25 yılımız heba oldu anaların gözyaşı döktüğü ülke kalkınamaz

Hasan KIRMIZITAŞ-Ali LEYLAK Ömer PINAR/ŞANLIURFA, (DHA)
19 Ağustos 2009 - 00:00Son Güncelleme : 19 Ağustos 2009 - 00:03

Ekonomik Koordinasyon Kurulu’nun ikinci bölgesel toplantısı Şanlıurfa’da yapılırken, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, konuşmasında Kürt açılımına vurgu yaptı. “Annelerin gözyaşı döktüğü ülke kalkınamaz” diyen Babacan, “Türkiye son 25 yılını Güneydoğu’da çatışmalarda heba etmeseydi, bugün nerelerde olurdu, Şanlıurfa nerelerde olurdu” diye konuştu.

İLK kez Şanlıurfa’da yapılan Ekonomik Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısının gündemine Kürt sorununun çözümü için demokratik açılımlar damgasını vurdu. EKK’nın ikinci bölgesel toplantısında Kürt açılımına vurgu yapan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, “Annelerin gözyaşı döktüğü ülke kalkınamaz” derken, “Türkiye son 25 yılını Güneydoğu’da çatışmalarda heba etmeseydi, enerjisini terör belası nedeniyle harcamasa, sorunları daha erken çözebilseydi, bugün nerelerde olurdu” diye konuştu.
Güven ortamı, huzur iklimi
EKK’ın 17’nci toplantısında 7 bakan ile birlikte 9 ilin valisi ve çok sayıda işdünyası temsilcisi ile biraraya gelen Babacan, konuşmasında demokratikleşme yönünde atılan adımlara dikkat çekti. Babacan, şunları söyledi: “Bir ülkede istikrar ve güven ortamı bulunmuyorsa, bir ülkede huzur iklimi sağlanamamışsa ve emniyet zemini oluşmamışsa o ülkenin hiçbir alanda özellikle de ekonomide ileriye gidebilmesi, ekonomisini büyütebilmesi ve refahı yakalayabilmesinin mümkün olamaz. Bugün artık hiçbir alanda kaybetmeye tahammülümüz yok. Bugün artık önümüze eşsiz bir fırsat çıktı. İnanıyorum ki Türkiye bu sürecin sonunda mutlaka ve mutlaka kazançlı çıkacaktır.
25 yıl heba edilmeseydi
“Annelerin ağladığı, annelerin göz yaşı döktüğü, annelerin evlat acısı çektiği bir ülkede topyekün bir refah artışı, topyekün bir kalkınma ve ilerleme de mümkün olamaz. Sayın Başbakanımızın da ifade ettiği gibi şu soruyu da artık yüksek sesle kendi kendimize sormamız gerekiyor. Türkiye son 25 yılını Doğu ve Güneydoğusu’nda devam eden çatışmalarla heba etmeseydi, Türkiye enerjisini, kaynaklarını terör belası nedeniyle harcamasaydı, Türkiye meselelerini çok daha erken çözebilseydi, toplumsal huzuru, güven ortamını çok daha erken bir şekilde tesis edebilseydi, acaba Türkiye bugün nerelerde olurdu? Acaba bugün Şanlıurfa hangi konumda olurdu ? Acaba bugün Şanlıurfalı vatandaşlarımızın refah seviyesi nerelerde olurdu? Bugün Güneydoğu Anadolu Bölgemizin sanayisi, ticareti, üretim, istihdam ve ihracatı hangi konuma yükselmiş olurdu?”
Asıl kaybedilen fırsatlar
Terörle ilgili bir soru üzerine, 25 yıldır yaşanan sorunun Türkiye’ye maliyeti ne olduğu konusunun sık sık sorulan bir soru olduğunu belirten Babacan, şöyle konuştu: “Her şey rakamla ortaya konamıyor. Bütçeden şu kadar kaynak ayrılmıştır gibi. Asıl kaybedilen fırsatlar. Bu olmasaydı ne olurdu? Fırsat maliyeti ile hesap ettiğinizde Türkiye’ye gerçekten getirdiği yük çok büyük.”

GAP’a 15 milyar lira ek kaynak ayrıldı

ALİ Babacan, GAP Eylem Planı hakkında şu bilgileri verdi: “4 ayrı gelişme eksenimiz, 73 ana eylem var ve 300’ün üzerinde proje ve faaliyet açık açık listelenmiş durumda. Bu eylemlerin gerçekleştirilmesi içinde 2012 yılının sonuna kadar yaklaşık 15 milyar liralık ilave bir kaynağı da tahsis etmiş bulunmaktayız.”

Bölge üniversiteleri ABD’yle yarışacak

ALİ Babacan, bölgeye yönelik çalışmalardan söz ederken, şunları dile getirdi. “Şanlıurfa ve çevre iller dünya çapında bir tarım merkezi haline gelecek. Bölgedeki üniversiteler dünya üniversiteleriyle yarışır konuma yükselecek. Eğitim kurumları çağdaş, modern yapılarıyla Avrupa ve Amerika’nın okullarıyla yarışır noktaya ulaşacak. Bölge ticarette, sanayide, ihracatta, üretimde, istihdamda kendi kendisine yeter ve hatta diğer şehirlere katkı veren bir seviyeye ulaşacak. Bölgenin insanı çalışmak için başka illere, bölgelere gitmek zorunda kalmayacak, kendi ili ve bölgesinde rahatça iş bulup, tatminkar bir gelirle çalışabilecek.”

Bakan eşleri Şanlıurfa’yı gezdi

ŞANLIURFA’daki EKK toplantısı sırasında bakan eşleri de kenti gezdi. Ali Babacan’ın eşi Zeynep Babacan, Zafer Zağlayan’ın eşi Songül Çağlayan, Cevdet Yılmaz’ın eşi Tülay Yılmaz, Mehmet Mehdi Eker’in eşi Ayla Eker, Vali Nuri Okutan’ın eşi Demet Okutan’ın eşliğinde kenti gezdi. Bu kapsamda bakan eşleri, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağlı yurtların yanı sıra Sosyal Destek Programı kapsamında açılan Eyyübiye Mahallesi’ndeki halı atölyesi, Eyyüp Peygamber’in çile
çektiği yer olarak rivayet edilen Eyyüp Peygamber makamı, dünyanın en eski tapınak kalıntılarının bulunduğu Göbeklitepe’yi ziyaret etti. Bakan eşleri, Hz. İbrahim’in ateşe atıldığı yer olarak rivayet edilen tarihi Balıklıgöl ile savaşçı amazon kraliçelerinin resmedildiği Halepli Bahçe mozaiklerini de gezdi.

Orta vadeli program IMF’yle anlaşmayı destekler

MALİYE Bakanı Mehmet Şimşek, hükümetin kendi ekonomik programı üzerindeki çalışmasının sürdüğünü, IMF ile yapılacak bir anlaşmanın bunu destekleyici bir unsur olacağını söyledi. Şimşek, Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantısının yapıldığı Şanlıurfa’da TRT-2’nin sorularına verdiği cevapta “Biz Türkiye’nin menfaatine yararına ne gerekiyorsa yapıyoruz. Kendi programımızı üzerinde çalışıyoruz; tabii ki IMF ile program olursa daha destekleyici unsur olarak ortaya çıkabilir” dedi. Şimşek, bu aşamada IMF ile bir anlaşma olup olmayacağı ve zamanlaması ile ilgili ise bir yorum yapmadı.

GAP’ın payı yüzde 14’e çıktı

DEVLET Bakanı Cevdet Yılmaz, GAP’ın toplam yatırımlar içindeki payının GAP eylem planınından önce yüzde 7 civarında olduğunu, bunun eylem planıyla 2008’de yüzde 12’ye, 2009’da yüzde 14’e çıktığını açıkladı. Yılmaz, bu bölgelerin yatırımcıyı ürkütmeyecek yeni bir imaja da ihtiyacı olduğunu, kendisinin Van’da Ermenistan’dan gelmiş turistlerle karşılaştığı, bölgenin gidilemez, gezilemez bölgeler olmadığını söyledi. Yılmaz, “İlla buraya Urfalılar gelsin değil, karlı gören gelsin yapsın” dedi.

Tüketen değil üreten olmalıyız

ŞANLIURFA Valisi Nuri Okutan, bölgesel kalkınma için zihinsel dönüşüme ihtiyaç duyulduğunu, bu bağlamda düzenlenen toplantının önemli olduğunu söylerken, şunları dile getirdi: “Yerel değerlerimizi tanıyıp, bundan güç alıp evrensel söylemler için kendimizi yenilemeliyiz. Eğitimi ön plana alarak bölgeyi yeniden yapılandırmalıyız. Böylece sadece tüketen değil üreten bir bölge olmalıyız.  Üreten bir coğrafya, üreten bir kent olarak hak ettiğimiz yeri alacağımıza tüm kalbimle inanıyorum.”

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı