2010’da 250 şube sadece KOBİ’lere hizmet edecek

Hürriyet Haber
10.12.2009 - 00:00 | Son Güncelleme:

Türkiye Finans Girişimci Bankacılık Müdürü Memduh Kara, banka olarak KOBİ bankacılığına giderek artan ölçüde önem verdiklerini belirtirken, sadece KOBİ’lere hizmet veren şube sayısını 2010’da 250’ye çıkaracaklarını açıkladı.

TÜRKİYE Finans’ın, KOBİ bankacılığına giderek önem verdiğini belirten Türkiye Finans Girişimci Bankacılık Müdürü Memduh Kara, 2009 için koydukları hedefi aşacaklarını belirtti. KOBİ’lere sunulan hizmet ve ürünlerin çeşitliliğinin gün geçtikçe artığına dikkat çeken Kara, 2010 yılında sadece KOBİ’lere hizmet veren şube sayısını 250’ye çıkaracaklarını belitti.
KOBİ’lere yönelik 10 adet sektör paketleri bulunduğunu belirten Kara, şu bilgileri verdi: “Bunların ortak özelliği; sektörün özelliğine göre ihtiyaç duyulan bankacılık ürünlerini bir arada sunması ve bankacılık hizmetlerinin daha özel imkânlarla kullanımına olanak sağlaması. Bununla birlikte reel sektöre her hafta 150-200 milyon TL’lik fon kullandırarak ve 75-100 milyon TL gayri nakdi desteği vererek piyasanın nabzını tutmaktayız.”
Hızlı ve etkin
Türkiye Finans olarak 2009 yılının ilk 10 ayı itibari ile yaklaşık 50 bin KOBİ’ye 3.5 milyar TL fon kullandırdıklarını belirten Kara, şu bilgileri verdi: “Bu tutar tüm fon kullandırımlarımız içinde yaklaşık yüzde 30 gibi bir paya tekabül ediyor. Yalnızca KOBİ müşterilerine hizmet veren şube ekiplerimizin sayısını 2010 yılı içinde 250’e çıkartacağız. 2009 yılının ikinci yarısı itibariyle bankamız yeniden yapılanma çalışması içine girdi. Bu doğrultuda kuruluşu itibariyle zaten KOBİ Bankacılığı yapan Türkiye Finans, iç yapılanmasını da KOBİ’lere daha hızlı ve daha etkin hizmet verecek hale getirmeyi amaçlıyor. “
Hedefi aşacağız
“İlk kez bir krizin kaynağı ülkemiz ile doğrudan bağlantılı olmadı. 2001 yılında yaşanan ağır krizin etkileri ile zaten önlemlerini arttıran bir yapıya sahip olan bankacılık sektörü, birçok ülkeye ders verircesine sağlamlığını korumak bir yana kriz ortamında gücünü ispat etti” diyen Kara, bu dönemde KOBİ’lerle ilişkilerini ise şöyle anlattı: “Bankamız yapısı gereği her durum ve şartta reel sektörün yanında yer aldığından, fon kullandırımını kısmak bir yana, krizin en etkili olduğu 2008 sonları ve 2009’un ilk 3 ayında bir önceki döneme göre fon kullandırım rakamını arttıran bankalar arasında yer almayı başardı. 2009 yılı Ekim ayı rakamlarına bakıldığında bankamız hedeflerini yakalamayı başardı ve yıl sonu itibariyle de hedeflediği rakamların üzerine çıkacak. Bu doğrultuda yine 10 aylık rakamlara göre mevcut 50 bine yakın KOBİ müşteri sayımızı sene sonu itibariyle 55 binin üzerine çıkarmayı hedefliyor ve tüm çalışmalarımızı bu doğrultuda gerçekleştiriyoruz. Yıl sonu itibariyle KOBİ’lere yönelik fon kullandırım  rakamımızı da 4 milyar TL ile kapatmayı hedefliyoruz.”

Kriz kadar yönetim tarzı da KOBİ’leri olumsuz etkiliyor

SEKTÖRDE, KOBİ kredilerinde takip oranının yüzde 7’ye çıkmasında kriz kadar KOBİ’lerin yönetim tarzının da etkili olduğuna dikkat çeken Memduh Kara, bunu şöyle açıkladı: “Türkiye’deki işletmelerin büyük çoğunluğunun aile şirketi olduğunu ve bu şirketlerin üçüncü nesile taşınma oranının yüzde 10’ların altında olduğunu düşünürsek KOBİ’lerin yapılanmalarının ağabey-kardeş ilişkisine dayandığını çok rahatlıkla söyleyebiliriz. Ailenin ticaretten anladığı düşünülen büyük ağabeyi alım satım işleri ile uğraşırken matematiği biraz daha kuvvetli olan diğer kardeş ise finansal işlerle iştigal  etmektedir. Bu yapı, profesyonellikten ve kriz zamanlarında her şeyi ince eleyip sık dokuyabilecek deneyimden de uzaktır. Takipteki kredilerin özellikle bu segmentte hızlıca artmasının altında yatan temel sebeplerden biri de KOBİ’lerin yönetim tarzıyla alakalıdır. Kredinin, ‘anlık ihtiyaç giderici’ bir enstrümandan ziyade ‘bir finansal kaldıraç’ olarak görülmeye başladığı anda üretimin, istihdamın dolayısıyla KOBİ’lerin en büyük destekçisi olacaktır. Ne yazık ki ülkemizdeki işletmelerde finansal bilinç henüz tam oluşmadığından, KOBİ kredilerinin takip oranlarının artmasını da normal bir sonuç olarak değerlendirmek gereklidir.”

Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı