Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

21. Yüzyıla Girerken

Ayşe ÖZEK KARASU

Avrupa asıl seni almıyor Haider

Avrupa ile Avusturya'nın arasını açan ırkçı Jörg Haider, daha düne kadar kendisini Avrupa Birliği üyesi zannediyordu. Ancak başbakan filan olmaya kalktığı takdirde AB'nin Avusturya'yı hiç düşünmeden şutlayabileceğini anladı. Oysa ki aynı Haider, ‘İnsan haklarını ihlal eden Türkiye AB’ye alınmamalıdır' demeçleri veriyordu.

GERÇİ henüz elimizde üyelik perspektifi yok ama, en azından aday sıfatıyla umudumuz var.

Jörg Haider'in tek perspektifi ise şu: ‘Muhalefette kaldığım sürece ırkçı zırvalalar yumurtlayabilirim. Ben hükümete girmeden, sadece partim iktidara ortak olursa AB siyasi ilişkileri dondurur. Yok eğer başbakan olmak istersem bizi AB’den atarlar.'

Özellikle Almanya Haider'de ‘müstakbel başbakan’ havası sezinliyor. Bu nedenle de geçen cuma Haider'in Özgürlükçü Partisi'yle Halkçı Parti'nin koalisyon hükümeti kurulur kurulmaz diğer birkaç üyeyle birlikte siyasi ilişkilerini dondurdu. Almanya Başbakan Gerhard Schröder de şimdiden ‘Haider’le aynı masada oturmam' diyerek önlemini aldı.

Alman muhafazakarları ise farklı düşünüyor. Alman Parlamentosu'nun Avrupa Komisyonu Başkanı, CDU'lu Friedbert Pflüger, Avusturya'da yayınlanan Die Presse'ye şu açıklamayı yapıyor: ‘AB tepkinin dozunu kaçırdı. Türkiye’ye adaylık statüsü verirken Avusturya'yı tecrit etmeye kalkışmak abesle iştigaldir. Bence AB bilmeden, Haider için müthiş bir seçim kampanyası yapıyor.'

Tabii çok fantastik bir senaryo ama, Haider günün birinde başbakanlık menziline girerse, ortak demokrasi ve insan hakları değerlerlerini paylaşmadığı gerekçesiyle AB, Avusturya'yı üyelikten çıkarmayı oylayabilir.

Avusturya'nın üyeliğini pamuk ipliğine bağlayan Haider'in bu kadar tepki çekmesinin nedeni bilindiği gibi Nazi yanlısı görüşleri ve AB'nin doğuya doğru genişlemesine karşı çıkması. Ancak Haider güneye doğru genişlemeye, yani Türkiye'nin üyeliğine de karşı çıkıyordu.

LAF CAMBAZI

Çıkıyordu diyorum, çünkü geçen 3 Ekim'deki seçimlerde yüzde 27 oy toplayıp iktidar hevesi kabarınca doğruca Brüksel'e gidip genişleme yanlısı açıklamalar yapmaya başladı. ‘Ben genişlemeye asla karşı çıkmadım. Hatta Avrupa’nın değerli bir müttefiki olan Türkiye'yi de kazanmalıyız. Onlara umut vermeliyiz' dedi. Avusturya basınına bakarsanız, bu açıklamalar laf cambazlığından öteye gitmiyor.

Avusturya'nın Kaertner eyaleti Başbakanı olan Haider'in hakimiyet alanı içinde yaşayan Türkler boşuna Avusturya vatandaşı olmuyor. Haider korkusu yüzünden, bu ülkedeki 10 yılını dolduran her yabancı gidip yeni vatandaşlığa geçiyor.

SLOVENLER BİZİ KESER

Bırakın Türkiye'yi, adam Avrupalıların en sevdiği üye adayı Slovenya'ya bile düşman. Neden biliyor musunuz? İkinci Dünya Savaşı sırasında Slovenler Nazilere karşı direnen Partizan cephesinde yer aldığı için. Der Standard Gazetesi'nin haberine göre Haider aynen şu ifadeyi kullanmış:

‘1945 yılından kalma Partizan yasalarının geçerli olduğu bir ülkeyi nasıl olur da AB’ye alırsınız. Bunlar birkaç kilometre ötemizde, burnumuzun dibinde oturan komşularımız. Avusturyalıları kesmek için fırsat kolluyorlar. Aslında Türkiye'yi de almamak lazım. Orada da insan hakları sorunları var.'

Bu arada Avusturya'nın sadece ırkçısı değil Yeşiller'i de aynı kafada. Örneğin Yeşil milletvekili Johannes Foggenhuber, Die Presse'de çıkan demecinde şöyle diyor: ‘AB’nin 14 üyesi çok büyük bir hata yapıyor. Avusturya'ya Türkiye, ya da Kosova muamelesi yapamazsınız. Böyle bir hata sadece Haider'in daha da güçlenmesine yarar.'

Avusturya Liseli olduğum için yakından biliyorum, aslında Avusturyalıların çoğu ırkçıdır. Yabancıları hiç sevmezler. Hatta birbirlerini bile sevmezler. Yalnız yaşadığı apartman dairesinde ölüp, cesedi yıllar sonra bulunanların büyük çoğunluğu bu ülkeden çıkar.

X