Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

21. Yüzyıla Girerken

Ayşe ÖZEK KARASU

En çılgın kent mitosları

İnternette dolaşıma çıkan kent efsaneleri iyice gemi azıya aldı. Ahmaklık virüsü bulaşmış ne kadar Amerikalı varsa, bu dijital yalanlara inanıp aklını iyice ziyan ediyor. Mektup zincirlerinde gezen inanılmaz öykülerin kahramanları arasında, istakozla seks yaparken ölen kadından tutun da, sperm bankasına girip ‘‘vanilyalı pudingleri’’ yiyen soygunculara kadar her çeşit insan var.

3 OCAK 2000 günü Monica Lewinsky, CNN'de Larry King Show'a çıkıyor. King, zayıflama programına girip incelen Monica'ya bu işi nasıl becerdiğini soruyor. Monica'nın yanıtı ise şu oluyor: ‘‘Artık zararlı şeyleri ağzına koymamayı öğrendim’’

Yeni milenyumun bu ilk veciz sözü bomba gibi patlıyor. Kimi yayın organlarına haber bile oluyor. Ancak About.com'un kent efsaneleri uzmanı David Emery duruma el koyuyor ve Monica'nın böyle bir söz etmediğini ortaya çıkarıyor. Aklı hergeleliğe işleyen birinin uydurduğu bu espri gibi yüzlerce palavra dolaşıyor İnternette. Ama hepsi bu kadar sevimli olmayabiliyor.

Urbanlegends.about.com ve snopes.com gibi sitelerin işi gücü bu tür aykırı öyküleri iyice deşerek gerçekliğini test etmek. Mektup zincirlerinde binlerce el değiştiren kimi mitoslar, halk arasında panik yaratmayı amaçlayan son derece hain yalanlar. Sinema koltuklarında AIDS'li iğneler bulunduğu, mikrodalga fırınlarda ısıtılan suların patladığı türünden bu zararlı palavraların en sonuncusu Kosta Rika muzlarıyla ilgili. Sözde bu muzlarda bir bakteri varmış, insana geçtiği zaman da etini yemeye başlıyormuş. Uluslararası Muz Birliği Başkan Yardımcısı Tim Debus tabii hemen olayı yalanladı.

ABLALARIM ABİLERİM

İnanılmaz derecede salak hikayeler de var. İnsanın bunlara inanması için en ufak bir IQ'ya bile sahip olmaması gerekiyor. Bu palavralar genelde hasta çocuklarla ilgili. Mesela şu:

‘‘Ben sadece baş olarak dünyaya gelmiş zavallı küçük bir çocuğum. Vücudum yok. Bu mail'i de annemin yardımıyla yazıyorum. Vücudumun yerinde içi saman dolu bir çuval var. Annem çuval bezine alerjisi olduğu halde bana sarılır hep. Anneciğim hep ağlıyor. Ağlayan insanları işe almadıkları için de çalışamıyor. Bu mail'i tanıdığınız herkese forward ederseniz, Bill Gates AOL ve NASA ile işbirliği yapacak. Astronotlar ABD'deki okullardan çocukların dualarını toplayıp uzaya götürecekler. Böylelikle melekler duaları daha kolay duyacak. Sonra Papa kilisede para toplayıp doktorlara gönderecek. Onlar da bana vücut nakli yapacaklar.’’

Siz şimdi bu hikayeye kimse inanmaz diyorsunuz, ancak bu mesaj binlerce insan arasında ciddi bir şekilde el değiştiriyor. Diğer hasta çocuk hikayelerinde de, mesajlar ne kadar çok forward edilirse bilmemhangi zenginin (çoğunlukla Bill Gates) o çocuğu ameliyat ettireceği söyleniyor.

Bir kere, bir mail'in kaç kişiye gönderildiğini tespit eden teknoloji henüz geliştirilmedi. İkincisi bu zenginler neden e-mail'lere kafayı takmış durumdalar. Sadece zengin şahıslar değil, tanınmış firmalar da her nedense mesaj gezdirmeye pek meraklı. Örneğin Justin Mallory adlı hasta çocuğun tedavisi için McDonalds ve Pizza Hut'un, gönderilecek her mail karşılığında 1 dolar verdiği iddia ediliyor.

SEKSİ PALAVRALAR

Bir de çok klasikleşmiş mitoslar var. Bunlardan biri sperm bankasıyla ilgili. Çok el değiştiren bir e-mail'e göre bir İrlanda gazetesinde şöyle bir haber çıkıyor: ‘‘İrlanda'nın en büyük sperm bnakası soyuldu. Bankaya giren hırsızlar, para bulamayınca küçük kutular içinde gizlenen vanilyalı pudingleri yediler.’’

İstakozla seks yaptığı için ölen kadının detaylarına fazla girmek istemiyorum. Mide kaldırır cinsten değil. Yalnız polisin olayı nasıl çözdüğünü söyleyebilirim. Mutfak masasında gazete kağıdına sarılı olarak bulunan istakozda kadının DNA'sı tespit edilerek...

Neil Armstrong'un bilinmeyen sözü

BU aslında tam olarak kent efsanesi değil; daha çok bir espri. Ancak Internet'te en çok dolaşanlardan biri olduğu için anlatılmaya değer. Malum Neil Armstrong aya ayak bastığı zaman tarihe geçecek bir söz ediyor: ‘‘Bu benim için küçük, ancak insanlık için büyük bir adımdır’’ diyor. Armstrong'un ağzından orada başka bir laf daha çıkıyor: ‘‘Bol şans Bay Gorsky!’’ NASA'dakiler bu Gorsky'nin rakip bir Sovyet kozmonot olduğunu düşünüyorlar. Ancak böyle biri olmadığı anlaşılıyor. Amstrong'a yıllar boyu soruluyor, ‘‘Kimdir bu Bay Gorsky?’’ diye. Amerikalı astronot asla yanıt vermiyor ve tam 26 yıl sonra konuşuyor. 1995 yılında Tampa Bay'de bir gazeteci aynı soruyu yineliyor. Armstrong, Bay Gorsky'nin öldüğünü ve artık konuşabileceğini belirterek şunu anlatıyor: ‘‘Ben küçükken Gorsky'ler komşumuzdu. Bir gün Bayan Gorsky'nin kocasına şöyle bağırdığını işittim: 'Ne oral seks mi! Ancak komşu çocuk ayda yürürse görürsün sen oral seksi.’’

X