Gündem Haberleri

    '3’üncü ve 4’üncü kurşunun izahı yok'

    Hürriyet Haber
    15.08.2012 - 09:06 | Son Güncelleme:

    Polislerin eğitim gördüğü Güvenlik Bilimleri Enstitüsü’nde müdür yardımcılığı görevini yürüten ceza hukuku uzmanı Prof. Dr. Mesut Bedri Eryılmaz, İzmir’de yaşanan polis dehşetini değerlendirdi.

    Milliyet Gazetesi'nden Gürkan Akgüneş'e konuşan Eryılmaz, olay için şunları söyledi:

    ‘Güçte problem yok’
    “Polis yeterli sayıda kişiyle olay yerine müdahale ediyor. Burada bir sorun yok. Karşı tarafın da bu kadar polis varken polise saldırıya cesaret etmemesi gerekiyor. Polis çok rahat bir şekilde eliyle gaza da gerek kalmadan etkisiz hale getirebilir. Çünkü çok sayıda polis var. Fakat polisin bir tanesi kendisini öne atmış diğerleri çok geride. Koordinasyon problemi var. Egzersiz yapmadıkları için olay yerine gittikleri zaman kimin ne yapacağını bilmez bir haldeler. Polis hayatta eğitildiği zaman böyle hatalar yapıyor. Dolayısıyla silahlı bir polisin üzerine birisi sandalyeyle gelmeye kalkınca polis silahını kullanıyor. Polisin güç kullanmasında problem yok ama seçtiği alet tartışmalı. Acaba silah kullanmadan etkisiz hale getiremez miydi? Böyle bir olaya müdahale etmek için direkt gaz kullanamazlar mıydı? Bütün bunlar soru işareti. Olayı bire bir müdahaleye indirgersek, sandalyeyle saldıran birine polis eliyle müdahale edebilir, baktı ki kontrol edemeyecek ve diğerleri de yardıma gelmiyorsa ayağına ateş edebilir ama ondan sonrasının açıklaması yok. 2 defa ayağına kurşun alan vatandaş polise daha fazla zarar veremez. Bundan sonra 3., 4. kurşunlar izah edilemez. 

    ‘Polis silah kullanır’
    ‘Polise saldırırsanız polis silahını kullanamaz, herkes polise saldırsın düşüncesi’ doğru değil. Silah kullanan bir insanın üzerine gidilmez. Teoriye göre görevini yaparken polis direnişle karşılaşırsa güç kullanır. Görevini yapan bir polis var, direniş de var. Güç kullanma yetkisi doğuyor. Burada büyülü kelime güç kullanmanın ölçülü ve orantılı olması gerekliliği. Orantılılığı ve ölçülülüğü de polisin kendisinin değerlendirmesi lazım. Etkisiz hale getirmek için en uygun aracı seçme yetkisi polise verilmiş durumda. Elindeki vasıtalardan en uygun olanı ve en çabuk sonuca getireni seçmesi gerekiyor. Biber gazıyla etkisiz hale getirecekse öncelikle biber gazını tercih etmesi lazım. Bizim orantılılık ilkesinin yanında söylediğimiz kademelilik ilkesi var. Güç kullanırken de en az zarar verenden en çok zarar verene doğru bir yöntem tercih etmeniz gerekiyor. Geçmişte olan olaylarda polisin silah kullanmaması da insanlara cesaret verdi. Tamam, orantısız güç kullanma var ama polis, saldırıldığı zaman silahını kullanabilir.

    ‘Mahkûmiyet getirir’
    Mahkeme aşamasında hakim yeterli sayıda polis olup olmadığına da dikkat edecek. Buna rağmen silah kullanılması orantısız güç kullanımı olarak görülecektir. Polisin kesin mahkum olacağı bir olay. İngiliz mahkemesinin verdiği böyle bir karar var. Sarhoş bir kadını tek başına etkisiz hale getirmek isterken polis kadının kolunu kırıyor. Mahkeme, ‘Yanında ikinci bir polis olmasına rağmen tek başına kontrol etmeye kalktığı için ‘Sen orantısız güç kullandın. Eğer 2 kişi müdahale etseydiniz o kişi direnmeyecekti ve çok rahat kontrol edecektiniz’ diyor. Bu olayda da polisin tek başına müdahale etmek istemesi orantısız güç kullanmasına neden oluyor. Zaten polis silah kullandıktan sonra kendisi de şoka giriyor. Diğerleri de onu seyrediyor. Polis sıradan bir insan değil eğitilmiş bir insan. ‘Öfkemi kontrol edemedim’ diyemez. Polise direnildiği zaman 2-3 kişi hemen saldırganın elinden tututup etkisiz hale getirseler bu olay büyümezdi.”

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı