Gündem Haberleri

GÜNDEM

    22.5 yılı geçti diye işkencede ölüm davası açılamadı

    İsmail SAYMAZ
    08.12.2014 - 01:23 | Son Güncelleme:

    DÖRT yıl önceki 12 Eylül referandumunun sembol ismi olan, Kahramanmaraş’ta işkencede öldürülen öğretmen Ali Ekber Yürek’in soruşturması zamanaşımı gerekçesiyle kapatıldı.

    Tunceli’de yaşayan ağabey Mehmet Yürek, 2010’da savcılığa başvurarak, Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde öğretmenlik yapan kardeşi Ali Ekber’in 1981’de Eğitim Enstitüsü binasında işkencede öldürüldüğünü belirtmiş; dönemin Kahramanmaraş Sıkıyönetim Komutan Yardımcısı Yusuf Haznedaroğlu ile diğer görevlilerden şikâyetçi olmuştu. Ağabey Yürek’in talebi üzerine 2011 yılında kardeşinin Ovacık’a bağlı Güney Konak Köyü’ndeki mezarı açılmış ve cesedi Adli Tıp Kurumu’nda incelenmişti. Soruşturma genişletilince, 1980-1983 yılları arasında salt Yürek’in değil, Mehmet Ceren ve Fehim Özarslan’ın da işkencede öldürüldüğü saptandı.

    Yürek, Ceren ve Özarslan’ın işkencede öldürülmesine ve 91 kişinin yaralanmasına ilişkin, 12 Eylül’de gerçekleşmiş suçlar bakımından açılan bu ilk soruşturma, dört yıl sonra ‘zamanaşımı’ nedeniyle kapatıldı. Kahramanmaraş Savcılığı’nın kararında, dönemin Sıkıyönetim Komutan Yardımcısı Tuğgeneral Yusuf Haznedaroğlu’nun talimatıyla çok sayıda kişinin gözaltına alındığı ve eğitim enstitüsü binasında işkence uygulandığı ifade edildi. Fakat eski Türk Ceza Kanunu’na (TCK) göre zamanaşımı sınırının 22.5 yıl olduğunu, bu nedenle Haznedaroğlu ile asker ve polislerden oluşan 12 şüpheli hakkında dava açılamayacağı belirtildi. 2005’te yürürlüğe giren 5237 sayılı yeni TCK’nın 77. maddesinde düzenlenmiş, ‘insanlığa karşı suçlarda zamanaşımı sınırının olmadığı’ yönündeki hükmün geçmişe dönük olarak uygulanamayacağı vurgulanarak, kovuşturmaya yer olmadığı kaydedildi.

    GEREKİRSE AİHM’YE GİDERİZ

    Ağabey Mehmet Yürek, karara itiraz edeceklerini, sonuç alamadıkları takdirde AİHM’ye başvuracaklarını belirterek, “Darbeciler ocağımı söndürürken, kardeşlerimi öldürenleri dava edemiyorum. Referandumla gelen umutlarımız da söndü” diyor. Mehmet Ceren’in yeğeni Muzaffer Ceren de “Dosyanın kapatılması büyük bir haksızlıktır. Bu kadar delil ve itirafçı olduğu halde dosyanın kapatılması, AKP iktidarının halka yalan söylediğinin kanıtıdır. ‘Bunları yargılayacağız, gerekeni yapacağız’ demişlerdi. Ortada zamanaşımı varsa, bu darbeyi yapan general niye yargılanıyor? Demek ki ortada bir suç var. Dedemin ömrü yetmedi, babamınki de belki yetmez ama biz AİHM’de de olsa bunun peşini bırakmayacağız” dedi.


    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı