'22 milyon ton buğday bekliyoruz'

AA
10.07.2015 - 16:39 | Son Güncelleme:

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, bazı yörelerde yağışın geç gelmesinin ya da aşırı yağışın, hububatta üretim, verimlilik ve kaliteyi etkilediğini belirterek, "Buğdayda 23 milyon civarında rekolte bekliyorduk ama tahminlerimizi 22 milyon ton olarak revize ettik" dedi.

Bayraktar, Polatlı'da düzenlenen Hasat Bayramı törenine katıldı.

Bayraktar, yaptığı konuşmada, ülke nüfusunun her yıl yaklaşık 1 milyon kişi arttığına dikkati çekerek, buğday ihtiyacının 20 milyon tonu bulduğunu kaydetti. Türkiye'de geçen yıl 8 milyon hektara yakın alanda buğday ekildiğini ve 19 milyon ton üretim yapıldığını açıklayan Bayraktar, "Ülkemizin yüzölçümünün 10'da birinden fazlasına buğday ekiliyor. Türkiye'de buğday ekilen alanın büyüklüğü, Hollanda, Belçika ve Lübnan'ın toplamı kadar. İngiltere'nin üçte biri kadar. Ekim alanı bakımından ülkemizde toplam ekili, dikili tarım alanlarının yaklaşık yüzde 40'ını buğday oluşturuyor" diye konuştu.

Bayraktar, bazı yörelerde yağışın geç gelmesinin ya da aşırı yağışın, hububatta üretim, verimlilik ve kaliteyi etkilediğine işaret ederek, şöyle konuştu:

"Buğdayda 23 milyon civarında rekolte bekliyorduk ama tahminlerimizi 22 milyon ton olarak revize ettik. Buğdayda dekar başına verim 2013'te 284 kilogramdı, 2014'te kuraklığın da etkisiyle 240 kilograma indi. Bu rakamlar yetersizdir. Gelişmiş ülkelerde dekar başına 600-700 kilogram buğday verimine ulaşılmıştır. Dünya ortalaması 327 kilogramı buluyor. Arpa üretiminin ise bu yıl, geçen yıla göre 1,7 milyon ton artışla 8 milyon tonu bulacağını öngörüyoruz."

"Kayıplar büyük boyutlara ulaştı"
Bitkisel üretimde, üretim ve kullanımdaki kayıpların da büyük boyutlara ulaştığının altını çizen Bayraktar, "2013-2014 döneminde, 1,2 milyon tonu üretimde ve 600 bin tonu kullanımda olmak üzere 1,8 milyon tonun üzerinde buğdayı kaybettik. Bu rakam, 8-10 milyonluk bir ülkenin ihtiyacını karşılayabilecek kadar büyük. Kaybettiğimiz buğdayla, Yunanistan'ın ya da Bulgaristan'ın tüketimi karşılanır. Bu büyük bir israf ve günahtır" ifadelerini kullandı.

Bayraktar, hasatta meydana gelen kayıpların en aza indirilmesi için tarım arazilerinde tohum ekim aşamasında arazinin iyi tesviye edilmesi, hasat sırasında meydana gelen dane ve sap kayıpları ile hasarların en aza indirilmesi gerektiğini dile getirdi. Biçerdöverlerin bakım ve ayarlarının çok iyi yapılması gerektiğini vurgulayan Bayraktar, hasat olgunluğuna gelmemiş ürünlerin kesinlikle hasat edilmemesi gerektiğini söyledi.

Depolamadan kaynaklanan kayıpların en aza indirilmesi için lisanslı depoculuğun teşvik edilmesi gerektiğine değinen Bayraktar, ürün depolanacak alana girmeden öncesinde ve sonrasında alınması gereken kültürel önlemlere dikkat edilmesi uyarısında bulundu.

"Buğday'da kalite sorunu var"
Türkiye'de buğday üretiminde kalite sorunu olduğunu söyleyen Bayraktar, şöyle devam etti:

"Bu kalite sorununu çözemediğimiz için yurtdışından 4,2 milyon ton buğday alıyoruz. Toplam 4,7 milyon ton da buğday karşılığı buğday ürünü ihraç ediyoruz. Un ihracatında dünyada bazen birinci, bazen ikinci oluyoruz. Çok önemli düzeyde makarna, bisküvi, pastacılık ürünleri ihracatımız var. Bu ürünlerde kullanılacak kaliteli buğdayı da üretebilsek, buğday ithal etmek durumunda kalmayız.

Bu sene iklim şartlarının hububat üretimi açısından uygun seyrettiği gerçeğinin yanı sıra, hasadın başlangıcından bu yana gerçekleşen aşırı yağışlar hububatta bazı bölgelerde külleme, pas ve kök çürüklüğüne sebep oldu. Dolayısıyla aşırı yağış, hububatta kalite düşüklüğüne yol açacak."

"TMO'yu uyarıyoruz"
Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) sürekli ve hızlı buğday alımı yapmasının önemine işaret eden Bayraktar, "Hasadın yoğun olarak yapıldığı bu günlerde TMO, alım merkezlerini artırarak, cumartesi günleri yaptığı gibi pazar ve gerektiğinde bayram günleri de çalışarak, hasat döneminde ürününü acilen satmak zorunda olan çiftçilerimizi toplayıcıların eline bırakmamalıdır. Bu ortamda TMO'ya daha fazla görev düşmektedir. Ofis, ödemeleri aksatmadan zamanında yapmalı, çiftçimizi kapısında bekletmemelidir. Çiftçimize sıkıntı çıkarılır, ödemeler geciktirilirse fiyatlar daha da aşağı düşer. TMO'yu bu manada uyarıyoruz. Bunlar yapılmazsa, TMO'nun fiyat açıklaması bir şey ifade etmeyecektir" ifadelerini kullandı.

Bayraktar, sertifikalı tohumluk kullanımı, gübreleme, ilaçlama gibi kültürel işlemlerde daha hassas davranılması gerektiğini dile getirdi. Bayraktar, böylece birim alandan alınan verimin daha da artacağına, protein oranı yüksek, süne zararı olmayan buğdayın sadece ülke içinde değil dünya pazarlarında da iyi fiyatla alıcı bulacağına ve ithalat da olmayacağını ifade etti.

Bayraktar, konuşmasının ardından biçerdövere binerek buğday hasadı yaptı.



EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı