İZMİR HABERLERİ

"28 Şubat'ı diğer darbelerden ayırmak büyük hata olur"

AA / Ahmet Bayram
26.02.2016 - 12:23Son Güncelleme :

- Emekli astsubay Yurdakök: - "12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997 darbe dönemlerinde darbeci cuntacı zihniyet tarafından hakkımızda hiçbir mahkeme kararı olmadan, sudan sebeplerle, keyfi hapis cezaları ve kasten düşük sicil notu verilmesi ve devamında disiplinsiz olduğumuz ilan edilerek, ikili ya da üçlü kararnamelerle çok sevdiğimiz, peygamber ocağı dediğimiz Türk Silahlı Kuvvetlerinden uzaklaştırıldık"- "Olayın sadece 28 Şubat sınırlandırılması doğru değil, 70'li yıllardan 2000'li yıllara uzanan bir süreç. 28 Şubat'ı diğerlerinden ayırırsak bu büyük bir hata olur. Bize göre 28 Şubat sadece bir semboldür"

AA / Ahmet Bayram

İZMİR (AA) - AHMET BAYRAM - 28 Şubat 1997 ve onu takip eden süreçte düşük sicil notu gerekçe gösterilerek ikili kararname ile resen emekli edilen ve Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile ilişiği kesilen emekli astsubay Murat Yurdakök, iadeiitibar istiyor.

Yurdakök, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Tunceli Jandarma Bölge Komutanlığında görevli olduğu 28 Şubat sürecinde kendisinin ve bazı silah arkadaşlarının mağdur edildiğini anlattı.

O dönemde vatanını seven, ülkesinin bölünmez bütünlüğü, bağımsızlığı ve özgürlüğü için çalışan askerlerin çeşitli nedenler öne sürülerek ordudan uzaklaştırıldığını ifade eden Yurdakök, "12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997 darbe dönemlerinde darbeci cuntacı zihniyet tarafından hakkımızda hiçbir mahkeme kararı olmadan, sudan sebeplerle, keyfi hapis cezaları ve kasten düşük sicil notu verilmesi ve devamında disiplinsiz olduğumuz ilan edilerek, ikili ya da üçlü kararnamelerle çok sevdiğimiz, peygamber ocağı dediğimiz Türk Silahlı Kuvvetlerinden uzaklaştırıldık" dedi.

- "(İçki masasında fotoğrafı yok) diye arkadaşımın ilişiği kesildi"

Yurdakök, bir sicil amirinin keyfi düşük sicil notu vermesinin ardından kararname ile ordudan ilişiğinin kesildiğini belirterek, o dönem bazı silah arkadaşlarının yaşadıklarını ise şöyle anlattı:

"1994 yılında Güneydoğu Anadolu'da görevli, eşi de GATA'da kanser tedavisi gören bir arkadaşımız, devalüasyon olduğu dönemde aşırı borçlandığı gerekçesiyle TSK'den ilişiği kesiliyor. Bir gün sonra GATA'da kanser tedavisi gören eşi de kapı önüne konuluyor. Hiçbir şekilde göz yaşına bakılmıyor. Bu ayrılmalardan sonra çok yuvalar dağıldı. Bir başka örnek, 28 Şubat sürecinde yanlış hatırlamıyorsam Malatya ya da Kayseri'deki bir arkadaşımız Hava Kuvvetleri tarafından sorguya alınıyor. Kendisine 'Araştırmalarımıza göre senin hiç içki masasında fotoğrafın yok, hep ayran, gazoz ve meyve suyu içerken fotoğrafların var, bunun sebebi nedir' diye soruyorlar. Arkadaşımız da sağlığını düşündüğü için alkol kullanmadığını söylüyor. Kendisinden içki masasında bir fotoğraf getirmelerini istiyorlar, getirmeyince de 'irticai faaliyetlerden ötürü' Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesildi."

Yurdakök, haklarını darbe süreçlerinde askerlikten uzaklaştırılmış kişilerin kurduğu Resen Emekliler Derneği'nin (RE-DER) çatısı altında aradıklarını, derneğin kayıtlı yaklaşık 750 üyesini bulunduğunu, ancak dışarıdan derneğe destek veren 3 bin asker ve askeri öğrenci olduğunu söyledi.

-"Mağduriyetler sadece 28 Şubat süreci ile sınırlandırılmamalı"

Yaşanan mağduriyetlerin sadece 28 Şubat süreci ile sınırlandırılmaması gerektiğine dikkati çeken Yurdakök, şunları kaydetti:

"Olayın sadece 28 Şubat sınırlandırılması doğru değil, 70'li yıllardan 2000'li yıllara uzanan bir süreç. 28 Şubat'ı diğerlerinden ayırırsak bu büyük bir hata olur. Bize göre 28 Şubat sadece bir semboldür. Bunun devamında olağanüstü dönemlerde mahkeme kararlarına dayandırılmadan sicil amirlerinin basit ve keyfi disiplin suçlarını mesnet göstererek, kanaat raporlarıyla ayırma işlemine tabi tuttuğu silahlı kuvvetler personellerinin iyi irdelenmesi gerekiyor."

Murat Yurdakök, 28 Şubat sürecinde mağduriyet yaşayanlara bugüne kadar çeşitli dönemlerde iade-i itibar yapıldığına işaret ederek, kendisi gibi kararname mağdurları hakkında herhangi bir çalışma yapılmadığını aktardı. 2010 yılındaki referandumdan sonra çıkarılan kanunla bin 500'den fazla kişinin haklarını geri aldığını dile getiren Yurdakök, "Ancak bizim TSK'dan ilişiğimizin kesilmesi 'yargıya açık işlem' olarak değerlendirildiğinden başvurularımız reddedildi. Bizim TSK'dan ilişiğimiz kesildiği zaman askeri yüksek idare mahkemesine gidiyorduk. Bu mahkeme hiçbir şekilde olumlu karar vermiyordu. Üstüne üstlük bir de para cezası veriyordu. Zaten bir sabah elimizde valizimizle ordudan atıldık, bir de para cezası kesiyorlardı" diye konuştu.

İtibarlarının ve özlük haklarının iade edilmesinin istediklerini anlatan Yurdakök, "İkili ya da üçlü kararnamelerle TSK'dan ayrılmış, darbe dönemlerinde mesleklerinden edilmiş, ailesi ile birlikte bir ömür cezalandırılma yoluna gidilmiş kişiler olarak, iadeiitibarlarımızın teslim edildiğini dünya gözü ile görmek istiyoruz. Bugünlerde Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla bizim mağduriyetimizin giderilmesi için bir çalışma yapıldığını duyduk" ifadelerini kullandı.

Etiketler:

Yasal Bilgilendirme

İzmir haberleri Hürriyet yerel haberler sayfasında. Haber ajanslarının İzmir ilinden "28 Şubat'ı diğer darbelerden ayırmak büyük hata olur" hakkında ilettiği tüm haberler hurriyet.com.tr farkı ile sizlere ulaştırılıyor. Bu haber ilk olarak 26 Şubat 2016 tarihinde saat 12 23’de yayınlandı. Son dakika gelişmesi oldukça "28 Şubat'ı diğer darbelerden ayırmak büyük hata olur" haberi güncellenecektir.

Sayfa Başı