Gündem Haberleri

    301 değişmeli Çünkü Pamuk ve Şafak’ın hapis yattığını sanıyorsunuz

    Zeynel LÜLE / STRASBOURG
    04.10.2007 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Cumhurbaşkanı Gül, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde, bu kurumu ziyaret eden ’İlk Türkiye Cumhurbaşkanı’ olarak bir konuşma yaptı ve Avrupalı parlamenterlerin sorularını cevapladı. AKPM’de 9 yıl görev yapan Gül, özetle şunları söyledi:

    301’LE İLGİLİ YANLIŞ ALGILAMA ÇOK FAZLA

    Türkiye’de ifadeleri ve düşünceleri nedeniyle cezaevinde bulunan kimse yok. Seçimlerden önce, TCK’nın 301’inci maddesiyle ilgili oluşan bir kanaat vardı. TBMM daha yeni açıldı. Bazı çalışmalar yapılacak. Ancak yanlış algılama oldukça yaygın. Bu bizi üzüyor. Çoğunuz Nobel ödüllü Orhan Pamuk’un, ya da Elif Şafak’ın hapiste yattığı algılamasına sahipsiniz. Bu Türkiye’ye bir haksızlıktır. İşte bu nedenle 301’in değişmesini arzu ediyorum. Aleyhte propaganda malzemesi oluyor. Şiddet ve terörü övmek ve desteklemenin dışında herkes görüşlerini dile getirebilir. (301’in değişmesini ordunun istemediğine yönelik bir yoruma karşı çıkarak) Orduyla 301’in alakası yok. Her şeyi orduya yüklememek lazım. Parlamento karar alır ve değiştirir.

    GÜÇLÜ ORDUMUZ ÖVÜNÇ KAYNAĞIMIZ

    Türk Silahlı Kuvvetleri’nin görevi, yetkileri ve sorumlulukları Anayasa tarafından belirlendi. Moderleşme sürecinde TSK’nın çok önemli rolü olmuştur. Afganistan, Bosna-Hersek, Lübnan’da görev yaparak dünya barışına katkıda bulunmaktadır. Askeri, günlük siyaset içine sokmamak gerekir. Her ülke güçlü ordusu olmasıyla gurur duyar. Biz de duyuyoruz. Özellikle kriz bölgelerinde olan Türkiye’nin güçlü ordusu olması bizim övünç kaynağımız.

    ÖRTÜNME, ÖRTÜNMEME ZORLAMASI YOK

    Türkiye’nin gerçekleridir. Örtünme ya da örtünmeme zorlaması olamaz. Aileler içinde başı açık ya da kapalı olanlar var. Aralarında herhangi bir tartışma yok. Üniversitelerde sıkıntı var. Temel hak ve özgürlüklerin evrensel nitelikte olması gerekiyor. Bu konunun çok tartışılmaması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü giderek kronikleştiğini görüyoruz. Çatışma, çözümü zorlaştırıyor.

    ILIMLILAR DA AŞIRILAR KADAR CESUR OLMALI

    Bugün küresel ölçekte yaşanan sorunların başında, uluslararası toplumun kültürel ve dini fay hatları üzerinde derinleşen şekilde kutuplaşması gelmektedir. Her iki taraftaki radikal unsurlar farklılıkları sorumsuzca istismar etmektedir. İnanıyorum ki, ılımlıların aşırı uçlar kadar cesur ve cüretkar olmalarının zamanı gelmiştir.

    SOYKIRIM İDDİALARI İÇİN ARŞİVLERİMİZİ AÇTIK

    Dünya harbinin olduğu 1915’te dört cephede savaş yapılıyordu. Bazı Osmanlı vatandaşlarının komşu ülkelere desteği söz konusu oldu. Ermeni vatandaşlarımız ve Türklerin hayatını kaybettiği trajik olaylar tabii ki yaşandı. Ama Osmanlılardan aynı dönemde Ermeni bakan ve milletvekilleri var. Kiliseler açıktı. Soykırım olsa buna müsaade edilir miydi? Biz yine de yaygın iddialara karşı bir komisyon kurulmasını, arşivlerin incelenmesini ve bunu iddia eden ülkelerin de bu komisyona katılmasını istedik. Ortak komisyonun varacağı neticeye razı olacağımızı belirttik.

    YÜZDE 10 BARAJINI KALDIRMAYI İSTİYORUZ

    Bunu kaldırmayı hepimiz istiyoruz. Ancak birçok koalisyon hükümetleri geçmişte Türkiye’ye istikrar getirmedi. Bunun için konuldu. Ancak son seçimlerde bu aşıldı. Bağımsız olarak giren milletvekilleri seçildi. Artık TBMM’de bütün fikirler, hatta aşırılar bile temsil ediliyor. Siyasi partilerin ortak fikri bu barajın kaldırılması yönünde.

    ANAYASA DEĞİŞECEK LAİKLİK KORUNACAK

    Anayasa değişikliği yapılacak ve Türkiye’nin ’demokratik, laik ve sosyal bir ülke’ olduğu ibaresi aynen korunacak. Türkiye değişiyor. İstikameti AB üyeliği yolundadır. Farklılıklar, özgürlükler güvence altına alınmalı. Farklı hayat stilleri, farklı dinler korunmalı.

    ÖCALAN’IN TECRİTTE OLMADIĞI GÖRÜLDÜ

    Türkiye’de farklı sosyolojik gerçekler ve kültürler var. Bunları zenginliğimiz olarak görüyoruz. Televizyon, radyo ve billboardlar Kürtçe olabiliyor. Ama dışarıdaki algılama farklı. Daha önce yasaklar vardı ve son 5 yılda bunlar kaldırıldı. Birisi yargılanır ve suçlu bulunursa kanunların emrettiği şekilde cezalandırılır. Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi’nin rutin ziyaretleri oluyor. AİHM’de sözünü ettiğiniz şahsın tecrit altında olmadığı kararı verdi.

    Strasbourg karşılaması

    CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül, Fransa’nın Strasbourg kentine geldikten sonra Ilkrich Belediyesi’ne ait kültür merkezine girişinde, Türkler tarafından coşkulu bir kalabalık tarafından karşılandı. Göğüslerinde Türk bayrağı işli, folklorik kıyafetler giymiş davul ve zurnacılar, Türk ezgileri çaldı. Gül, elinde Türk bayrağı olan aynı şekilde giyinmiş küçük Nazım Ertan’ı severken, gurbetçilerle de bir süre ayaküstü sohbet etti.

    Neşeli sohbet

    CUMHURBAŞKANI Gül, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ne gelişinde Meclis Başkanı Rene Van der Linden tarafından kapıda karşılandı. Linden’in odasında bir süre dinlenen Gül ile Linden yan yana oturdukları koltuklarda sıcak bir sohbet gerçekleştirdi. Bacak bacak üstüne atan Gül ile Linden’in samimi bir havada gerçekleştirdikleri sohbet sırasında sık sık gülmeleri dikkat çekti. Gül, konuşmadan önce Avrupa Konseyi Şeref Defteri’ni imzaladı.

    Eşini dikkatle dinledi

    AVRUPA Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Gül’ü, eşi Hayrünnisa Gül de dikkatle izledi. Hayrünnisa Gül, eşinin İngilizce yaptığı konuşmasını türbanının üzerine taktığı çeviri kulaklığıyla takip etti. Konuşmayı Hayrünnisa Hanım gibi dinleyen Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin ve Devlet Bakanı Cemil Çiçek de alkışlarıyla Gül’e destek verdi.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı