlayan, şöyle konuştu: "Bu iş hakemin elde düdük futbol oynamasına benziyordu. Yani, maçta hem hakemlik yap, hem de bir tarafın futbolcusu olarak sahada oyna, olmaz. Centilmenliğe de sığmaz. Sanayi Bakanlığı’nın bana göre sanayiciliği tümüyle bırakması gerekiyordu. Doğru olanı yaptık ve 38 fabrikayı özelleştirilmek üzere Özelleştirme İdaresi’ne devrettik."

GEÇMİŞİN KALINTISIYDI: Özelleştirme İdaresi’ne devrettikleri fabrikalardan 25’inin Şeker Fabrikası olduğuna dikkat çeken Zafer Çağlayan, şunları dile getirdi: "Devletin şeker üretmesi, halı üretmesi, şeker fabrikasına makine üretmesi, hatta o makinelerin tamiri için bir fabrika sahibi olması, bunların tamamı 1980 öncesi ekonomi modelinin bir parçasıydı. O dönemlerde hepsi görevini yaptı ve tamamladı. Serbest piyasa mantığında devletin şeker, halı, makine üretmesi söz konusu olmaz. Üretimi özel sektör yapar, Sanayi Bakanlığı kuralları koyar, denetler, gerekirse teşrifatçılık yapar."

ÇALIŞAN HAKKI KORUNUR: Özelleştirme İdaresi’ne devrettikleri 38 fabrikada çalışan 20 bine yakın kişinin bu devir işlemi sonrasında telaşlanmamasını isteyen Çağlayan, onlara şu güvenceyi verdi: "Çalışan arkadaşlarımızın kazanılmış hakları var. Onların ’işimizi kaybederiz’ gibi bir telaşa düşmelerini istemiyorum. Özel sektör o fabrikaları alınca elbette kapatmaz, aksine yeni yatırımlarla geliştirir, hatta yeni istihdam kapısı da açar. Özelleştirme İdaresi de zaten özelleştirme kurallarını koyarken mevcut çalışanların haklarını korumaya özen gösterir."

Önde koşup yol göstermeliyim

SANAYİ ve Ticaret Bakanlığı’nın 70 milyonluk Türkiye’ye hizmet veren bir kurum olduğunun altını çizen Zafer Çağlayan, şunları dile getirdi: "Avrupa Birliği (AB) ile müzakerelerde 35 maddenin 21’i bizim bakanlığımızla ilgili. Başbakan Yardımcımız Nazım Ekren’in açıkladığı 73 maddelik üç aylık Eylem Planı’nın 12 maddesi doğrudan bizim bakanlığı ilgilendiriyor. 8-9 maddeyle de dolaylı bağlantımız var. Yani, yapacak çok işimiz var. Ben Sanayi ve Ticaret Bakanı olarak sanayicinin, tüccarın, esnafın, tüketicinin önünde koşup, onlara yol göstermeliyim. Dolayısıyla dikkatimizi sanayicilik yapmaya veremezdik."

Sadece pancar, tütün üretmek eroin bağımlılığı gibiydi

ŞEKER fabrikalarını devretmelerinden yola çıkarak pancar üreticisinin durumuna değinen Zafer Çağlayan, şu değerlendirmeyi yaptı: "Eskiden çiftçi pancar, tütün üretir, devlet de bunları zarara bakmadan alırdı. Çiftçi eroin bağımlısı gibi hep bunları üretir durur, kendini geliştiremez, yeterli gelir de elde edemezdi. Zamanı geldi, bunlara kota konuldu. Çiftçi önceleri memnuniyetsizlik dile getirdi. Ancak, Tarım Bakanlığımız çok başarılı işler yapıyor, çiftçiyi alternatif ürünlere doğru yönlendiriyor. Bunun en güzel örneklerinden biri Erzurum’da yaşanıyor. Önceleri Sağlık Bakanımız her Erzurum’a gittiğinde pancar fiyatından yakınan çiftçilerin şimdi bu şikayetleri kesilmiş. Çünkü, kendilerine daha uygun gelir getiren yem bitkisine dönmüşler."

Pahalı üretiyorlar verimsiz çalışıyorlar

DEVLETİN şeker, halı, makine üretme döneminin çok gerilerde kaldığını savunan Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, şunları söyledi: "Sanayi Bakanlığı’na bağlı fabrikaların üretim maliyetleri, özel sektördeki benzerlerine oranla 2-3 kat fazla. Verimlilikleri de 2 kat düşük. Zaten devlet mantığıyla üretime kalkışmak artık başarı getirmiyor. Devlet mantığıyla bu fabrikaların verimli çalıştırılabilmesi düşünülemez. Devletin de işi bu olmamalı."

Elimdeki önemli bir gücü kendi isteğimle bıraktım

ZAFER Çağlayan, "20 bin kişinin istihdam edilebildiği 38 fabrika aslında bir bakan için çok önemli güç. Ama ben böyle bir gücü elimde tutmak istemedim. Bu gücü kullanmak yerine daha başarılı işletebilecek özel sektöre geçebilmesinin yolunu açtım" dedi.

Satış geliri Hazine’ye

SANAYİ ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, Özelleştirme İdaresi’ne devrettikleri 38 fabrikanın satış gelirinin önümüzdeki dönemde Hazine’ye aktarılacağını ifade ederek, "Hepimiz aynı çanaktan yiyoruz. Açsak hep birlikte aç kalırız, toksak yine hep birlikte" diye konuştu.

Eğitim ve sağlık hizmeti AKP’ye yüzde 47 oy getirdi

SANAYİ ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, devletin sanayicilik yapmak yerine halka eğitim, sağlık hizmeti vermesi gerektiğini hatırlatarak, şöyle konuştu: "22 Temmuz’da partimize verilen yüzde 47’lik oy oranında bunun da payı var. Partimiz eğitim ve sağlıkta fırsat eşitliği sağlama yolunda önemli adımlar attı. Köylere yol-su hizmeti götürdü. Bunları daha da artırarak sürdürmemiz gerekiyor. Kısacası devletin sanayicilikten tümüyle çekilip, halka hizmet kanallarını güçlendirmesi gerekiyor. Bizim de Sanayi Bakanlığı olarak attığımız adım bu."
Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı