Gündem Haberleri

    28 Şubat'a ağır müebbet

    Mesut Hasan BENLİ / ANKARA
    21.12.2017 - 23:34 | Son Güncelleme:

    FETÖ üyeliği suçlamasıyla halen cezaevinde bulunan eski savcı Mustafa Bilgili’nin açtığı 28 Şubat davasında dün esasa ilişkin mütalaa verildi. Savcılık, 60 sanık hakkında ‘Refahyol hükümetini devirme faaliyeti’ suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti.

    DAVA dosyasına göre, 20 Aralık 2011 tarihinde halen hakkında FETÖ’den soruşturma yapılan ve 28 Şubat’ın ‘bavulcusu’ olduğu iddia edilen Tamer Tatar isimli kişi, 28 Şubat sürecine ilişkin bazı belgeler ve suç duyurusu dilekçesiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu. İstanbul Savcılığı suç duyurusu ve belgeleri Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi. Dönemin savcısı Mustafa Bilgili de soruşturma başlattı. Halen FETÖ üyeliği suçundan tutuklu bulunan eski savcı Bilgili, dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı ve Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir’in de aralarında bulunduğu 103 sanık hakkında 2013 yılında dava açtı. Yargılamada savcılık esasa ilişkin mütalaasını dün davaya bakan Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sundu.

    AYM ADRES GÖSTERİLMİŞTİ
    Yargıtay’ın eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ kararında işaret ettiği “Genelkurmay başkanları ve kuvvet komutanları Anayasa Mahkemesi’nde yargılanır” tespitine rağmen savcılık, dönemin Genelkurmay Başkanı ve İkinci Başkanı dahil 60 sanık hakkında ‘hükümeti yıkmaya teşebbüs’ suçundan ‘ağırlaştırılmış müebbet’ hapis cezası talep ederken, 39 sanığın ise beraatına kararı verilmesini istedi.

    Ankara Başsavcılığı’nın 36 sayfalık mütalaasında, 1994 yılında yapılan yerel seçimlerde İstanbul, Ankara gibi büyükşehir belediyelerini Refah Parti’nin kazanmasından sonra TSK içinde bir grubun harekete geçtiği savunuldu. 25 Aralık 1995’teki milletvekili seçimlerinden sonra Refah Partisi’nin koalisyon ortağı olacağının anlaşılması üzerine, “askeri müdahale düşüncesine sahip olan bu yapılanmanın” aktif biçimde Refah Partisi’ne yönelik psikolojik harekât yürüttüğü iddia edildi.

    Sanıkların faaliyetlerini, izine resmi belgelerde ilk defa 10 Nisan 1997’de rastlanan Batı Çalışma Grubu (BÇG) içinde sürdürdükleri belirtilirken, “Sanıkların, fikir ve eylem birliği içinde BÇG’de görevli askeri personel ile BÇG temel belgelerinden yola çıkarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebir ve şiddet yoluyla devirme suçuna iştirak ettikleri anlaşılmıştır” denildi.

    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı