"Sibel Arna" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sibel Arna" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sibel Arna

3 derste yüzmeyi öğrendik

Gerçekten oldu bu iş.

Bu yaz ne simide gerek var ne de sürekli patlayan kolluklara...

Her konuda olduğu gibi bu konuda da soğukkanlı olmak gerekiyor. Ben demiyorum ki atın, o debelenerek kendini kurtarır ama yine de sakin olmak en önemli şey. Yoksa benim gibi ders sırasında havuzdan kovulursunuz.
En iyisi baştan alayım. Daha geçen sene karar verdim, yaz yaklaşırken Rüzgar’ı bir yüzme kursuna yazdıracaktım. Sürekli patlayan, teki kaybolan kolluklardan, her şeyden çok yer kaplayan simitlerden kurtulacaktım. En önemlisi “Ya kolluğu olmadığını unutur, havuza atlar boğulursa” endişesi bitecek, Rüzgar havuz kenarında yürürken kalp krizi eşiklerinde dolanmayacaktım. 
Araştırmalarım sonucunda İngiltere’nin en büyük bebek yüzme okullarından biri olan Aquababies’in İstanbul’un farklı noktalarında 0-3.5 yaş bebek ve çocuklara ders verdiğini öğrendim. Temel amacı bebeklere suyun içinde güvende olmalarını öğretmek olan Aquababies programı 0-12 aylık bebeklerle 13 ay-3.5 yaş arasında çocuklar için farklı programlar sunuyor. Rüzgar 3.75 olmasına rağmen kabul ettiler.

SAKİN OLUN

Aslında beden eğitimi öğretmeni olan, yaklaşık 15 yıldır yüzme eğitimi veren Erengül Özbuğtu ile üç hafta önce buluştuk ilk kez. Gelirken yanımıza almamızı istediği bone ve slip mayoyu alıp gittik. Rüzgar inanılmaz heyecanlıydı. Söylediğimden beri yani bir haftadır her sabah uyanınca “Anne yüzme kursuna bugün mü gideceğiz?” deyip duruyordu.  Havuza da öğretmenine de alışması hiç zor olmadı. İlk iki ders mayosunun içine yerleştirilen bir sünger sayesinde su üstünde durdu. Eğer bacaklarını hızlı hareket ettirmezse batıyor ve su yutuyordu. İlk ders o su yuttukça ben çığlık attığım için dersten dışarı çıkarıldım. Çünkü kendim korktuğum yetmiyormuş gibi Rüzgar’ın da paniklemesine yol açıyordum. Oysa Erengül öğretmen çok rahattı, “Afiyet olsun” deyip geçiyordu. İkinci ders bağırmayacağıma söz verdim, bağırmadım ama arada sırada elimdeki havluyu ısırdım. Üçüncü ders daha beteri oldu, benim cevval oğlum poposundaki süngeri çıkardı. Ve su üstünde durdu. Ara sıra ‘guluk guluk’ diye suya batıyor, bir miktar havuz suyunu afiyetle mideye indiriyor ama tekrar su üstüne çıkmayı başarıyordu. O her gulukladığında ben oturmakta olduğum şezlongu yumrukluyordum.
Dersin sonunda Erengül öğretmen yapılması gerekeni anlattı: “Artık Rüzgar’a simit ya da kolluk takarsanız bozuşuruz. O, su üstünde durmayı başardı, her durumda kendini kurtarır. Tabii ki yanında durun ama onu kollarını ve bacaklarını hareket ettirmeye teşvik edin. ‘Rüzgar beni yakalayamaz ki’ oyununu havuzda oynayın mesela. Oyuncağı uzağa atın birlikte yakalayın. Eğlencenin tadını çıkarın.”

X