Gündem Haberleri

GÜNDEM

    27 yıldır hapisteki diktatörün ilk resmi

    Nur BATUR
    20.07.2001 - 01:28 | Son Güncelleme: 20.07.2001 - 01:28

    Kıbrıs'ı Yunanistan'a bağlamak için Makarios'u deviren Yunan askeri cuntasının lideri Albay Dimitris Yuannidis, 27 yıldır yattığı Koridalos Cezaevi'nde ilk kez görüntülendi. Eski diktatör, cezaevine girdiğinde 48 yaşındaydı, şimdi 75'inde.

    Yapayalnız diktatör, kimseyle konuşmuyor, hava kararınca hücresine giriyor. 12 saatini kilit altında geçiriyor. Gündüz 50 metrekarelik bahçede bahçıvanlık yapıyor. 75 yaşındaki Yuannidis okuyor, çiçeklerini suluyor ve ölümü bekliyor.

    KIBRIS'ı Yunanistan'a ilhak etmek için Makarios'u deviren Askeri cuntanın lideri Albay Dimitris Yuannidis tam 27 yıldır Atina yakınlarındaki Koridalos hapishanesindeki hücresinde ölümü bekliyor.. 27 yıldır Albay Yuannidis'i görenlerin sayısı iki elin 10 parmağını geçmedi. Yuannidis birkaç yakını dışında 27 yıldır kimseyle görüşmek istemiyor. Tek başına bir hücrede kalıyor. Günde 12 saatini de hücresinde kilitli geçiriyor. Kimseyle konuşmuyor.

    48 yaşında demir parmaklıkların arkasına girdi Yunannidis... Şimdi 75 yaşında. 27 yıldır Yuannidis'in Koridalos'a girdiği günden beri tek bir fotoğrafını yayınlanmadı... Ama sonunda 27 yıl sonra biri, her gün çapa salladığı 50 matrekarelik bahçesinde Yunannidis'in gizlice fotoğraflarını çekti...

    "Kim bu gizli fotoğrafçı?" bilinmiyor. Ama Yunanlılar 27 yıl sonra ilk kez "Kıbrıs'ın kaderini değiştiren, Yunanlıların ve Rumların Enosis hayallerini öldüren Albay Yuannidis'i gördüler.

    Acaba Yuannidis serbest kalıp Atina sokaklarında dolaşsaydı tanıyan çıkar mıydı?

    Pek zannetmiyoruz.

    Çünkü Yuannidis 27 yıl içinde öyle değişmiş ki adeta başka bir insan olmuş.

    DARBE EVLATLARINI NASIL YEDİ

    21 Nisan 1967'de sabaha karşı tanklar Yunan parlamentosunu sardığı zaman, Yuannidis de darbe arkadaşları gibi genç bir subaydı. 41 yaşındaydı. Yunan tarihine Albaylar cuntası diye geçecek olan askeri darbenin gölge diktatörüydü. Yunan Ordusunda askeri Güvenlik ve İstihbaratın başkanıydı.

    Başrolde ise Yorgos Papadopulos vardı.

    İki asker "vatanı kurtarmak" için birlikte yola çıktılar ama sonra yolları öyle ayrıldı ki, bir daha hiç konuşmadılar.

    Darbe evlatlarını 1973'de yemeye başladı. 17 Kasım'da askerle Politeknik Üniversitesindeki öğrenci direnişini tanklarla bastırırınca olaylar zincirleme birbirini izledi. 25 Kasım 1973'de Yuannidis Papadopulos'u devirdi. Ve ev hapsine aldı. Yuannidis yine gölge diktatör kalmayı tercih ediyor ve General Gizikis'i Devlet başkanlığına getiririyordu. Aslında bu cuntacılar için sonun da başlangıcıydı. Yuannidis, büyük hayal peşinde koşup Kıbrıs'ı Yunanistan'a ilhak etmek için Makarios'u devirince sonunu da hazırlamış oldu. Türkiye, 20 temmuz 1974 sabaha karşı Girne'ye asker çıkartmaya başladığı zaman Yunanistan da sarsılmaya başladı. Yuannidis'in sonu gelmişti. Türk askerlerinin Girne'ye çıkışından üç gün sonra Gizikis siyasetçilere iktidarı almaları için çağrı yapıyor, bir gün sonra yıllardır sürgünde olan Yunanistan'ın ünlü devlet adamı Konstantin Karamanlis, Fransa Cumhurbaşkanı'nın özel uçağıyla Atina'ya dönüyordu.

    PAPADOPULOS, YUANNİDİS'İ NEDEN AFFETMEDİ

    19 cuntacı derhal tutuklandı. Mahkemeler kuruldu ve "vatana ihanetten" 1975'de idama mahkum oldular.

    Ama Başbakan Konstantin Karamanlis, Cuntacıların idam edilip kahraman olmasını istemiyordu. "Demokrasi intikam almaz. sadece geçmişi hatırlar " diyerek idamları durdurdu ve cezalar ömür boyu hapse çevrildi ve 19 cuntacı Koridalos'taki hayatlarına başladılar. Yıllar geçtikçe, bazıları hastalandı bazıları da pişman olduklarını söyleyip serbest kaldılar. Sonunda af dilemeyen 4 cuntacı, Yorgo Papadopulos, kardeşi Konstantinos Papadopulos, Dimitri Yuannidis ve Nikos Dertilis Koridalos'ta kaldı.

    Dört cuntacı aynı koridora bakan yan yana hücrelerde yaşadılar. Sabah demir parmaklıklar açılıp dışarı çıktıklarında aynı koridorda volta attılar ve hapishane avlusuna sıkışmış küçüçük, 50 metrekarelik bahçede çapa yapıp çiçekleriyle uğraştılar. Ama tam 22 yıl boyunca bir gün bile Papadopulos, Yuannidis'e "Merhaba" demedi. 1999'da öldüğü zaman da hala kendisini deviren Yuannidis'e küstü...

    DİKTATÖR BAHÇIVANIN YALNIZLIĞI

    Yuannidis cuntacılar arasında en sert olanıydı. Cuntanın başrol oyuncusuydu ama hep "Gölge diktatör" olmayı tercih etti. Yuannidis, hala Dertilis'le birlikte Koridalos cezaevinde cezasını çekiyor. Koridalos'ta kalan son iki cuntacı aynı koridorda volta atıyorlar ama birbirlerine günaydın bile demiyorlar.

    Yuannidis'in başkalarıyla da neredeyse hiç konuşmadığı söyleniyor. Eski diktatör cezaevi müdürüyle de hiç konuşmuyor. Yuannidis'i 5 ya da 6 kişi ziyaret edebiliyor. En fazla damadı ve kız kardeşiyle görüşüyor. Bu ikisi onun şahsi doktorluğunu yaptıkları için sık sık gelip kan alıyorlar tahlil yapıyorlar. Yuannidis'i zaman zaman da hapishanede evlendiği karısı ziyaret ediyor.

    Yuannidis günde 12 saatini hücresinde kilitli geçiriyor. Hücresinin kapısı sabah 07.00'de açılıyor. Çıkıyor kahvaltısını alıyor. Ön avluda saat 09.00'a kadar volta atıyor. Yeniden hücresine dönerken diğer mahkumlar ön avluya çıkıyor. Yuannidis diğer mahkumlarla volta atamıyor. Onlarla zaten konuşmuyor. Ona, yemek erkekler cezaevinden geliyor. Kimi zaman da ziyaretçileri yiyecek getiriyor. Akşam yemeği de saat 19.00'da veriliyor. Hücrelerin demir kapıları yaz aylarında akşam 21.30'da kışın ise 20.00'de kapanıyor. Yuannidis askeri disiplinini sürdürüyor, çok az sigara içiyor.

    Eski diktatör, sürekli okuyor. Ziyaretçilerin getirdikleri kitapları okuduktan sonra geri veriyor. Hücresinde sadece 10-15 kitap tutuyor. Gazetelerden aşırı sağcı Estia'yı okumayı tercih ediyor. Birileriyle mektuplaşıyor ama cezaevi bu isimler saklı tutuyor.

    Yuannidis zamanının büyük bölümü ise 50 metrekarelik küçüçük bir bahçede geçiriyor. Görenler en fazla burada mutlu göründüğünü söylüyorlar. Bu bahçe kadınlar koğuşundan görülebiliyor.

    Yunan halkı yaşlansa da onu affetmiyor. "Askeri müdahale için Türkiye'ye zemin hazırladığı için "Kıbrıs'ın katili" olduğunu söyülüyorlar, "Vatan haini" diyorlar.. ..

    O ise suskun. Yapayalnız bahçesinde çalışıyor, çiçeklerini suluyor ağaçlarını suluyor, okuyor, okuyor ve ölümü bekliyor.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı