Gündem Haberleri

    21. yüzyıl etiketi

    Hürriyet Haber
    14.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    İngiliz'lerin ünlü B Dergisi'nin Şubat sayısında, yeni ve gelişen teknoloji dünyasında önemini kaybeden kibarlığın yerini alan alternatifler anlatılıyor. Minik sohbetler, e-mail'leşmeler, telefon dedikoduları ve yakınlaşmalar nasıl değişti, okuyun ve görün...

    Telefonda takılmak

    Telefonu icat eden adam herhalde şimdi durmuş halimize gülüyordur. Bütün bu üstün teknolojiler de eklenince, aslında çok keyifli olan küçük telefon sohbetleri birer kabusa dönüşüyor. Karşısındakini görerek konuşan telefonlar, arayan numarayı gösterenler derken, en iyisi aşağıdaki dört kuralı göz önüne alarak daha az masraf etmek.

    İnsanları telefonda 30 saniyeden fazla bekletmeyin, beklerken son günlerin en trendi şarkısını dinletiyor olsanız bile.

    Eğer telefonunuzda bekletme sistemi varsa -ki bu sistem Avrupa ve Amerika'da neredeyse her evde var- mutlaka ilk konuştuğunuz kişiye geri dönün ve sakın şöyle demeyin: ‘‘Artık kapatıyorum, daha eğlenceli biri var öbür hatta.’’

    Siz duştayken biri ararsa ve mesaj bırakırsa, onu geri aramak için biraz bekleyin, hemen arayıp da başınızdan savmak istiyormuş gibi bir izlenim yaratmayın.

    Artık telesekretere komik mesajlar bırakmak çok demode, bunu unutmayın...

    Mesajınız var

    E-mail, kim ne derse desin son yılların en önemli buluşlarından biri. İşte, evde, sosyal hayatta faydaları saymakla bitmiyor. Ama acaba e-mail yazarken, resmi bir mektup edasıyla ‘‘Sayın Bay...’’ diye başlayıp ‘‘Saygılarla’’ diye mi bitirmek lazım? İşte öneriler...

    E-mail yazarken çok da resmi olmanın lüzumu yok. Eğer arada iş ilişkisi varsa, ‘‘Sevgili ...'ciğim’’ diye başlayıp, ‘‘En iyi dileklerimle’’ diye de bitirebilirsiniz.

    Bilgisayardaki işaretleri kullanarak kısa yazmaya çalışmayın. Üzgün olduğunuzu belli etmek için :-( gibi bir mesaj yazana kadar, ne kadar sinirli olduğunuzu da pekala *?*%* gibi bir mesajla belirtebilirsiniz.

    Gerçekten de göndermekte kararsız olduğunuz e-mail'leri (mesela işyerinde çok beğendiğiniz o adama yazdığınız aşk dolu satırları, ya da patronunuza yazdığınız öfkeli mektubu) göndermeseniz daha iyi. Hatta gönderilecekler kısmında bile saklamasanız olur... Sonra vazgeçerseniz, çok geç olmuş olabilir.

    Modern sohbetler

    Yeni tanıştığınız bazı insanlar hemen kişisel sorulara girmekte bir sakınca görmezler. ‘‘Ne kadar kazanıyorsun?’’ gibi bir soruyu beş dakika önce tanıştığınız birine sormak ve sonra da pişman olmak istemiyorsanız, işte ipuçları...

    Eğer karşınızdaki sizden önce başlarsa, özel hayat konuşmalarına girmek kötü değildir.

    Birine ne iş yaptığını sormak ayıp değilse de, o işe nasıl girdiğini sormak doğru olmayabilir.

    En iyisi, karşınızdakine ne kadar kazandığı, ayakkabılarının fiyatı ve kaç günde bir seks yaptığı gibi soruları sormamak. Tabii önce karşınızdaki sormazsa...

    Eğer zor durumda kalırsanız, hava durumu ve işyerindeki çalışmalarla ilgili olarak konuşun. Daha güvenli olacaktır...

    Güvenle öpüşmek

    Eskiden İngiliz'ler ve neredeyse tüm dünya insanları yakın arkadaşlarını, dostlarını, akrabalarını veya daha uzak olan tanıdıkları gördüklerinde, el sıkışıp, mesafeli bir tavırla ‘‘Nasılsınız?’’ demekle yetinirlermiş. Şimdi ise, öpüşmek en çok kullanılan selamlaşma biçimi halinde...

    Kimi öperiz: Arkadaşlar, akrabalar, tanıdıklar ve hatta tamamen yabancılar.

    Ne zaman öperiz: Merhaba derken, güle güle derken, aynı anda ikisini birden söylerken.

    Kaç kez öperiz: Duruma göre, iki ya da dört kez.

    Nasıl öperiz: Dudaklardan, yanaklardan, havadan.

    Derginin tavsiyesine göre, yakın arkadaşlara merhaba ve güle güle derken birer kez, sadece bir yanaktan öpmek daha iyi. Tanıdıkları iki yanaktan, sadece merhaba derken, moda sektöründe çalışanları iki yanağından hem gelince, hem giderken öpmek lazımmış. Sakallı ve bıyıklı adamları hiç öpmemek de olabilirmiş. Ama yakışıklı bir erkek söz konusuysa, dudaklara yakın olarak hedef alınmış sesli bir öpücük de mümkün. Bu öpücük birşeylerin başlangıcı bile olabilirmiş...

    Cep telefonu adabı

    Bir trende giderken yanınızdaki kişinin cep telefonuyla bangır bangır konuşması pek de hoşa gitmez. Genelde bu kişiler hattın öbür ucundakini sağır zannettikleri için fazlaca bağırırlar ve telefonlarının çok rahatsız edici bir zil sesi vardır. Onlardan biri gibi olmak istemiyorsanız, kuralları takip edin deriz:

    Bağırmayın. Teknolojinin anlamı, karşıdaki insanın sizi duyabilmesidir.

    Sinemada, restoranda, toplantıda ya da yakışıklı bir adamla girdiğiniz bir mecliste telefonu mutlaka kapatın.

    Eğer insanlarla dolu bir ulaşım aracındaysanız ve önemli bir telefon bekliyorsanız, sakince ve heyecanlanmadan cevap verin.

    Eğer kulaklıkla konuşuyorsanız, telefonu görünen bir yere koyun ki, insanlar sizin delirdiğinizi sanmasınlar.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı