Eğitim Haberleri

EĞİTİM

    2015 yılında karne kavramı

    Doç. Dr. Aylin İlden KOÇKAR - İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı
    19.01.2015 - 09:00 | Son Güncelleme: 19.01.2015 - 09:01

    Modern dünyanın gereklerinden bir tanesi olarak çocuk ve ergen bilişsel, sosyal ve duygusal gelişimini sağlamak amacıyla okula gidiyor. Yaşına uygun yeni bilgiler öğrenmek ve beceriler kazanmak da okula gitmenin amaçlarından bir tanesi.

    Çocuk ve ergenlerin tıpkı anne ya da babaları gibi ev dışında geçirdikleri zamanın önemli bir bölümü okulda geçer. Okul, bilgi edinilen bir kaynak olmasının yanı sıra çocuğun çevresi ile uyum becerilerini kazanacağı da bir yerdir.

    Bilgi ve teknoloji çağında yaşıyoruz. Artık karnenin içerisinden çıkacak bilgiler ebeveyn ve çocuklar için büyük bir sürpriz sayılmaz. Ebeveynlerin azıcık ilgi ile öğrencinin notlarına, öğrenci bilgi sistemleri üzerinden ulaşması mümkün. Karne ve içerisinden çıkacaklar sürpriz olmayacağına göre, bir karne dönemi daha yaklaşırken nelerden bahsetmeliyiz?

    Kalabalık ve genç nüfus yoğunluğu olan ülkemizde rekabetçi bir eğitim ortamı olduğundan söz edilebilir. Hal böyleyken, sivrilerek iyi okullara gitmek, iyi bir eğitim almak gün geçtikçe zorlaşıyor. Ancak okul başarısı birçok etkene bağlı olarak değişiyor. Bunlar arasında çocuğun zihinsel kapasitesi, öğrenme becerisi, okul ve öğretmenlerin bilgi, ilgi ve tutumları, anne babanın beklenti ve tutumları sayılabilir.

    Her çocuk farklıdır

    Çocuğa özgü bireysel özellikler, ebeveyn ve öğretmen tutumları ile beklentileri nedeniyle çocuk, karne notları baz alındığında başarılı ya da başarısız olabilir. Bu durumda sonuca değil de sürece odaklanmak, daha gerçekçi ve çözüm üretme yolunda bir davranış biçimi olacaktır. Her çocuk farklıdır. Oysa okul sistemleri, çoğunlukla bireysel farklılıklar üzerine kurulu değil. Bu durum, sistem açısından işleri kolaylaştırır ancak bireysel farklılıklar söz konusu olduğunda bireylerin tümü için geçerli ve uygun olmayabilir.

    İlköğretime başlamadan önce, çocuğun önce bireysel kapasitesi, ilgi alanları, yetenekleri belirlenmeli. Bunların dışında mizacı, sosyal ve duygusal gelişimi de özellikle ilk öğretim döneminde değerlendirilmesi ve uygun bir yerleştirmenin yapılması çocuğun başarılı olabilmesi açısından önem taşıyor. Bunlar gerçekleştirilerek çocuğun bireysel farklılıklarına uygun bir yol çizilmesi onun hem okul başarısını, hem de akranları ile ilişkilerinde uyumu getirecektir.

    Sağlıklı ve uyumlu çocuk bile başarısız olabilir

    İlköğretime başlangıç, ortaöğretim veya liseye geçiş farklı gelişim dönemlerine işaret eder. Her değişiklik de beraberinde olumlu veya olumsuz bazı stres faktörlerini beraberinde getirir. Bazen, sırf yeni bir ortama alışma gerekliliği bile, çocuk ya da ergene stresli gelir ve okul başarısını etkileyebilir.

    Ergenlik döneminin başlangıcında, sağlıklı ve uyumu iyi olan bir çocuk dahi okulda başarısız olabilir. Ergenlikte birey yeniden yapılanır, yaşamın sosyal yanları öne çıkar, ilgi alanlarında bir kayma söz konusu olabilir. Ancak bir uyum sürecinden sonra ergen, sorumluluk sahibi olmayı çocukluk döneminde kazandı ise, toparlanır ve okul ile ilgili sorumluluklarını yeniden yüklenir.

    Bu karne dönemini yeni bir sayfa olarak kabul edin ve yöntemsel olarak bir de bunları deneyin, zira karnenin henüz ikinci yarısı boş. Sizin tutumlarınız, çocuğun ilgi, beceri, yetenek, kapasite ve öğrenmeye yönelik tutumları karnenin ikinci bölümünde belirleyici olacak...

    Olumlu ebeveynliği benimseyin

    - Karne ve çocuğunuza dair duyduğunuz sevginin ilişkisiz olduğunu siz biliyorsunuz muhtemelen. Bunu çocuğunuza da iletin. Anladığından da emin olun.
    - Başardıklarına odaklanın. Zayıf olduğu alanlara öncelikli olarak odaklanmayın.
    - Akranları, kardeşleri, komşu çocukları vb. ile kıyaslamayın! Çocuğunuzu, önceki durumu ile karşılaştırabilirsiniz. Kıyaslamak, çocuğun o kişilerle olan ilişkisini olumsuz etkiler.
    - Olumlu bir ilişki kurun. Ancak bu sayede iletişim kanallarını açık tutabilirsiniz.

    Çözüm odaklı düşünün

    - Sonuçtan ziyade sürece odaklanın.
    - Birinci dönemde neler oldu? Başarıda düşüklük söz konusu ise bu süreci farklı yaşamak için çocuk/ergen ile neler yapabilirsiniz ?
    - Sorumluluk sahibi bir birey yetiştirmek için gerekenleri yaptınız mı?
    - Çocuğa özgü bireysel farklılıkların değerlendirilmesi için bir uzmana başvurdunuz mu?

    Özgüvenli, sorumluluk sahibi, sevildiğini ve değer verildiğini bilen bir çocuk yetiştirmek ister miydiniz? O zaman lütfen çocuğunuza bunları söylemeyin:

    - “Tembel”
    - “Başarısız”
    - “Aptal”
    - “Sorumsuz”
    - “Kötü”
    - “Beceriksiz”



    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı