"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

23 Nisan çocukları Hz.Yuşa Türbesi'nde

13 yaşında bir okurunuzum. 23 Nisan günü ailemle Beykoz-Anadolu Kavağı'na giderken saygısız bir olaya tanık oldum.

Atatürk'ün biz çocuklara armağan ettiği böyle bir günde, yolumuzun üstünde bulunan Hz.Yuşa Türbesi'ne otobüslerle öğretmenleri tarafından getirilen yüzlerce öğrenci türbanlıydı! Üstelik öğrenciler onlarca otobüsle okul olarak gelmiş, öğretmenleri tarafından gezdiriliyordu... Böyle bir günde çocukların eğlenmeleri ve günün anlam ve önemini kavramaları gerekirken, çocuklar dini mekan gezisindeydi! Böyle bir davranış, Atamıza saygısızlık ve düşüncesizliktir! Bu öğretmenlerin ilk önce böyle bir günün önemini ve Atatürk yolunda ilerlemenin temellerini çocuklara öğretmeleri gerekir. Bir Atatürk Çocuğu olarak bu davranışı onlara uygulatanları kınıyorum.Ve biz Atatürk gençlerine düşen görevleri, bu olayı gördükten sonra daha iyi anladım...

Nazlı A.-MODA

 

Hiçbir derbi Maçı 23 Nisan'dan büyük olamaz

 

MİLLİ birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde FB-GS maçı manşetlerdeydi. Toplumun büyük kesimini ilgilendiren spor karşılaşmaları spor sayfalarında ve gerekirse ana sayfada da yerini alacaktır. Bununla beraber bu tür spor olaylarının, büyük takımların taraftarı olmanın türlü etnik kökenden oluşan vatandaşlarımız için bir tür 'sosyal çimento' olgusu olduğu da iddia edilebilir. Dediğim gibi bu tür gerçeklere saygı duymakla beraber, bence hiç bir derbi maçı ülkemizin en büyük bayramlarından birini kutladığımız günün sabahı böyle ciddi bir gazetenin sürmanşetinde olmamalıdır. Aksi halde biz okurların umudunu kırmakta ve "Biz adam olmayız, bizim toplum bilincimiz yok" diyen kesimin ekmeğine yağ sürmektedir.

(Futbol ve sporun her dalını seven ve yakından takip eden fanatik bir Karşıyakalı olduğumu da belirtmek isterim.)

Aykut Duygan DİRİKAL

 

Kurbağa yavaş avaş pişiyor

 

HABERİNİZ var mı? 19 Mayıs törenlerinde İstanbul'da kızlarla erkeklerin gösterisi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden gelen yazı ile ayrı ayrı olması istenmiş. Beden öğretmenleri dansı önce kız-erkek karışık birlikte hazırlamışlar, sonra gönderilen bir yazı ile kızlar ve erkeklerin ayrı dans yapmalarına karar verilmiş.

Kurbağaların suyu yavaş yavaş ısıtılıyor. Lütfen pişmeden bu konuya dikkat çekin.

Serap ATABAY

 

Akıl ve ilim

 

"BENİM Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştığım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar."

(M.Kemal Atatürk)

 

SUSKUNLAR

 

¦ ÇORLU'da, resmi törende kara çarşaflı ve fesli ilköğretim öğrenciler geçiyor; ne devletin temsilcisi kaymakamdan, ne de halkın temsilcisi belediye başkanından ses var. 5. Kolordu Komutanı Korgeneral Metin Yavuz bu duruma dayanamıyor, Milli Eğitim Müdürü Zafer Altunkozakoğlu'na "Bu çağda kara çarşaf nereden çıktı; sorumlular hakkında gereğini yapın" demek zorunda kalıyor. Olaydan haberdar olan CHP Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü, olayı Meclis'e taşıyacağını belirterek, "Atatürk, bu bayramı çocuklara armağan etmişti. Çorlu; çağdaş, demokrat ve Cumhuriyet'i tüm kurumları ile benimsemiş bir kent; burada bayramda küçük yaşta kız çocuklarının kara çarşafla resmi geçitte bulunmalarıyla ne amaçlanıyor" diyor.

Genç dimağları bugünden kara çarşafa sokanlar, Cumhuriyet ateşinin hiçbir güç tarafından engellenemeyeceğini bilmiyorlar mı? Sultan H.-ÇORLU

 

2 EĞİTİM SENDİKASI

 

¦ ULUSAL egemenlik kavramının ne anlama geldiğini bilen, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir bireyi olduğunu kabul eden insanlar için anlamlı bir gündü 23 Nisan... Herkesin bildiği hususları uzun uzun yazmaya gerek yok. Eğitim Sen ve Eğitim Bir Sen adlı sendikaların web sitelerinde ulusal egemenlik bayramıyla ilgili en ufak bir yazı bile yoktu. 23 Nisanı

yok sayan bu iki sendikayı kınamak, protesto etmek herkesin görevi olmalıdır. Nihat YAVUZ

 

 23 Nisan unutturulmak mı isteniyor

 

Gidişatın fotoğrafı

 

23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları, ülkemizin AB ve AKP elbirliğiyle nereye ve nasıl götürülmekte olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Başbakan, bayram ertesi sağlığına kavuştu. TBMM Başkanı, Türkiye Cumhuriyeti ile olan kavgasını her zamanki gibi sürdürdü. Öğrenci meclisi toplantısında 'söz sahibi' bütün öğrencilerin imam hatipli olması dikkat çekti.

Çarşaflı, fesli çocuklar tören alanlarına büyükler(!) adına belli kurumlara mesajlar verdi.

İstanbul'un çeşitli semtlerinde Cumhuriyet ve Atatürk devrimlerine aleni saldırı ve hakaret içeren el ilanları dağıttılar.

'Ne mutlu Türküm' diyen 'Çılgın Türkler', Türk bayraklarını yine astılar, Atatürk rozetli kıyafetlerle bayramı kutladılar.

Türkiye'de neler olduğundan bazı kesimlerin haberi yoktu; FB-GS maçı daha önemliydi. Kadıköy Bağdat Caddesi, FB bayrakları ile doluydu. İşyerlerinin yüzde 90'ında Türk bayrağı yoktu.

Laik, üniter, tam bağımsız Türkiye, bu kadar hor görülmemelidir.

Salim EREL

 

Mühür sökülmüş

 

'NAKKAŞTEPE'de faaliyet' başlıklı (22.04.2006) yazımızın ardından bir çok okurumuzdan telefon aldık. Okurlarımız, Bridge Restoran'ın yanında inşa edilen binanın ikinci katına başlandığını, son bir kaç gündür çalışmaların gündüz değil gece yapıldığını söylediler. İnşaat ile ilgili olarak Boğaziçi İmar Müdürlüğü'ne şikayette bulunan bir okurumuz şöyle diyor:

"Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nü aradığım zaman beni bu semtten sorumlu Mustafa Yurttaş ve Lokman Kanmaz'a aktardılar. Durumu anlattım. Aldığım cevap, 'Biz orayı mühürledik. Gelip mühürü sökmüşler. Biz de savcılığa ilettik.' oldu.

 

Biliyor musunuz

 

¦ WOMEN In Business International tarafından her yıl farklı bir ülkede gerçekleştirilen 'Dünya İş Kadınları Zirvesi'nin, bu yıl Türkiye İş Kadınları Derneği'nin (TİKAD) girişimiyle, 27-28 Nisan 2006 tarihlerinde İstanbul-Çırağan Sarayı’nda yapılacağını...

 

MESAJ PANOSU

 

¦ PARLAK nutuklarla Türk Telekom özelleştirildi. Güya hizmet kalitesi artacaktı. Nerede? Bodrum'da 1.5 aydır telefonum arızalı. Arızaya kayıt yaptırıyorsunuz, ne arayan var ne soran. Taşeron Ericsson'dan da bir gayret göremiyoruz.

Orhan KOÇBOĞAN-BODRUM

 

KÖŞEMİZDEN İNTERNETE TAŞIDIĞIMIZ YAZILAR

 

Orta Asya'da bir Türk üniversitesi: Manas...

 

3 yıl 3 ay süren mütevelli seçimi

 

BİŞKEK'teki Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi'nin, (Manas; dünyanın en uzun sözlü destanı) eğitim modeli ODTÜ’den alınmış, Kırgızistan ile ortaklaşa kurulmuş 'özel statülü' bir üniversite; bu yıl 11 eğitim yılını tamamlıyor. 'Türkleri' bir arada toplaması bakımından Orta Asya'nın en önemli eğitim kurumu sayılıyor.

İki ülkenin cumhurbaşkanları Demirel ve Akayev'in böyle bir Türk üniversitesinin oluşturulmasında katkıları büyük... Türk dünyası için bir ‘altın köprü’ görevi yürüten üniversiteden mezun olacak öğrencilerin Türk cumhuriyetlerinin geleceğini şekillendirmesinde önemli roller üstlenebilecekleri belirtiliyor. Üniversitenin Kırgızistan'ın demokratikleşme ve piyasa ekonomisine geçiş sürecine katkısı şimdiden görülmeye başlamış.

Master ve doktor öğrencileri de dahil 2000 kişinin okuduğu söylendi bize. İktisadi İdari Bilimler, Mühendislik, İletişim ve Tarih-Türkoloji Fakülteleri ile Turizm ve Modern Diller Okulları’nda eğitim dili Kırgızca ve Türkçe; İngilizce ve Rusça ise seçimlik ders... Türk öğrenciler, ÖSS ile buraya girebiliyorlar.

 

TÜRK UYGARLIĞI

 

ÖSYM’nin Türk cumhuriyetlerinde yaptığı giriş sınavına Orta Asya’dan 50 bine yakın öğrenci katılıyormuş.

Üniversitenin, dünyada ilk kez kurulmuş olan 'Türk Uygarlığı Araştırma Merkezi'nin 'Türk uygarlığı' üzerinde bilimsel çalışma ve araştırmaları yankı uyandırmış... Geçen yıl yapılan uluslararası kongrede, 20'den fazla ülkeden 64 bilim adamı, Türk uygarlığının özellikleri ile dünya uygarlıkları içindeki yerini, çeşitli yönleriyle ortaya koymuşlar.

(Bu konuya daha sonra yine değineceğiz.)

 

3 YIL 3 AY

 

Üniversitenin bütçesini iki ülke ortaklaşa karşılıyor. Bütçesinden her yıl13 trilyon veren Türkiye’nin, bugüne kadar yaptığı ‘yatırım’ tutarı 100 milyon doları bulmuş. Türkiye’nin her türlü denetimi var; ama AKP'nin iktidarda gelmesiyle Türkiye Mütevelli Heyet üyelerinin seçiminde sorun yaşanmış... Eski bakanlardan Ekrem Ceyhun’un başkanlığındaki mütevelli heyetin görev süresi bitince yeni üyelerin atanmasında hükümet, YÖK’le çatışmaya girmiş; YÖK'ün önerdiği isimlere hükümet; hükümetin istediklerini de YÖK kabul etmemiş. Bu nedenle, mütevelli üyelerinin seçimi için 3 yıl 3 ay zaman kaybedilmiş. Sonunda ‘laik-muhafazakâr’ koalisyonu yapılmış da Türkiye tarafından seçilen Hasan Basri Aktan (Maliye Bakanlığı Müsteşarı), Hüseyin Çelikbaş (YÖK Denetleme Kurulu Başkanı), Celal Göle (SBF Dekanı) ve Ömer Faruk Batırel (Marmara Üniversitesi eski Rektörü) ile Kırgızistan’dan da aynı sayıdaki (Kırgızistan Başbakanı Felik Kulov ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli Eğitim Bakanı ve Bişkek Belediye Başkanı) üyeler bir araya gelerek biriken sorunları ve üniversitenin gerekli yatırımlarını sürdürme yolunda karar almışlar.

Öğrenciler bir ücret ödemiyorlar. Yurt için sembolik olarak ayda 4’er dolar burs veriliyor öğrencilere. Kırgızlıların aylık öğrenim harcaması 20-25 dolara mal oluyormuş. Türkiye'den gelen bir öğrencinin aylık harcaması ise 150-200 dolar civarında oluyormuş.

Bu konudaki izlenimlerimizi yazmaya devam ederken, Kırgız ve Türk öğrencilerin tepkisel görüşlerine de yer vereceğiz.

 

Belediye Başkanı Taşkın, bir kooperatife neden inşaat ruhsatı verdirmiyor

 

Dağ taş villa doluyor

 

 "BİZLER Gaziosmanpaşa'nın Taşoluk beldesindeki Çamçeşme Kooperatifi üyeleriyiz.Arsa Ofisi'sinden belediyeye intikal eden 20 dönümlük bir yeri kooperatifimiz, 2001 haziran ayında Taşoluk Belediyesi'nden özel tahsis ile satın aldı. Dubleks villa yapımı için projelerimiz onaylandı. Ancak Belediye Başkanı AKP'li Müfit Taşkın (eski SP'Li), 37 konut yapmamız nedeniyle arsamızın 10 dönümü sonradan geri istedi. Sanki babasının malı! Kooperatifimiz bu yeri veremeyeceğini belirterek, karşı çıktı. Kooperatifimiz başkanımız Hüseyin Dündar'a, "Ver 10 dönümü, al ruhsatı" dedi. Hatta bu arsanın verilmemesi halinde "Ben size burayı yedirmem, burayı her şekilde sizin elinizden alırım, tahsisinizi iptal ederim" diye de çıkışmış. Biz böyle bir öneriye karşı çıktık. Halbuki kooperatifimiz, o zaman resmiyette 40 milyar değeri olan bu yeri 85 milyara almıştı. 43 milyarı o zaman Belediye Başkanı ile Belediye Muhasebe Müdürü Murat Turak'a, 9.5 milyarı ise belediye başkanının talimatıyla Yeni Batı Asya adlı bir kooperatif hesabına yatırmıştık. Bunun belgeleri kooperatifimizde bulunuyor. Bu yerin bedelini fazlasıyla ödememize rağmen başkan böyle yasadışı bir talepte nasıl bulunuyor, anlayamıyoruz.

Kooperatif başkanımız Dündar, geçen yıl konuyu bölge milletvekili M.Ali Şahin'e iletti; ancak Sayın Bakanın "Yasalar gereğini yapar" cevabı ile karşılaştı... Yani Şahin, başından savdı.

Bu nedenle AKP'li belediyeden inşaatımız için hiçbir adım atılmaması nedeniyle bizler mağdur durumdayız. Neden ruhsat vermediğini kamuoyuna açıklamasını bekliyoruz."

- Taşoluk'ta başka kooperatifler var mı? Taşoluk nasıl bir yer?

- Şu anda İstanbul'un gözde yerlerinden sayılabilir. Bizden önce Katre Villa Kent Konut Kooperatifi'ne 48, Yeni Batı Asya'ya 283, Taşbaşı'na 145, Fatih Yeşilbelde'ye 27, Esbağ'a 70 ve Ender Konut'a da 53 dönüm yer verilmişti. Bu nedenle tam bir köstebek yuvasına döndü Taşoluk... Toplam 700 dönüm üzerine 700 villa projesi devreye sokulmuş durumda... Dört kooperatifin faaliyeti sürüyor; bizim gibi üç kooperatif ise henüz çivi çakmış değil.

"GOP Habibler girişinden Taşoluk'a kadar Karayolları'nın başlattığı yol inşaatı, Büyükşehir tarafından yürütülüyor. Merak eden gidip görsün, ormanların nasıl yağmalandığını...Bu başkanın faaliyetleri Mülkiye müfettişleri tarafından mutlaka mercek altına alınmalıdır" diyen kooperatif üyesi okurumuz bir uyarı daha yapıyor:

"Yeni Batı Asya isimli kooperatifin üyeleri kimdir? Perde arkasında kimler ve hangi ortaklar vardır? Orman içlerinde kalan araziler kimler tarafından sahiplenilmektedir?"

Haydi buyurun hangi AKP'li vekiller üye, çıkarın bakalım ortaya.

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın "Yolsuzluk yapan kendi adamımız dahi olsa kafasını kopartırız" sözü kulaklarda çınlayıp duruyor.
X