Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

2002 ve sonrası

Geçiş dönemleri daima zorlayıcıdır. Özellikle bir biçim almak için senelerce uğraştıktan sonra yeni bir şekil almanız gerekiyorsa...

İşte, Dünyamızın geldiği nokta!

Binlerce yıldır verilen uğraşlar, gayretler, emekler sonucu medeniyetimizi oluşturduk ve teknoloji harikaları yarattık ve devam ediyoruz. Bu çalışmaların sonucunda ortaya çıkardığımızı ise, pek beğenmiyoruz. Çünkü giderek daha fazla zorlanıyoruz.

Bizi zorlayan koşullar, kurallar, anlayışlar, ilişkiler ve nihayet kendimiz...

Evet, ben, beni zorluyor. Fakat dikkatimiz başka yerlerde olduğu için ve daima kabahati kendimizin dışında aramayı öğrendiğimiz için, gerçek nedeni anlayamıyoruz.

Öğrendiklerimiz, bizi zorluyor. Bugüne kadar elde ettiğimiz bilgiler düşüncelerimizi zorluyor, düşüncelerimiz de bizi zorluyor.

Bekliyoruz ve beklentilerimizle karşılaşamıyoruz.

Düşünüyoruz, düşündüklerimizi yapamıyoruz.

Biliyoruz, bildiklerimizi uygulayamıyoruz.

Bütün bunların sonucunda mutsuz oluyoruz.

Mutsuzluğumuzu dış koşullara bağlıyoruz.

Dış koşulları yaratanın kim olduğunu düşünmüyoruz. Binlerce yıldır verdiğimiz emekler, gayretler sonucu oluşturduğumuz bir dünyada yaşıyoruz ve oluşturmaya da devam ediyoruz.

Fakat, sanki içinde yaşadığımız koşulları bizim dışımızdaki bir şeyler yapmışcasına davranıyoruz. Kaderimize, kötü talihimize ağlıyoruz.

Fikirlerimiz, düşüncelerimiz, duygularımız öylesine karamsar ve beklentilerimiz öylesine kötümser ki, iyi olabileceğini, yapabileceğimizi, keyif alabileceğimizi düşünemiyoruz. Ve nasıl düşünüyorsak öyle yaşıyoruz.

Fakat, içimizdeki bir yerlerden sızan mutluluk kıvılcımları yüreğimizi ateşliyor ve iyi bir şeyler olmasını diliyoruz. 2002 yılının daha iyi geçmesini istiyoruz.

Peki, bunun için bir şeyler yapıyor muyuz?

İşte, yarınların nasıl olacağını işaret eden düğüm noktası, bu! Çünkü, yarını hazırlayan bugün yaptıklarımız...

Bütün kabahati yüklediğimiz dış koşulları hazırlamak için neler yaptığımızı iyi düşünelim. El birliği ile hazırladığımız olayların sonuçlarına 2001 yılında katlanmak zorunda kaldık. Tabii ki, bu sırada pek çok şey öğrendik. Önemli olan şimdi bu bilgimizle neler yapacağız?

Aslında Türkiye olarak bizim müthiş bir potansiyelimiz var. Yapabilme gücümüz ve neler yapabileceğimizi anlayacak bilgi ve anlayışımız var. Sadece bilmek ve istemek bile bizim bu potansiyelimizi harekete geçirmek için yeterli. Şayet iyi beklentiler içinde kuvvetli bir istek ve bu doğrultuda çalışmayı başarırsak 2002 ve sonrası bizim için mükemmel olacak diyorum, Yasemin'ce...

Önemli not: Geçen hafta ertelediğim Fenerbahçe Divan Pub organizasyonunu yarın 13 Ocak Pazar günü gerçekleştiriyorum. İlgilenenler Altın Işık 0216 302 33 37 ve Divan 0216 330 38 00'dan ayrıntılı bilgi alabilirler.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI