Gündem Haberleri

GÜNDEM

    2 kankası var

    Şükrü KÜÇÜKŞAHİN / ANKARA
    09.08.2012 - 00:00 | Son Güncelleme: 09.08.2012 - 00:54

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Suriye ve İran politikalarını eleştirdi, “Esad ile kapıştık şimdi sıra geldi İran’a. Düşman kazanmak üzere inşa edilmiş bir dış politika. Erdoğan Ortadoğu’da artık ciddiye alınmıyor. Sadece iki kankası var; Suudi Arabistan ve Katar” dedi. Hürriyet’e konuşan Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

    Silah vereni  sorgulayalım

    (Esad için ‘Böyle Müslüman yönetim olur mu?’ diye soran Başbakan Tayyip Erdoğan’a) Hem bunu diyeceksin hem de insanlar birbirlerini boğazlasın diye ellerine silah vereceksin. Şu mübarek Ramazan’da insanların birbirini boğazlaması için ellerine silah veren anlayışı sorgulamamız lazım. İnsanların birbirini katlettiği her tür yönetimlere destek vermek bizim gibi bağımsızlık savaşı vermiş bir ülkeye yakışmıyor. Biz orada barışı nasıl sağlarız diye mücadele etmeliydik, insanların birbirini boğazlaması için değil. Etnik kimlik, mezhep bağlamında bakınca Ortadoğu’yu böyle kan gölüne çeviririz. Suriye’deki olaylar nedeniyle kazanan kim, bu soruyu sormalı. Sayın Başbakan, kendi vicdanına bu soru sorulmalı, oradaki olaylardan dolayı kazanan kim, kaybeden kim?

    Sayın Bahçeli, bu milli politika mı

    Sayın Bahçeli, bizim dış politikamızı milli politika olarak adlandırıyor; ama bu olanların millilikle ilgisi yok. Milli değil, başka bir ülkenin çıkarları üzerinden inşa edilen bir politika milli olabilir mi? Bir tatbikat yapıyorsunuz beyzbol sopası ile size mesaj veriliyor ve siz buna milli politika diyorsunuz. Milli politika muhalefetle iktidarın beraber yürüttüğü, iktidarın parlamentoda bilgi verdiği, destek aldığı politikadır. Sayın Bahçeli elini vicdanına koyup düşünsün;
    Suriye konusunda hangi yetkili gelip bilgi verdi?

    Ne Baasçıyım ne kardeşiyim

    Esad’ın izlediği politika tümüyle yanlıştır. Baskıcı her rejimi, oradaki insan katliamına karşıyız. Esad yönetimi Suriye’yi kan gölüne çevirdi. Halkın özgürlük, demokrasi taleplerine yanıt vermedi, defalarca söyledik ve bunları mutlaka yapmalıydı. Ne Baasçıyız, ne Esad’ın elini sıktım, ne tatile gittim ne de kardeşimdir dedim. Her zaman halkına yaptığı zulmü eleştirdim. Esad’a toz kondurmayan kişi Erdoğan’dır. Şimdi kendisine sorması lazım, halkın da sorması lazım. Ne değişti de birden böyle oldu? Obama’nın sopası ile yön değiştiren bir politika var da ondan.

    Hadi Esad’ı geçtik, ya İran’la ne oluyor? Esad ile kapıştık şimdi sıra geldi İran’a. Dost değil, düşman kazanmak üzere inşa edilmiş bir dış politika anlayışı çok yanlış. Hele Ortadoğu’da. Erdoğan’ın Ortadoğu’da artık hiç ağırlığı yok, ciddiye alınmıyor. Sadece iki kankası var; Suudi Arabistan ve Katar. Bu ülkelerin nasıl yönetildikleri de ortada.”

    ‘Dinliyoruz’ demezler

    KILIÇDAROĞLU, GATA ziyareti sonrasında yaptığı açıklamada telefonlarının dinlenmesi konusunda şunları söyledi: “Dinlemenin yapıldığını, talimatın siyasi otorite tarafından verildiğini gayet iyi biliyoruz. Ne söyleyecekler, resmen biz dinliyoruz mu diyecekler? Diyemezler bunu. Çünkü yaptıkları iş yasadışı. Bir insanın telefonunu dinlemek ayıptır. Bir insanın telefonunu dinlemek aşağılık bir iştir. Eğer mahkemeden karar alıp telefonlarımızı dinliyorlarsa söyleyecek hiçbir şeyim yok. Dinleme olayıyla ilgili yasal başvuruda bulunmayacağım. Belki insan olmalarından dolayı nedamet duyarlar da ‘Ayıptır yaptığımız şey’ derler. O noktaya gelirler diye düşünüyorum.”

    Gazi tıraşı

    CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Hakkâri’de yaralanan askerleri GATA’da ziyaret etti. Kılıçdaroğlu’nun ziyareti bir gazinin tıraş saatine denk geldi. Gazilerle sohbet eden Kılıçdaroğlu, “Hayata gülümseyerek bakıyorlar. Yaşadıkları acıları büyük ölçüde unutmuş durumdalar. Kendilerine teşekkür ettim” dedi.

    MİT: Görevimiz değil

    MİLLİ İstihbarat Teşkilatı (MİT), CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun “MİT tarafından teknik takip altındayız” açıklamasını yalanladı. MİT’in internet sitesine dün akşam saatlerinde konulan açıklamada, Kılıçdaroğlu’nun ismi verilmeyerek, “CHP Genel Başkanı” denildi. Açıklama şöyle: “7 Ağustos 2012 tarihli bazı yazılı ve görsel medyada yer aldığı üzere CHP Genel Başkanı ve Parti Sözcüsü tarafından dile getirilen; CHP lideri ve ailesi ile bazı milletvekillerinin MİT tarafından teknik takip altında tutulduğu yönündeki beyanlar gerçeği yansıtmamaktadır. Ayrıca MİT’in görevleri yasalarla belirlenmiş olup; iddia olunan hususlar müsteşarlık görev alanına girmemektedir.”

    Başbakan bölme görevi yapıyor

    KILIÇDAROĞLU, Başbakan Erdoğan’ın, ATV- a haber ortak yayınında Aleviler ve Alevilikle ilgili sözlerine de ilk kez karşılık verdi, şunları söyledi:

    “Başbakan uzun süredir aklı ile düşünmeyi unutmuş. Eğer bir başbakan kendi özgür aklı ile düşünmeyi unutmuşsa ülkeyi felaket bekliyor demektir. Son TV konuşmasında söyledikleri ülkeyi bölünmeye götürür. Başbakanların birleştirici, kaynaştırıcı olması lazım. Olaylara inanç veya etnik kimlik temelinde yaklaşıp sorunlara bu temelde çözüm üretmek ülkeleri böler, ayrıştırır. Başbakan bütün söylemlerinde sanki bu görevi yerine getiriyor gibi bir çaba gösteriyor. İnsanların inançlarından ona ne; istedikleri gibi inanır ve düşünürler. Eğer bu bağlamda toplumu bölerseniz toplum belleğinde kapanması zor yaralar açarsınız.

    Aleviler bu ülkenin asli unsuru, demokrasimizin, cumhuriyetimizin, bağımsızlığımızın en önemli teminatları arasındadır. Bugüne kadar hiçbir zaman ayrımcı dil kullanmadılar. Yeri geldi sağ partilere yeri geldi sol partilere oy verdiler. İnanç bağlamında oy dilenciliğine çıkmak doğru değil ki. Bize oy verme işi de doğru değil. AKP içinde Alevi milletvekilleri var. Bu gerçeği de mi görmüyor sayın Başbakan? AKP’ye destek veren bazı Alevi kuruluşları var, bunu da mı görmüyor? Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez bir başbakan, hiçbir ayrım yapmadan Alevileri eleştirinin odağına koyuyor. Çok tehlikelidir. Başbakanın aklını başına alması, aklıyla düşünmesi lazım.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı