3 yılda 1.100 yolsuzluk dosyası

Hürriyet Haber
12.12.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

3 yılda önlerine 570'i bankalardan 300'ü de gümrüklerden olmak üzere toplam 1.100 dosya geldiğini açıklayan MASAK Başkanı Nejat Coşkun, bunlardan 42'sinin adli sisteme intikal ettirildiğini, 1 dosyanın da sonuçlandığını bildirdi.

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanı Nejat Coşkun, 3 yıllık süreçte önlerine ihbar ve şüpheli işlem olarak 1.100 olay geldiğini, bunların 42'sinin adli sisteme intikal ettirildiğini bildirdi.

Vatandaşın Vergisini Koruma Derneği (VAVEK) tarafından düzenlenen "Yolsuzlukla Mücadele-Türkiye ve Dünya" konulu panelde konuşan Coşkun, Birleşmiş Milletlerin Sınır Aşan Suçlarla Uluslararası Mücadele Sözleşmesi'nin yolsuzluğu "Kamu otoritesinin kişilerin kendileri ya da üçüncü şahısların menfaatleri olarak kullanılması" şeklinde nitelediğini söyledi.

Türkiye'de de yolsuzluğun tanımında hemfikir olunması gerektiğini kaydeden Coşkun, yolsuzluğun kamunun hizmet maliyetini büyüttüğünü, kaynakların adil dağılımını engellediğini vurguladı. Ülkemizde yolsuzluklara karşı yeterli duyarlılığın gösterilmediğini savunan MASAK Başkanı, yolsuzlukların nedenlerini de şöyle sıraladı:

"Bu nedenler, kamu görevlilerinin yetkilerinin geniş, sorumluluklarının ise sınırlı olması, yakalama ve cezalandırma ihtimalinin düşüklüğü, yolsuzlukta taraf olanların karşılıklı ilişkisi ve işlerin kapalı kapılar ardında yapılması, kamudaki ücret düşüklüğü, liyakate dayalı ücret anlayışı olmaması olarak sayılabilir. Karmaşık işlemleri aşabilmek için de kişiler rüşvete başvurabilmektedirler. En kötüsü ise sisteme olan güvensizlik ve yolsuzluğun kanıksanmış olmasıdır."

1 milyon 250 bin öncül suç

Coşkun, Türkiye'de yolsuzlukla mücadelede yaşanan sıkıntılara da dikkat çektiği konuşmasında, kayıtdışılığın yüzde 50'lere ulaşmasının en önemli sorunlardan biri olduğunu ifade etti.

Türkiye'de karaparanın öncül suçu bulunmadığına dikkat çeken Coşkun, "Yolsuzlukla mücadele ve karapara ile mücadele aynı şey demek yanlıştır. MASAK'ın Alaattin Çakıcı'nın öncül suçlarını, adam kaldırma, silah kaçakçılığı, uyuşturucu kaçakçılığı gibi öncül suçları tespit hakkı bulunmamaktadır" dedi.

Jetpa olayında da bunun sıkıntısını yaşadıklarını kaydeden MASAK Başkanı, bu araştırma ile ilgili suç duyurularının belli çerçeve içinde kaldığını, hatta bu şirketin gazetede çıkan bir haber yüzünden kendilerini mahkemeye verdiğini anlattı. Adalet Bakanlığı Adli Sicil Genel Müdürlüğü suç istatistiklerine göre 1998 yılında 1 milyon 250 bin öncül suç ortaya çıktığını, bunların yüzde 33-34'ünü Çek Kanunu'na muhalefet suçlarının oluşturduğunu belirten Nejat Coşkun, "Yolsuzluk eşittir rüşvetse ama rüşvet MASAK'da öncül suç değilse biz onunla mücadele edemiyoruz. 'Tüm ağır suçlardan elde edilen para karaparadır' diyecek ve ona göre ceza vereceksiniz" şeklinde konuştu.

DGM savcılarıyla toplantı

MASAK Başkanı, herkesin kendilerinden karapara aklama soruşturması değil, karapara bulmayı beklediğine de dikkat çekti ve geçen hafta 8 DGM savcısı ve bakanlık yetkilileriyle genel bir değerlendirme yapıldığını kaydetti. Bu çalışmada çeşitli tereddütlerin giderildiğini de anlatan Coşkun, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2002'de OECD Mali Suçlar Eylem Grubu yeniden üye ülkeleri dolaşmaya başlayacak ve 'Karapara inceleme sayısı nedir? Cumhuriyet Savcılıklarına intikal eden sayı nedir? Mahkumiyet sayısı nedir? Müsadere edilen paranın tutarı nedir?' gibi 4 kritik sorunun yanıtını arayacak.

Bizim 3 yıldaki olay sayımız 1.100. Bunlar ihbar ve şüpheli işlem şeklinde. Bugün bankalardan 570 şüpheli işlem raporu aldık. Bunların içeriği önemli. Gümrük idaresi de 300 civarında şüpheli işlem raporu verdi. Adli sisteme 42 olay intikal ettirildi. 1 mahkumiyet kararı çıktı. 5.2 milyon dolar paraya müsadere kararı alındı. 42 olaydan 1'inde ilerleme oldu."

Hollanda Polisi ile 5 büyük soruşturmanın koordineli götürüldüğünede işaret eden Coşkun, ülkemizde konunun yeni oluşu yüzünden delillendirme problemi yaşandığını vurguladı.

Ömer Lütfi Topal olayı

Karapara soruşturmalarının uzun sürdüğüne ve 4 ile 6 yıl arası devam ettiğine değinen Coşkun, şöyle konuştu:

"Bize göre telaş edecek, vehime kapılacak birşey yoktur. Avrupa ülkelerinden hiç birisinde Türkiye'den daha başarılı sonuç yoktur. O yüzden Türkiye, Finlandiya ve Kuveyt'e incelemeci olarak görevlendirilmiştir.

Yolsuzlukla mücadelede ülkede veri tabanı oluşturulmalıdır. 20 bin doların üzerindeki nakit hareketlerine denetim getirilmesi şarttır. Nereden buldun bizim için de vazgeçilmezdir. 350-400 soruşturmada denetim birimlerinden 300 arkadaşımız çalışıyor. Bugün bir Ömer Lütfü Topal olayında hesap uzmanları 1 yıl çalıştı. 1.000 tapu bulundu. 2 milyar dolarlık mal varlığı var. 500 milyon doları gazino geliri. Bunun 200 milyon dolarının vergisi ödenmemiş. Ama Topal'ın ABD ve Belçika'da uyuşturucudan yattığı bilinmesine rağmen kalan 1.5 milyar dolar karapara iddiasında bulunamıyoruz. Bunu savcılar diyecek. Biz, kamuya malolmuş tüm olayları ele alıyoruz."

Şeffaflık şartı

Kanal D Genel Yayın Yönetmeni Tuncay Özkan da paneldeki konuşmasında yolsuzlukla mücadelen temelinde şeffaflığın bulunduğunu söyledi.

"Soru sorduğunda cevabını alamayan, vergisinin peşinde koşamayan yurttaşlar neyin hesabını soracak" diye soran Özkan, yolsuzlukla mücadelenin elektrikli copu çıkarıp, oraya buraya cız-bız yaparak yürütülemeyeceğini ifade etti.

Yanlış olayları bu kadar alkışlayan toplumların sağlıklı olamayacağını kaydeden Tuncay Özkan, "Biz, çözüm üretmeyen toplum haline geldik. Yeni olan herşey bizi korkutuyor. Bu kadar abuksabukluk nasıl yapılır?" diye konuştu.

Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Tetkik Hakimlerinden Ergin Ergül de mali suçların tümünün karapara kapsamına alınmasını isterken, Ankara Barosu Başkanı Sadık Erdoğan ise ülkemizde ardarda yapılan operasyonlara dikkat çekti ve "Ne kadar büyükbaş hayvan, toplumu karartan olay varsa, operasyonlara onların adını verdik. Toplumu öyle hastalık sarmış ki, kaç operasyon daha lazım bilmiyorum" dedi.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı