Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

312'nin doğru olanı...

<B>BİZ </B>palavra <B>‘‘büyük’’</B>leri çok olan bir milletiz. Bu <B>‘‘büyük’’</B>lerimiz de çoğu kez söze, <B>‘‘Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yok’’ </B>diye başladıkları zaman anlaşılırlar.<br><br>Son günlerde <B>‘‘Bizim Ceza Kanunu'nun 312'nci maddesi gibi bir madde dünyanın hiçbir yerinde yok’’ </B>türü lafları yine çok duyuyoruz.

Baştan söyleyelim:

Dünyanın pek çok ülkesinde bizim 312 benzeri yasa hükmü var. Nitekim uzmanlar bir çırpıda Alman Ceza Yasası'nın 130'uncu, Fransız Basın Yasası'nın 24'üncü, İsviçre Ceza Yasası'nın 259'uncu, İtalyan Ceza Yasası'nın 415'inci maddelerini sayıyorlar.

Bu da normal. Çünkü her ulus kendi hayati çıkarlarını korumak ister. Tabii Türkiye Cumhuriyeti de kendini koruyacak hükmü yasasına koyacak.

O nedenle ‘‘özgürlükçü’’ görüneceğim diye lafın ayarını kaçıranlar tezlerini yalan yanlış bilgiye dayanarak değil de konunun özüne bağlı kalarak savunurlarsa galiba daha iyi olacak. O zaman biz de kendileriyle buluşuruz ve şunları -bir kere daha- söyleriz:

Hükümetin Türk Ceza Kanunu'nun 159'uncu ve 312'nci maddelerinin ne demokratikleşme çabalarımızla ilgisi var ne de Avrupa Birliği'ne uyum için verdiğimiz sözlerle... Tasarı içindeki bu maddeler tek kelimeyle faşist bir rejim isteyenlerin özlemleriyle uyumlu.

Örneğin 312'nci maddeyi ele alalım:

Biliyorsunuz öneri ‘‘insanları birbirine karşı kamu düzenini bozma olasılığı ortaya çıkaracak bir şekilde düşmanlığa veya kin beslemeye alenen tahrik etmeyi’’ suç sayıyor. Oysa demokratikleşeceğiz derken daha berbat etmeyip bugünkü kötü haliyle bıraksalar çok daha iyi. Çünkü yürürlükteki maddede böyle olasılık türü keyfi karara dayanak oluşturacak hüküm yok.

Aslında bir önceki hükümet döneminde bu 312'nci madde yine ele alınmış ve şimdiki Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ün hazırladığı öneri Meclis'e bile sunulmuştu. Eğer onda ifade edildiği gibi, ‘‘sosyal sınıf, ırk, din veya mezhep farklılığına dayanarak, umumun emniyeti için tehlikeli olabilecek şekilde halkı birbirine karşı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme’’ suç sayılsa, bir ölçüde iyileştirmeden söz edilebilirdi. Çünkü bu takdirde suç işlemiş sayılmak için sırf ‘‘düşmanlığa açıkça tahrik etme’’ yetmez, o tahrikin ‘‘umumun emniyeti için tehlikeli olabilecek bir durum’’ oluşturup oluşturmadığına bakılırdı.

Şimdi en iyisi galiba ya 312'nci maddeye hiç dokunmamak yahut da gerçekten demokratik yönde bir değişiklik yapmak; örneğin ya Hikmet Sami Türk'ün önceki yıl önerdiği formülü benimsemek yahut da Basın Konseyi'nin önerdiği şekilde, ‘‘...halkı birbirine karşı kin ve düşmanlığa alenen ve doğrudan tahrik etme’’ koşullarını da maddeye koymaktır.

Tabii niyetimiz bağcıyı dövmek değil de üzüm yemek yani Avrupa Birliği'ne üye olmak ise...
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI