2006 enflasyon hedefi 4,7

A.A
31 Ocak 2006 - 11:28Son Güncelleme : 31 Ocak 2006 - 17:05

Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, 2006 yılı sonunda enflasyonun büyük bir olasılıkla ”yüzde 4,7 ile 6,3” aralığında gerçekleşeceğini bildirdi.

Serdengeçti, enflasyon hedeflemesi rejimine geçilmesi sonrası ilk ”Enflasyon Raporu”nu, bugün düzenlediği basın toplantısında açıkladı.

Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, 2006 yılı sonunda enflasyonun büyük bir olasılıkla ”yüzde 4,7 ile 6,3” aralığında gerçekleşeceğini bildirdi.

Enflasyon Hedeflemesi'ne geçilmesi sonrası ilk “Enflasyon Raporu'nu açıklayan Serdengeçti, enflasyonun, bugünden 1.5 yıla uzanan zaman diliminde düşmeye devam edeceğinin tahmin edildiğini söyledi.

Gelecek yılın ikinci çeyreği itibariyle enflasyonun yüzde 3 ile yüzde 5,5 arasında kalarak, orta vadeli hedeflerle uyumlu olacağının tahmin edildiğini vurgulayan Serdengeçti, bu yılsonuna kadar faizlerin yüzde 13,5 düzeyinde sabit tutulduğu bir ana senaryo altında ise enflasyondaki düşüşün daha hızlı olacağı ve yılsonunda “yüzde 4,2 ile 5,8” aralığında, 2007 yılı ortasında da “yüzde 1,5 ile 4” aralığında gerçekleşeceğinin tahmin edildiğini belirtti.

Serdengeçti, temel risk unsurlarını da “petrol fiyatlarındaki artışların devam etmesi olasılığı” ile risk priminde oynaklığa yol açabilecek “uluslararası likidite koşullarındaki olası dalgalanmalar” ve “AB yolunda çıkabilecek olası krizler” olarak sıraladı.

Serdengeçti, 2005 yılında enflasyondaki düşüşün geçtiğimiz 4 yıla kıyasla yavaşlamakla birlikte devam ettiğini, 2005 yılsonu itibarıyla tüfe enflasyonunun yüzde 7,72'ye gerileyerek, 2005 için belirlenen yüzde 8 oranındaki hedefe oldukça yakın gerçekleştiğini kaydetti.

Serdengeçti, şunları söyledi:

“Türkiye'nin içinden geçtiği yapısal dönüşüm ve azalmakla birlikte yüksek enflasyon dönemine özgü fiyatlama alışkanlıkları nedeniyle, hizmet fiyat artışlarının enflasyona olumsuz katkısının 2006 yılında da devam edeceği öngörülmektedir.

2005 yılında enflasyonu olumsuz etkileyen bir diğer unsur, vergi ayarlamalarının da etkisi ile yüzde 28,33 gibi oldukça yüksek bir oranda artan tütün ürünleri fiyatlarıdır. Söz konusu artışlar, tüketici enflasyonuna yaklaşık 1,23 puan katkıda bulunmuştur. 2005 yılı enflasyonunun yüzde 16'sı tütün ürünlerinden kaynaklanmıştır.”

Serdengeçti, cari işlemler açığının 2005 yılı sonunda, gayrisafi milli hasılanın (GSMH) yüzde 6.2'si civarında gerçekleşmesinin beklendiğini bildirdi.

Arz talep gelişmelerine değinen Merkez Bankası Başkanı, mevsimsellikten arındırılmış gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) verilerinin yılın üçüncü çeyreğinde ekonomik faaliyetin hızlandığını gösterdiğini kaydetti.

ENFLASYON RAPORU

Merkez Bankası, enflasyon hedeflemesi sonrası ilk “enflasyon raporu”nu yayınladı.
 
Geçen yıl içinde hane halkı borçluluk oranının hızla yükselmesi ve bu durumun özellikle konut kredisi geri ödemeleri kanalıyla harcanabilir gelir artışını sınırlama olasılığının, önümüzdeki dönemde özel tüketim ve iç talep artış hızını denetim altında tutacak bir unsur olarak değerlendirildiği belirtilen raporda, ayrıca iş gücü piyasasındaki rekabet, verimlilik artışlarının devamı ve mali disiplinin sürmesinin de enflasyondaki düşüşe katkı sağlayacağı kaydedildi.

Özel kapsamlı TÜFE endekslerindeki artış hızlarının 2005 yılının ikinci yarısında kademeli olarak azalmasının, enflasyonun ana eğilimindeki düşüşün devam ettiğini teyit eder nitelikte olduğu bildirilen raporda, “Nitekim, enflasyon bekleyişleri 2005 yılının son çeyreğinde de iyileşmeye devam etmiştir.

2006 yılı Ocak ayı itibarıyla yıl sonu enflasyon beklentisi, 2006 hedefinin yaklaşık 0,7 puan üzerindedir. Petrol fiyatlarındaki yüksek artışlara rağmen enflasyon bekleyişlerindeki düşüşün 2005 yılı boyunca devam etmesi, petrol fiyatlarının ikincil etkilerinin sınırlı kalacağına işaret etmektedir” denildi.
  
ORTA VADELİ ÖNGÖRÜLER
  
Raporda, önümüzdeki dönemde temel makro ekonomik değişkenlere ilişkin varsayımlar da özetlenerek, bu varsayımlarla uyumlu enflasyon tahminleri sunuldu ve tahminlerin belirgin olarak sapmasına yol açabilecek olası riskler de incelendi.
 
Buna göre, 2005 yılı üçüncü çeyreğine ilişkin açıklanan GSMH verilerinin, büyümenin yeni bir ivme olmadan devam ettiğini ve sektörel bazda daha geniş bir tabana yayıldığını gösterdiği bildirildi. Ancak, bu dönemde, özellikle tüketim harcamalarında GSYİH büyümesinin de üzerinde gözlenen artışın, daha çok göreli fiyat hareketlerinden kaynaklandığı ve dayanıklı tüketim malları ağırlıklı gerçekleştiği kaydedildi.
 
Dolayısıyla, söz konusu talep artışının enflasyon üzerinde oluşturduğu baskının sınırlı olacağının düşünüldüğü ifade edilen raporda, şöyle denildi:
 
“Bunun yanında, 2005 yılında yatırım harcamalarındaki büyüme eğilimi devam etti. Bu durum tarım-dışı istihdamda gerçekleşen büyük orandaki yükselişe karşın verimlilik artışlarının sürmesini sağladı. Söz konusu yatırım artışı, aynı zamanda üretim kapasitesini yukarı çekmesi bakımından da önemlidir.
 
Özetle, talep koşullarının enflasyonun düşüş sürecine yaptığı katkının 2006 yılında da devam edeceği ancak, bu katkının geçtiğimiz yıllara oranla daha sınırlı olacağı tahmin edilmektedir.   2005 yılının ilk çeyreğinde gıda, sağlık ve eğitim sektörlerinde yapılan KDV indirimlerinin oluşturduğu baz etkisi ve 2005 yılı Aralık ayında tütün ürünlerine yapılan zammın Ocak ayına da yansıyacak olması nedeniyle, 2006 yılının ilk çeyreğinde yıllık enflasyondaki düşüşün geçici olarak duraksayacağı ve yüzde 8 civarında dalgalanacağı tahmin edilmektedir.”
  
ENFLASYON
  
Raporda, bugünden bir buçuk yıla uzanan zaman diliminde yıllık enflasyonun düşmeye devam edeceğinin öngörüldüğü de bildirildi.

Buna göre, 2006 yılının ilk çeyreğinde enflasyonun yukarı doğru bir hareket göstereceği, ikinci çeyreğinde ise tekrar aşağı doğru yöneleceği kaydedildi. 2006'nın üçüncü çeyreğinden itibaren ise enflasyonun düşüş eğiliminin belirginleşeceği ve yıl sonunda hedefe çok yakın gerçekleşeceği ifade edilen raporda, şu bilgiler yer aldı:
 
“Bugünkü bilgiler ışığında ve varsayımlar altında, 2007 yılının ortasında enflasyonun yüzde 3 ile 5,5 arasında olacağı tahmin edilmektedir. Dikkat edilirse, enflasyon tahminlerinin hedefle tutarlılığı, orta vadeli yaklaşım dahilinde ele alınmakta ve para politikasına ilişkin yapılan varsayım da bu çerçeveyi yansıtmaktadır.

PETROL FİYATLARI
 
Raporda, ham petrol fiyatlarının 2005 yılı içerisinde oldukça yüksek düzeylere çıktığı, yıl sonuna doğru bir miktar gerileme gözlenmesine karşın bu hareketin geçici olduğu ve yüksek seviyelerin korunduğu hatırlatıldı.

RİSK PRİMİ
  
2006 yılında risk primine ilişkin öngörülerin de orta vadeli tahminler açısından oldukça önem taşıdığı vurgulanan raporda, “Zira, risk primindeki düşüş, hem döviz kurunu hem de uzun vadeli faizleri doğrudan etkilemektedir” denildi. 
 
CARİ AÇIK

Arz talep gelişmelerinin canlılığını koruması nedeniyle artan tüketim ve yatırım talebi sonucu, yatırım ve tüketim malları ithalatındaki hızlı artışların da devam ettiğini kayededen Serdengeçti, şöyle devam etti:

“Cari işlemler açığının 2005 yılı sonunda, GSMH'nın yüzde 6.2'si civarında gerçekleşmesi beklenmektedir. Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarındaki ve uzun vadeli kredi kullanımındaki artış eğilimi, cari açığın finansmanı açısından kısa vadede önemli bir sorun yaşanmayacağına işaret etmektedir.”

"REEL KUR DÜZEYİ, İHRACATTA TEK BELİRLEYİCİ DEĞİL”

“Bu noktada reel kur düzeyinin ihracatın tek ve ana belirleyicisi olmadığının anlaşılarak, yapısal unsurlara odaklanılması gerekliliği bir kez daha vurgulanmalıdır.

Dolayısıyla istihdam üzerindeki vergi yükünün azaltılması ve enerji maliyetlerinin düşürülmesi gibi maliyet düşürücü önlemlerin mali disiplinle çelişmeyecek şekilde alınmasının yanı sıra rekabetin artırılması ve yatırım ortamının iyileştirilmesi gibi, firmaları verimlilik artışlarına teşvik edecek yapısal düzenlemelerin devamlılığı büyük önem taşımaktadır..."

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı