"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

2010’dan umudum yok

GİLA BENMA-YOR’un “İstanbul 2010’dan istifa edenler haksız mı?” yazısını (Hürriyet, 29 Kasım 2009 Pazar) okuyunca, 2010 Kültür Başkenti konusundaki son umut kırıntılarım da yok oldu gitti.

Hele göstermelik açılış şenliklerinden başka kalıcı tek bir girişim olmadığını okuyunca durum billurlaştı. Demek ki, başkent günlerinden, belleğimizde sadece konserler, havai fişek gösterileri kalacak, ileriki kuşaklara, kütüphaneler, konser salonları göstereceğimize, o gece yaşadıklarımızı anlatacağız. Tam şarka göre bir yalancı ihtişam. Tam şark aldatıcılığının cilacı anlayışı.


Gila Benmayor
’un yazısından anladığıma göre, açılış görkemli, gerisi yok. Tek doğru isim Yekta Kara. Gerisinin o kalitede devam edeceğini sanmıyorum.

İçeriği olmayan bu ses ve ışık gösterilerinden bıktım. Zaten bir etkinlik programında, ses ve ışık gösterisi maddesini gördüğümde, gerisinin nasıl olduğunu tahmin edebiliyorum.


Başkent olma hayalinin başladığı dönemlerde, projelerin STK (Sivil Toplum Kuruluşları) tarafından gerçekleştirileceği açıklanmıştı, gelin görün ki durum tersine dönmüş, bu işler artık RTK (Resmi Toplum Kuruluşları) tarafından gerçekleştirilecekmiş.


Merkezci anlayışı yıllardır değişmeyen köhne anlayış, devletin parası gene devlete gitsin, yabancıya gitmesin.


* * *


HAYATINDA
evin ve gazete dışında en çok zamanını geçirdiğin yer neresi diye sorulsa, düşünmeden cevap veririm.


İKSV
’nin girişimiyle başlayan Maslak Kongre ve Kültür Merkezi’nde...


Her bakanla birlikte gerçekleşeceği ham hayallerine bile kapıldığım oldu.


Artık oranın da, asıl amacına uygun, gerçek işlevini yerine getirecek biçimde tamamlanmayacağını bilecek kadar akıllandım.


AKM
’ye zaten dokunulamayacak, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da, bir konuşmasında, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Bey’e (Günay) buranın yıkılmasını söylediğini açıkladı.


Ben binanın yıkılıp yıkılmamasını tartışmıyorum, bir tek konser salonumuz yok, opera binamız yok, modern bir Resim ve Heykel Müzesi’ne yatırım yapılmıyor, bırakın yeni kütüphane binalarını, eski binalara bile gereği kadar para verilmiyor.


2010 Kültür Başkenti yetkililerinin açıklamalarından tatmin olmadım. Konserler, ses ve ışık gösterisi için, 2010’u mu bekliyoruz? Başka başkentlerdeki çalışmaları, bizim yetkililer gördü mü acaba? Sanmıyorum. Örnek alırlardı. Ayrıca daha karar veremediğimiz bir durum var.


Biz bu başkent seçilme işini yabancılara göre mi tasarlıyoruz, yoksa kendimiz için mi?


Birinci anlayış, bunun kendimiz için olması. Ancak öylesine bir konser salonu yaparız ki, dünya mimarlık dergilerinde yayınlanacak, övgüler toplayacak bir kütüphane kurarız ki, o zaman bizim de yabancıların da ilgisini çekebiliriz.


İkisi de olmadığına göre biz henüz amacı tespit edilmemiş çalışmalar yapıyoruz.


Bizim tek örnek olacağımız husus, bir fırsat nasıl kaçırılır sorusuna canlı yanıt olmamızda.


* * *


YAZIYI Halim Bulutoğlu
’nun söyledikleriyle noktalayacağım:


“Göğsümüzü gere gere 2011 yılına devredeceğimiz büyük mirasın yerinde yeller esiyor.”


Bulutoğlu
bir hususu unutmuş. Biz mirasyediyiz. 

X