Gündem Haberleri

    2020’ye bir bakış

    Batuhan Okur batuhanokur@hurriyet.com.tr
    11.08.2006 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Hem iş gereği, hem de meraktan geleceğin teknolojilerine ilgim çok büyük.

    Amerika’nın geleceğe yönelik politikalarına ciddi etkisi olan RAND adı verilen ve kar amacı gütmeyen bir şirket tarafından geçtiğimiz Haziran ayında yayımlanan, geleceğin teknolojilerine ve bu teknolojilerin kimler tarafından ne şekilde adapte edilebileceğini inceleyen raporu ancak fırsat bulup sizlere aktarabiliyorum. Rapora tinyurl.com/nke8s adresinden ulaşabilirsiniz.

    İşte RAND’ın 2020’de yaygın hale geleceğini öngördüğü teknolojiler:

    1. Güneşten enerji elde edebilen ucuz enerji cihazları

    2. Özellikle son kilometreyi hedefleyen kablosuz veri iletişim ağları (WiMax vs)

    3. Her an her yerde bilgiye ulaşıma olanak veren cihazlar

    4. Gıda zenginliğini ve üretimi arttırmak için genetik olarak değiştirilmiş tarım ürünleri

    5. Kimyasal ve biyolojik testleri hızlı bir biçimde yapmaya yarayan biyolojik ajanlar (Rapid bioassays, özellikle bulaşıcı hastalıkların fark edilmesi ve önlenmesi amaçlı)

    6. Su temizleyen filtre ve katalizörler

    7. Belirli bir hedefe kilitlenebilen ilaçlar (örneğin sadece kanserli hücreleri öldüren ilaçlar)

    8. Ucuz inşaat metotları

    9. Çevreye hasar vermeyen üretim metotları

    10. RFID (Kısa Mesafe Kablosuz Tanıma teknolojisi) ile mal ve insanların takip edilmesi

    11. Petrol yanında başka güç kaynakları ile de çalışan hibrit araçlar (elektrik, hidrojen vs)

    12. Halka açık yerleri, gerçek zamanlı ve sürekli gözlemleyebilen algılayıcılar

    13. İnsan yapımı doku ve organlar

    14. Yeni hastalık keşifleri ve ameliyat teknolojileri

    15. Kıyafetler ve diğer aksesuarlarla entegre bilgisayarlar

    16. Işık polarizasyonu kullanan şifreleme sistemleri

    Rapor Türkiye için de öngörülerde bulunuyor. Rapora göre Türkiye, bu teknolojilerden dokuzunu kullanmaya aday ülkelerden biri (Endonezya, Brezilya, Şili, Kolombiya, Meksika ve Güney Afrika ile aynı kategorideyiz). Raporda Türkiye’nin kapsamlı bir şekilde kullanamayacağı teknolojileri yukarıda verilenlerden son beşi olarak belirlenmiş. Bu teknolojileri ülke olarak kabullenip kullanmamızın önündeki engelleri de altyapı yetersizliği, Ar-Ge yatırımındaki yetersizlik, genel olarak eğitimdeki seviye düşüklüğü, hükümetlerin dengesizliği, kronikleşen yolsuzluklar ve finansman zorluğu olarak tespit etmiş. Sadece 29 ülkeyi kapsayan raporda gelecek için en avantajlı durumda görünen ülkeler Kore, Avustralya, Japonya, Almanya, Kanada, Amerika ve İsrail olarak belirlenmiş. İran, Pakistan, Kenya, Mısır, Ürdün gibi ülkeler de yarıştan kopup iyice geride kalacak olanlar listesinde yerlerini almışlar.

    Daha önce, bu köşeden Türkiye’nin risk sermayesini dağıtabileceği sistemi oluşturup belirli alanlara öncelik vermesinin zorunluluk olduğunu düşündüğümü yazmıştım. Bu rapor bana en azından uzun vadede neler olabileceği konusunda bir vizyon verdi. Gönül istiyor ki Türkiye silkinsin, yukarıdaki gibi bir listeden dört öncelikli alan seçsin ve bu alanlarından bazılarında kendisini nasıl lider yapacak onu tartışsın, eyleme geçsin. Sonra tabii ki gerçekler üzerime çöküyor. Singapur’dan Amerika’daki arkadaşımla dakikası beş sente konuşurken, Eskişehir’deki annemle dakikası 65 sente konuşuyorum. Bunun suçlusu kendini biliyor. 70 milyon da bekliyor, bu çile ne zaman bitecek diye...
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı