Gündem Haberleri

    24 sanıklı dava, 17 ayda sonuçlandı

    Hürriyet Haber
    07.01.2002 - 16:11 | Son Güncelleme:

    "Umut Operasyonu" soruşturması sonunda açılan dava, Ankara 2 No`lu DGM`de 14 Ağustos 2000 tarihinde başladı ve yaklaşık 17 ay sonra, 20. duruşmada karara bağlandı.

    Polis, ``Umut Operasyonu``na İstanbul`da terör örgütü Hizbullah`ın İlim Grubu`na yönelik 17 Ocak 2000 tarihinde düzenlenen operasyonda elde edilen CD ve disketlerdeki bilgiler üzerine, Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu suikastının faillerini yakalamak amacıyla 21 Şubat 2000 tarihinde başladı.

    KAMUOYUNDA BEKLENTİ

    CD ve disket çözümlerinden yasadışı Tevhid-Selam ve Kudüs Ordusu örgütleri ortaya çıkarılırken, operasyonda ilk gözaltılar, İstanbul`da6 Mayıs 2000 tarihinde gerçekleşti. Yasadışı Tevhid-Selam örgütü yöneticisi ve üyesi oldukları iddia edilen Hasan Kılıç, Mehmet Ali Tekin, Yusuf Karakuş, Abdülhamit Çelik, Muzaffer Dağdeviren, Fatih Aydın, Mehmet Şahin, Talip Özçelik ve Arif Tarı`nın, Mumcu suikastının failleri olarak yakalandıklarının açıklanması, kamuoyunda büyük heyecan ve beklenti yarattı.

    İstanbul 6 No`lu DGM, 6 Mayıs 2000 günü, ``soruşturmanın selametini`` gerekçe göstererek yayın yasağı koyarken, Türkiye geneline yayılan operasyonlarda, 100`ün üzerinde şüpheli gözaltına alındı.

    Yusuf Karakuş ve Abdülhamit Çelik, 11 Mayıs 2000 tarihinde, Mumcu`nun yaşamını yitirdiği yere ``Akrep`` denilen zırhlı araçla getirilerek, tatbikat yaptırıldı.

    Savcı Hamza Keleş, 12 Mayıs 2000 tarihinde Yusuf Karakuş`la Bandırma`ya giderek, Hizbullah üyesi bir kişiyle Karakuş`u yüzleştirdi.

    SİNCAN`DA SİLAH DEPOSU

    Ankara İl Jandarma Alay Komutanlığı ekipleri, 13 Mayıs 2000 tarihinde, Sincan`ın Çimşit köyünde, 39 el bombası, 2 el bombası fünyesi, 46.5 kilogram C-4 plastik patlayıcı, 46 TNT kalıbı, çok miktarda fişek ve 18 makineli tabanca buldu.

    Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı suikastının faili olarak 14 Mayıs 2000`de Ankara`da gözaltına alınan Necdet Yüksel`in, 15 Mayıs 2000 tarihinde, Sincan`da yer göstermesi sonucu, çok sayıda değişik çapta tabanca, 3 Uzi marka tabanca, 8 lav silahı, 50 susturucu, kullanıma hazır bomba düzenekleri, 81 tam 8 yarım yeşil renkli C-4 patlayıcı, 25tam 6 yarım beyaz renkli C-4 patlayıcı ve çok sayıda mermi ele geçirildi.

    İstanbul`da gözaltına alınan 9 kişi, 14 Mayıs 2000 tarihinde Ankara DGM`ce tutuklanarak, Eskişehir Özel Tip Cezaevi`ne gönderildi.

    Ankara Emniyet Müdürlüğü`nce, aydınlara yönelik suikastlar başta olmak üzere birçok eylemin sorumlusu olarak gösterilen Ferhan Özmen ile Necdet Yüksel`e, 20 Mayıs 2000`de tatbikat yaptırıldı. Özmen ve Yüksel, 21 Mayıs 2000 tarihinde tutuklandılar.

    DAVANIN AÇILMASI

    ``Umut Operasyonu``na ilişkin soruşturmayı yürüten Savcı Keleş, 11Temmuz 2000 tarihinde, 9 kişi hakkında idam istemiyle olmak üzere 17 sanık hakkında dava açtı, 111 kişi hakkında takipsizlik kararı verdi, yakalanamayan Rüştü Aytufan ve Oğuz Demir`in dosyalarını ise ayırdı.

    Savcı Keleş, aynı gün Ankara 2 No`lu DGM duruşma salonunda basın toplantısı düzenledi, iddianame hakkında genel bilgiler verdi.

    İDDİANAME: İRAN REJİMİNE BENZER BİR İSLAM DEVLETİ KURMAK

    İddianamede, yasadışı Tevhid-Selam ve Kudüs Ordusu örgütlerinin yöneticisi ve üyesi olan, bu örgütlere yardım ve yataklık etmekle suçlanan sanıkların amaçlarının, ``Türkiye`deki mevcut anayasal düzenisilah zoruyla değiştirerek, yerine İran rejimine benzer bir İslam devleti kurmak`` olduğu belirtildi.

    Tevhid örgütünün, Nurettin Şirin tarafından 1985 yılında çıkarılan``İstiklal`` ve daha sonra yayınlanmaya başlanan ``Şahadet`` dergileriyle 1989 yılında Hasan Kılıç, Mehmet Ali Tekin, Şirin ve Hakkı Selçuk Şanlı`nın oluşturduğu grup tarafından çıkarılan Tevhid Dergisi etrafında toplanan İran referanslı radikal kişilerin meydana getirdiği bir örgütlenme olduğu da iddianamede kaydedildi. İddianamede, oluşumun, zaman zaman yasadışı Hizbullah örgütünün İlim ve Menzil gruplarıyla yakın ilişki içine girdiği savunuldu.

    HİZBULLAH DİSKETİNDEKİ BİLGİLER

    İddianamede, Hizbullah İlim Grubu`nun lideri Hüseyin Velioğlu`nun kaldığı evde bulunan disketlerin çözümünde ``Tevhid ile ilişkiler`` bölümünde, ``Tevhid`in, 1989 yılında kültürel çalışmalar ile oluşmuş bir grup olduğu;  Hasan Kılıç, Avukat Şeref Dursun, Mehmet Şahin, Nurettin Şirin, Mehmet Ali Tekin`in meydana getirdiği, İran`dan maddi yardım gördükleri, Tevhid`in askeri kanadının İran gizli servisi Sawama ile irtibatlı olduğu, birlikte Halkın Mücahitleri`ne yönelik eylemlerde bulundukları`` yönünde bilgilerin yer aldığı kaydedildi.

    KUDÜS ORDUSU

    Kudüs Ordusu`nun, Türkiye`ye yönelik faaliyetlerini kültürel ve askeri şekilde organize ettiği, gizliliğini ve deşifresini uzun süre koruyabildiği belirtilen iddianamede, örgütün, 1979`da İran devriminden sonra kurulan Devrim Muhafızları içinde Kudüs Ordusu Teşkilatı olarak oluşturulduğu, amacının Türkiye`de İslam dinini kullanarak önce toplumda karşıt gruplar oluşturmak, sonra bu gruplar arasında öldürme, bombalama, yaralama, adam kaçırma gibi olaylar yaratarak, kin ve düşmanlığı körüklemek; güvensizlik ortamı yaratarak silah zoruyla rejimi değiştirmek olduğu ifade edildi.

    İran`a, ticari ve turistik amaçlı gezi göründe gönderilen kişilere, buradaki askeri kamplarda bomba ve silah eğitimi verildiği anlatılan iddianamede, bu kişilerin masraflarının, İran`a gidinceye kadar Hasan Kılıç tarafından, İran`da ise Sawama ve Kudüs Ordusu görevlilerince karşılandığı anlatıldı.

    İddianamede, örgütün Türkiye`deki faaliyetlerinin kültürel yönden Hasan Kılıç, Mehmet Ali Tekin, Nurettin Şirin ve Talip Özçelik, askeriyönden Ferhan Özmen, Selçuk Şanlı, Necdet Yüksel, Oğuz Demir ve Rüştü Aytufan tarafından sürdürüldüğü bildirildi.

    AYDINLARA YÖNELİK EYLEMLER

    İddianamede, Ferhan Özmen`in, Prof. Dr. Muammer Aksoy`u 31 Ocak 1990`da Bahçelievler`deki evinin girişinde, Doç. Dr. Bahriye Üçok`u ise 6 Ekim 1990`da evine gönderdiği bombalı paketle öldürdüğünü hazırlık soruşturmasında verdiği ifadelerde itiraf ettiği belirtildi.

    Savcılığın iddianamesinde, 24 Ocak 1993`te Mumcu`nun aracına konulan bombanın Özmen tarafından yapıldığı ve araca Necdet Yüksel`in gözcülüğünde Oğuz Demir tarafından yerleştirildiği ifade edildi. İddianamede, 21 Ekim 1999 günü, Prof. Dr. Kışlalı`nın Çayyolu`ndaki evinin önünde bulunan otomobiline bombanın, Yüksel`in gözcülüğünde Rüştü Aytufan tarafından yerleştirildiği kaydedildi.

    İLK DURUŞMA

    Umut Davası, Ankara 2 No`lu DGM`de 14 Ağustos 2000 Pazartesi günü başladı. Yargılama sürecinde, bazı duruşmalarda şu önemli olaylar yaşandı:
     Yaklaşık 9.5 saat süren ilk duruşmada sanıklar, İstanbul ve Ankara emniyetinde ``işkence gördüklerini`` öne sürdü, suçlamaları kabul etmedi.
     Mahkeme, 8 Eylül 2000 tarihinde yapılan ikinci duruşmada, Necdet Yüksel ve Ferhan Özmen`in, Eskişehir`de psikiyatri uzmanı bulunan tam teşekküllü bir hastanede muayene edilmelerine ve savunma yapmaya engelruhsal hastalıklarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesine karar verdi.
     Özmen ve Yüksel, 2 Ekim 2000 tarihli duruşmada, psikolojik rahatsızlıklarının sürdüğü gerekçesiyle savunma yapmadılar. Mahkeme, bu sanıklara ilişkin sağlık raporunun beklenmesini kararlaştırdı.

    İKİNCİ DAVA

    Savcı Keleş, Prof. Dr. Kışlalı`nın aracına bomba koyduğunu, Prof. Dr. Yuda Yürüm`ün aracına bomba konulması olayına katıldığını itiraf eden sanık Rüştü Aytufan hakkında idam istemiyle 3 sanık hakkında da ``Kudüs Ordusu Örgütü`ne yardım ve yataklık ettikleri`` gerekçesiyle 12 Ekim 2000 tarihinde dava açtı. ``Umut Operasyonu`ndaki ikinci dava,2 No`lu DGM`de, 27 Ekim 2000 tarihinde başladı. Aytufan, ruhen hazır olmadığını belirterek, savunma yapmadı.
     Aynı gün, 17 sanıklı daya da 2 No`lu DGM`de devam edildi. Eskişehir Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu`nun, Yüksel`in, ``antisiyetikbozukluğu (duygularını belli edememe, tepkileri normal olmama)``, Özmen`in ise ``antisosyal, antisiyetik bozukluğu bulunduğunu``, ancak iki sanığın da savunma yapmalarına engel bir ruhsal hastalıkları ve tedavi edilmesi gereken bir durumlarının bulunmadığına ilişkin raporları mahkemeye geldi.
     Mahkeme, 24 Kasım 2000 tarihli duruşmada, ilk açılan 17 sanıklı dava ile daha sonra 4 kişi hakkında açılan davaların birleştirilmesinekarar verdi.

    TAHLİYE KARARI

     Sanık sayısı 21`e çıkan davanın 21 Aralık 2000 tarihli duruşmasında, Arif Tarı, Devriş Polat, Yüksel Pekdemir ve İsmail Koçhan tahliye edildi. Mahkeme Başkanı Hüseyin Eken, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik Balistik Kurumu`ndan istenen raporun geldiğini, Aksoy`u öldüren silahın, emanette bulunan silah olduğunun kesinleştiğini açıkladı.
     Eskişehir Cezaevi`nde bulunan tutuklu sanıklar, ``ödenek yokluğu`` nedeniyle 19 Ocak 2001 tarihli duruşmaya getirilemedi. Adli Tıp Kurumu Kriminal Daire Başkanlığı`ndan gelen raporda, Aksoy suikastında kullanılan silah ile mermi çekirdeklerinin, Sincan`da bulunan Beratta marka tabancadan atıldığının anlaşıldığını bildirildi.

    PAKET ÜZERİNDEKİ YAZI

     Davanın 13 Nisan 2001 tarihli duruşmasında, Üçok`a gönderilen bombalı paketin ambalajında bulunan el yazılarının sanık Ferhan Özmen`e ait olup olmadığının belirlemesi için Adli Tıp Kurumu Grafoloji İhtisas Dairesi`ne yazılan müzekkerenin yanıtı geldi. Raporda, ``bombalı paketin ambalajındaki yazının Ferhan Özmen`e ait olup olmadığı tespit edilemediği`` kaydedildi. Özmen, kimseye bombalı paket göndermediğini savundu.
     1 No`lu DGM`nin, Mumcu`nun öldürülmesiyle ilgili Abdullah Argun Çetin hakkındaki dosyanın birleştirme istemiyle göndermesinden sonra, mahkeme, 8 Haziran 2001 tarihli duruşmada, iki sanık hakkında yasadışı``Tevhid-Selam örgütü üyesi olmak`` ve ``Kudüs Ordusu üyelerine yardımve yataklık etmek`` suçundan açılan davanın da ``Umut Operasyonu`` davasıyla birleştirilmesine karar vermesiyle sanık sayısı 24`e çıktı.
    Davanın 13 Ağustos 2001 tarihli duruşmasında Adnan Yükdağ tahliye edildi, dosya esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için savcıya verildi.

    SAVCININ MÜTALAASI

    Savcı Keleş, 7 Eylül 2001 tarihli duruşmada bildirdiği esas hakkındaki mütalaasında, sanıklardan 9`u hakkında idam, 5`i hakkında beraat, 9`u hakkında 4 yıl 6 ay ile 22 yıl 6 ay arasında değişen ağır hapis, 1 sanık hakkındaki davanın da 4616 sayılı Yasa uyarınca ertelenmesi talep etti.

    Keleş, mütalaasında, haklarında idam istemiyle dava açtığı sanıklardan Çetin`in beraatını isterken, sanık Hakkı Selçuk Şanlı hakkında ise ``yasadışı örgüt üyesi olma`` suçundan 22 yıl 6 aya kadarağır hapis öngördü.

    2 Kasım 2001 tarihli duruşma, tutuklu sanıkların ödenek yokluğu nedeniyle getirilmemeleri ve avukatlarının da esas hakkında savunma yapmamaları dolayısıyla ertelendi.

    Talip Özçelik ve avukatı dışındaki sanıklar, 19 Kasım 2001 tarihli duruşmada, esas hakkındaki savunmalarını tamamladı.

    Davanın 7 Aralık 2001 günlü duruşmasında, sanıklar ve avukatlarının esas hakkındaki savunmaları tamamlandı, mahkeme heyeti, dosyayı hüküm hazırlanması amacıyla incelemeye aldı.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı