Gündem Haberleri

    3 dev 3 günde albüm yaptı

    Hürriyet Haber
    01.07.2001 - 00:00 | Son Güncelleme:



    <ı>Yeşim ÇOBANKENT

    Ona boşu boşuna dahi müzisyen demiyorlar. Aydın Esen dört başı mamur bir caz albümü olan ‘‘Living’’ı sadece üç günde kaydetmiş. Hem de dünyanın büyük müzik adamlarından davulcu Vinnie Colaiuata ile basçı Miroslav Vitous'ı yanına alarak. Üçlü dünyanın en muteber müzik okullarından Berklee'den arkadaş. Dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar bir telefon yeter, hemen birbirlerinin albümlerinde çalmaya koşuyorlar.

    Yazının spotunda ünlü caz müzisyeni, piyanist Aydın Esen ve arkadaşları üç günde albüm kaydettiler dedik ama bu sizi yanıltmasın. Bu projenin üzerinde çok uzun süredir çalışılıyordu ama işin fiilayata dökülmesi çok kısa sürdü. Üstelik albüm herhangi bir kayıt stüdyosunda değil, Aydın Esen'in Etiler'deki evindeki ‘‘home stüdyo’’da kaydedildi. Zaten birçok profesyonel stüdyoda olmayan alet edavat Aydın Esen'in evindeki stüdyoda mevcut. Aydın Esen bu kadar kısa sürede albüm hazırlayabilmesinin sırrını şöyle açıklıyor: ‘‘Akıntıya kapılınca kendi kendine ortaya çıkıyor müzik.’’

    Esen'in bir önceki albümünün adı ‘‘Timescape’’. Acaba kendisinin hız ve zamanla ilgili bir meselesi mi var? ‘‘Bunu daha önce söyleyenler de oldu. Herkesin kullandığı anlamıyla değil, ama evet artistik açıdan bir kavram olarak ilgimi çekiyor zaman. Zaman ve zamanın ritmi, müzikte korkunç detaylı bir konudur. Bir eser belli bir zamanda oluşuyor ama kozmik bir atmosferde büyüyor ve onun CD formatına girmesi de sonu oluyor.’’

    Aydın Esen sadece zamanla değil fizikle de ilgileniyor çünkü bir süredir müzik yerine ses sözcüğünü kullanıyor. ‘‘Benim işim her tür ses. Ses deyince işin içine fizik de giriyor. Sonuçta konuşacağımız müzik olsa da sesin fizik boyutunu da düşünmek zorundayız. Ses yani sound, insanlara bir şeyler düşündürmeli.’’

    Bir caz müzisyeni olarak bilinse de, Aydın Esen müzikal formların dışında ve üstünde bir ‘‘çağdaş müzikçi’’ olarak tanımlanmayı tercih ediyor. ‘‘Çağdaş güzel bir kelime, bugünün neler getirdiğini ve neler istediğini anlatıyor. Müzik nasıl çıkmak istiyorsa öyle çıkıyor, bazen karışım şeklinde de fusion olarak da çıkabiliyor, elektronik olarak da, caz olarak da...’’ diyor.

    Aydın Esen müzikal dehasını Amerika'da ortaya koymuş, üstün başarılarından dolayı Berklee gibi bir okulu dört yıl yerine bir yılda bitirmiş, dünyaca ünlü müzik eleştirmenlerinden parlak övgüler almış, uluslararası müzik şirketlerinden dikkate değer albümler çıkarmış, aileden müzisyen bir sanatçı.

    Ama şimdi bütün bunları bir kenara bırakarak Türkiye'ye kesin dönüş yaptı. Daha önce de konser vermek üzere sık sık Türkiye'ye gidip geliyordu ama bu sefer kendisi gibi müzisyen olan Amerikalı eşi Randy K. ve iki çocuğunu da alarak maaile yerleşti Türkiye'ye.

    Peki hemen herkes bir şekilde kapağı Amerika'ya atmaya çalışırken neden ülkesine döndü Aydın Esen? Üstelik de: ‘‘Tabii burada da ufak tefek hareketlenmeler oluyor. Ama ne yazık ki tam anlamıyla uç şeyler yapılıyor diyemem’’ şeklinde konuşurken. Bu soruyu şöyle cevaplıyor Aydın Esen:

    ‘‘Türkiye'deki enerjiyi ve özgürlüğü çok takdir ediyorum. İki tarafı birbirine çok benzetiyorum, bence bütün farklılıklara rağmen benzer tarafları çoktur Amerika ile Türkiye'nin. Enerjimizi yapıcı bir şekilde kullanırsak ortaya muazzam şeyler çıkar. Kriz sayesinde insanların ne kadar az çalıştığı ortaya çıktı. Ben devamlı çalışan bir insan olmama rağmen bende bir telaş ve endişe yaratıyor ülkenin şu anki durumu. Türkiye'de fazlasıyla bir hareketlilik var ama bu durumu negatif bir şey gibi ele almıyorum. Kendime arkadaşlarımdan ve ailemden oluşan güzel bir çalışma ortamı kurdum ama iyi şeyler olacağına dair umudum hala var, çünkü inanılmaz bir potansiyel var burada. Hem zaten artık herkes her yerde değil mi?’’

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı