Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

2010’a bir çocuğu sevindirmekle başlamaya ne dersin?

İşte mektup:<br>Sevgili Özlem Abla, nereden başlasam, nasıl anlatsam bilemiyorum. En iyisi doğrudan konuya girmek herhalde. Ben Muş ilinin Sungu ilçesine bağlı Tabanlı Köyü’nde ilköğretim ikinci sınıf öğretmeni olarak çalışıyorum.

Göreve başlayalı 20 gün oldu henüz. Ama bu kadar zamanda öyle şeyler gördüm ki, bunları birileriyle paylaşmam gerektiğini hissettim.Öğrencilerin hali perişan. Anasınıfından ilköğretim sekizinci sınıfa kadar çocukların tamamında ne üstte mont var, ne ayakta ayakkabı. Ders işlenecek defter yok, kalem yok, silgi yok, boya yok...Buranın kışını iyi kötü tahmin ediyorsundur. -30’lara kadar düşüyor sıcaklık. Hele ki köy yerlerinde durum daha da vahim. Sabahın o ayazında minicik ayaklarda lastik ayakkabı, üzerinde sağı solu yırtık önlük; ama yakası var. Hem de üzerinde “NE MUTLU TÜRKÜM DıYENE!” yazıyor. Birçok şey yok ama her şeyi olanlardan daha fazla heves var.Okul, öğretmen, ATATÜRK bambaşka onlar için. Okul çoğu zaman onlara bir evden daha sıcak, öğretmen bir anneden babadan daha yakın. Hatta bir gün bir öğrencim yanıma gelip “Ben size bundan sonra anne diyebilir miyim?” dedi.Onların bu hevesine, bu çabasına karşın bu yoksulluğu görünce gözlerin doluyor, öğrettikçe öğretesin geliyor.Normalde öğrenciler ödev verilmesini sevmezler hani. Ben çalışma kağıdı, alıştırma fotokopisi dağıttığımda yüzlerindeki o gülümseme, gözlerindeki o parıltı ve sınıfta yükselen “Oleeeeey” sesleri, görevinin ve bir köy okulunda çalışmanın zorluğunu unutturuyor. Ama işte gel gelelim yoksulluk had safhada.Biz sabah sırada andımız okunurken üzerimizde kalın kaşe kabanlar ve atkı bere olmasına rağmen donarken, onlar sadece tek bir önlük ve çoğu zaman içine çorap bile giyemedikleri lastik ayakkabılarıyla gür bir sesle andımızı okuyor.Daha neler neler...Evet öğrenme kapasitesi var ama imkan yok!şartlar çok kötü. Sadece çocukların değil, okulun da şartları çok kötü. Okulda ne kantin, ne tuvalet, ne elleri yıkayacak bir lavabo var. Hiçbir şey yok!Sabah 07:30’da okula geliyorlar. 12:00’ye kadar aç olarak ders işliyorlar. Tuvalet sorununu anlatmak bile istemiyorum. Derste izin alıp tuvalete gidiyorlar. Aslında gittikleri yer tuvalet değil, sadece okul bahçesinde herhangi bir köşede ihtiyaçlarını gideriyorlar.Sınıflarda birçok materyal eksik. Biz öğretmenler her şeyi elimizden geldiğince kendimiz yapmaya çalışıyoruz. Sırf öğrencilerimize fotokopi çalışma kağıdı dağıtabilmek için, okula fotokopi makinesi aldık. Daha birçok şeyi öğretmenler karşılıyor... Amaç sadece o hevesli çocukların hepsine iyi bir eğitim verebilmek, onlara iyi bir meslek kazandırmak. Birçok kötü durumdan, yokluğun ve cahilliğin sebep olduğu günümüzdeki malum insanlardan olmamalarını sağlamak. Vatanına ve milletine hayırlı birer birey olarak yetiştirmek. Her şey onlar için. Okumak için, öğrenmek için gerekli olan en önemli şey “istek”tir. Bu öğrencilerde o var. Hem de fazlasıyla... Tek sıkıntımız; montumuz, ayakkabımız, okumak için kitabımız, defterimiz, kalemimiz YOK!şimdi senden ve bu yazıyı okuyan duyarlı insanlardan istediğim; gelecekte ülkemizi yönetecek bu çocuklara bir nebze de olsa yardım eli uzatmanızdır. Ne olursa olun fark etmez. ıyi kötü herkes bir sınıfta, okulda neler olması gerektiğini biliyordur. Hepinizin çocuğu okula gidiyordur. Eğitim için gerekli olanlarla ilgili muhakkak bir bilginiz vardır. Çocuklarınızın bir-iki kere giyip artık küçüldüğü için kenara kaldırdığınız kıyafetler, ayakkabılar... Anasınıfları için, çocuğunuzun “Artık bu oyuncaklardan sıkıldım” dediği oyuncaklar... Yalnız bir kere okunan ve yenisi alınana kadar raflarda boşu boşuna bekleyen hikaye kitapları... “Bu artık küçük, sana olmaz, bu sene yenisini alalım” dediğiniz önlükler. Ve daha aklınıza gelebilecek birçok eğitim materyali...Bunlar sizler için inanın çok fazla bir külfet değil. Sizin kullanmayıp bir kenara koyduğunuz, kullanmadığınız eşyalardan, birçok öğrenci faydalanabilir. En önemlisi; belki bir gün bu öğrencilerden herhangi birisi yaşlandığınızda, hastanede ilaç yazdırma kuyruğunda beklerken karşınıza bir DOKTOR olarak çıkabilir. Eğer yardım edersek neden olmasın böyle bir şey, çok mu zor sizce?Düşünün zamanında ayakkabı, mont, kalem, defter, kıyafet, oyuncak gönderdiğiniz küçücük bir çocuk, sizin gönderdiklerinizle okuyup, ilerideki meslek hayatının temellerini sizin sayenizde atabilir.Duyarlılığınıza güveniyoruz...SevgilerimleBurcu KAYAMuş İli Sungu İlçesi Tabanlı Köyü İlköğretim 2. Sınıf Öğretmeniİşte çözüm:Anneyiz.Biz’e, arkadaşımız Özlem’e gelen bu mektuba içimiz acıdı, aklımızdan çıkmadı. Bir gönderim kampanyası başlattık. Her yerden gelenleri toplayarak Muş’a ileteceğiz. Eğer siz de “2010’a bir çocuğu sevindirmekle başlamaya ne dersin?” sorusuna “Evet” yanıtı veriyorsanız, bize katılabilirsiniz. Detaylar www.anneyiz.biz adresinde, arkadaşımız Özlem Aysoy’un köşesinde...Bebeklerde alt temizliğiMutlu ve sağlıklı bebekler için ilk ve en önemli adım, doğru zamanda ve doğru şekilde yapılan bir alt temizliğidir.Bebeğinizin cilt sağlığı ve huzuru için altının temiz ve kuru olması önemlidir. Bebek bezinin oluşturduğu havasız ortam ve nem, idrar ve dışkı ile birleşince hassas bebek cildinin çok çabuk tahriş olmasına neden olmaktadır. Bu nedenle bebeğin altı sık sık değiştirilmeli ve alt temizliğinde bebek cildine uygun ürünler kullanılmalıdır.Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Gökçe Günbey, “Mutlu ve sağlıklı bebekler için ilk ve en önemli adım, doğru zamanda ve doğru şekilde yapılan bir alt temizliğidir” diyor ve bu konuda önerilerde bulunuyor.Bebeklerde alt temizliği için gerekenlerBebek beziGünümüzde tek kullanımlık bebek bezleri tercih edilmektedir. Bezlerin idrarın cilt ile temasını engelleyen emici jeller içermesi, pişik oluşumunu engellemesi açısından önemlidir.Islak temizleme mendilleriÖzellikle ilk aylarda bebeğin cildi oldukça hassastır. Bu dönemde tahrişi önlemek için bebeğin altı ıslak pamuk veya aynı amaçla üretilmiş su bazlı ıslak mendiller ile temizlenmelidir. Sonraki aylarda kullanılacak ıslak temizleme mendillerinin de alkolsüz ve parfümsüz olması bebeğin cilt sağlığının korunması açısından önemlidir.Pişik kremiHer alt değişimi sonrasında çinko içeren bir koruyucu krem kullanılması pişik oluşumunu en aza indirgeyecektir.Kız ve erkek bebeklerde alt değişiminin püf noktalarıKız bebeklerde idrarın çıktığı üretra ile dışkının çıktığı anüs birbirine çok yakın olduğundan, idrar yolu enfeksiyonu gelişme riski erkek bebekten fazladır. Beş yaşına gelene kadar kız çocuklarının yüzde 8’i, erkeklerin yüzde 1-2’si en az bir kez idrar yolu enfeksiyonu geçirmektedir.Bu enfeksiyonların en sık nedeni dışkıda bulunan E. Coli adlı bakterinin idrar yollarına bulaşmasıdır. Bu nedenle özellikle kız bebeklerde genital bölge temizliği çok dikkatli yapılmalıdır. Islak pamuk veya mendil ile genital bölgenin üstünden başlanarak aşağı anüse doğru (başka bir deyişle önden arkaya doğru) tek bir hareket ile temizlik yapılmalı ve kirli pamuk/mendil atılarak temiz bir mendil ile işlem tekrarlanmalıdır. Vajina girişi ve labium minuslar (küçük dudaklar) arasındaki dışkı artıkları da nazikçe temizlenmelidir.Erkek bebeklerde ise önce anüs çevresi, sonra penisin ve testislerin altı temizlenmelidir. Erkek bebekte temizlik sırasında sünnet derisi asla geri çekilmemelidir. Kaka bulaşmış mendil bir daha cilde sürülmemelidir. Son olarak bacak araları ve bacaktaki kıvrımların arası nazikçe temizlenmeli ve işlem koruyucu pişik kremi sürülerek sonlandırılmalıdır. Tanrı ile BuluşmakGazeteci-yazar Nurgün Erdinç’in yeni romanı “Tanrı ile Buluşmak” çıktı. Roman, bir annenin çocuğuna duyduğu sevginin ne boyutlarda olabileceğini, çocuğun, sevgisi sayesinde ölen annesini nasıl yanı başında hissedebileceğini, sevginin gücüyle nelere, nerelere ulaşılabileceğini anlatıyor. Anneler, bu kitabı okumaya başladığınızda nasıl bu kadar çabuk bittiğine inanamayacaksınız!Yazan: Nurgün ErdinçNokta KitapMutlu çocuk yetiştirmeÇocuklar sınırlara ihtiyaç duyar. Ailelere sınırlar koyup doğru kararlar alabilmeleri için bir eğitim programı öneriyoruz. “Söylüyorum dinlemiyor”, “Nasıl çocuklardık, nasıl ebeveynler olduk”, “Sorumlu çocuklar
X
YAZARIN DİĞER YAZILARI