Gündem Haberleri

GÜNDEM

    2'nci kez aynı savunma

    Hürriyet Haber
    04 Ağustos 2017 - 21:42Son Güncelleme : 04 Ağustos 2017 - 21:42

    Akıncı Hava Üssü’ndeki darbe faaliyetine ilişkin davada savunma yapan eski YAŞ üyesi Akın Öztürk, üsse 15 Temmuz gecesi Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal’ın ricası üzerine gittiğini iddia ederek, “Genelkurmay Başkanı’ndan talimat alarak darbecileri ikna etmeye çalıştım” dedi.

    486 sanığın yargılandığı davanın dördüncü gününde darbe girişiminde askeri kanadın 1 numarası olduğu iddia edilen Akın Öztürk’ün savunması alındı. Öztürk, Genelkurmay Karargâh davasında yaptığı savunmasındaki bazı bölümleri, bu davada da tekrarladı. Hakkında bir algı operasyonu sürdürüldüğünü savunan Öztürk, 15 Temmuz günü tatil için askeri kampta olduğunu, Kara Kuvvetleri Komutanı Salih Zeki Çolak’a tahsis edilen uçakla İzmir’den Ankara’ya gelerek, damadı eski yarbay Hakan Karakuş’un Akıncı Hava Üssü’ndeki lojmanına gittiğini, bu sırada emir subayı ve korumasını gönderdiğini ifade etti. Öztürk, “Darbe ile ilgim olsa şoförümü, korumamı gönderir miydim” dedi. Öztürk’ün bu açıklamasına Mahkeme Başkanı Selfet Giray, “Darbe listesinde bütün birlik size bağlı gösterilmiş, korumayı ne yapacaksınız” diyerek tepki gösterdi.

    ABİDİN ÜNAL BENİ ARADI

    Orgeneral Ünal’ın kendisini arayarak, “Ağabey uçaklar havalanmış, sen oradasın, ne oluyor bana bilgi aktarır mısın” dediğini aktaran Öztürk, “Akıncı Üssü’nü aradım. Kubilay Selçuk çıktı; ‘Komutanım operasyon var. Komutan da burada sizi bekliyor’ dedi. Ben de derhal karargâha gittim” dedi. Öztürk, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın verdiği talimatlar doğrultusunda darbecileri ikna etmek için çalıştığına ilişkin iddialarını ilk savunmasında olduğu gibi dünkü duruşmada da aktardı.

    Öztürk, Orgeneral Yaşar Güler’i kurtarmak için bulunduğu odaya girdiğinde “Yaşarım sen de mi buradasın” dediğini belirtti. Mahkeme Başkanı’nın bu ifadeye tepki göstermesi üzerine de Öztürk, “Darbe ortamı azıcık yamuk yumuk laflar çıksın. Bir takım yanlış adımlar olabilir, kapısına bir güvenlik koyduğum, onun güvenliğini sağladığım için mi için suçlanıyorum” diye konuştu.

    Öztürk, Güler ve Ünal’ı kurtardıktan sonra Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na gittiklerini savunarak, şunları söyledi: “Karargâhta hazırladığım basın bildirisini Ünal’a okuttum, yayınladım. Bu arada Ünal, Cumhurbaşkanı ve Milli Savunma Bakanı ile görüştü. Ben de Milli Savunma Bakanı ile görüştüm. Genelkurmay Başkanı’nın yanında olduğumu söyledim. Ünal, ‘Akın Öztürk, sabaha kadar Genelkurmay Başkanımızın yanındaydı. Genelkurmay Başkanı’nı uğurladıktan sonra geldi beni ve Yaşar Paşa’yı kurtardı’ dedi.”

    FİDAN’A FETÖ’CÜ LİSTESİ VERDİM

    Darbecilerce Genelkurmay Başkanı’nın ikna edilmesi için oluşturulan grubun içinde kesinlikle yer almadığını kaydeden Öztürk, FETÖ ile mücadele ettiğini, Hava Kuvvetleri Komutanı görevini yaparken 60 kişilik FETÖ mensubu şüphesi bulunan kişilerin listesini bizzat MİT Müsteşarı Hakan Fidan’a teslim ettiğini söyledi. Akın Öztürk savunmasına şöyle devam etti:

    TELEFON AKAR’IN ÖNÜNDEYDİ

    “Genelkurmay Başkanı’ndan talimat alarak darbecileri ikna etmeye çalıştım. Bu Genelkurmay’ın açıklaması ile sabittir. Akar, Abidin Ünal, Yaşar Güler’in tanık olarak dinlenilmesini talep ediyorum. Abidin Ünal personeline ‘Eğer Akın Paşa gelmeseydi biz hâlâ orada olurduk’ demiştir. Ben Hava Kuvvetleri Komutanı rica ettiği zaman ‘hayır’ deyip gitmeseydim bu davada yargılanmayacaktım. Kavgayı ayırmaya çalışırken sopa yiyen adam durumuna düştüm. Banka Asya’da param yoktur, fotoğraf çektirmedim. Methiye düzmedim, ziyaretim olmadı.”
    Mahkeme başkanı Giray’ın, “Neden Cumhurbaşkanı ya da Başbakan’ı aramadınız” sorusuna ise Öztürk, “Genelkurmay Başkanı’nın emirlerini yerine getirdim. O ne emir verdiyse onu yaptım. Aramadım, düşünmedim” yanıtını verdi. “Genelkurmay Başkanı istediği kişi ile görüşebilir miydi” sorusunu da Öztürk “Tabii görüşebilir, nitekim de öyle oldu. Telefon önündeydi” diye yanıtladı.
    Darbeyi kimin yaptığı sorusuna ise Öztürk, “FETÖ’cü bir grubun dış güçlerin desteği ile yaptığını düşünüyorum” yanıtını verdi. “Darbenin yönetildiği 143. Filo’da kimseyi gördünüz mü” sorusu üzerine de Öztürk, “Hayır görmedim. Kendimden başka tek sivil görmedim” dedi.

    ‘BELGESEL’ SORULARI

    Davanın dünkü duruşmasında darbe girişimi sabahı Akıncı Üssü çevresinde yakalanan ve sivil imam olduğu belirtilen dört kişiden sanık Nurettin Oruç’un çapraz sorgusu da yapıldı. Oruç, 16 Temmuz sabahı Kahramankazan’a hayvancılıkla ilgili belgesel çekmek için ön görüşme yapmaya gittiği yönündeki savunmasında ısrarcı oldu. ‘Screen test, perfore, sinopsis’ gibi (yayıncılıkla ilgili) terimlerin anlamı sorulunca Oruç, “Biliyorum ama cevap vermek istemiyorum” dedi. Çalıştığı Soyut Medya isimli yapımcılık şirketinin adresini bilip bilmediği sorusuna da Oruç, “Tam olarak bilmiyorum ama istiyorsanız sizi götürebilirim” yanıtını vermekle yetindi. HTS kayıtlarında 15 Temmuz Cuma günü saat 11.08’den sonra bir görüşmesinin olmadığı hatırlatılınca Oruç, “Cuma günü telefonum evdeydi” dedi. Birlikte çalıştığı yönetmenler sorulunca Oruç, “Ahmet, Mehmet” diye yanıt verdi. Mahkeme Başkanı “Birlikte çalıştığınız kişiler kim” diye sorunca da Oruç, “Söyleyeceğim kişiler hepsi şu an AK Parti’de var olan insanlar. 17-25’ten sonra kurulan bir şirketiz. Kültür Bakanlığı’ndan 4 tane proje aldık” iddiasında bulundu.

    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı