Gündem Haberleri

GÜNDEM

    1989'un siyasi fikirlerine artık başvurulmuyor

    Opendemocracy
    05.11.2009 - 09:35 | Son Güncelleme:

    Doğu Almanya ile Batı Almanya’yı birbirinden ayıran Berlin Duvarı'nın yıkıldığı 1989 yılında ortaya çıkan politik fikirlere mevcut sorunların çözümünde başvurulmuyor.

    Bulgaristan, Sofya’daki Liberal Stratejiler Merkezi’nin başkanı Ivan Krastev, Opendemocracy’de yayımladığı makalesinde, mevcut siyasi sorunları çözmede, Doğu Almanya ile Batı Almanya’yı birbirinden ayıran Berlin duvarının yıkıldığı 1989 yılında ortaya çıkan politik fikirlere başvurulmadığını belirtti.           

     

    İngiliz diplomat Robert Cooper’dan da görüş alınan makalede, Cooper’ın 1999’da yazdığı bir yazıda Avrupa’da yaşanan Kadife Devrim'in öneminin altını çizdiğini ve 1989’da yıkılan Berlin duvarının aslında Avrupa’nın geçmişi ile geleceğini birbirinden ayıran bir duvar olduğuna dikkat çektiğine değinildi.

     

    Cooper makalesinde sözlerine şu şekilde devam ettiği belirtildi: “Batı’nın soğuk savaş konusunda gösterdiği başarı ise çok daha büyük önem taşıyor. Bu aslında bir yerde liberalizmin, Avrupa imparatorluğunun zaferi. Sınırların kalkıp, bütün Avrupa’nın birleştiği ve dış politikaların ülke değerlerine göre uygulanmaya başladığı bir dönemi getiren önemli bir zafer.”

     

    BİRLİK OLMA İDDİASI SORGULANIYOR

    Makalede, Cooper’ın yazısının üzerinden geçen on yılda, 1989 yılının önemini yitirdiği savunuldu. Liberalizm’in, özellikle Orta Avrupa’da şiddetli bir kriz içinde olduğunun belirtildiği yazıda, Rusya ile Gürcistan arasındaki beş günlük savaşın, Avrupa’da oluşturulan birlik fikrinin sorgulanmasına neden olduğuna değinildi.

     

    Yazıda, hem Doğu hem de Batı Avrupa’da, 1989 yılının politik enerjisinin tüketildiği savunuldu. Orta Avrupa’nın yeni nesil siyasi liderleri, 1989 yılında gerçekleşen devrimin mirası olan fikirlerden ve ideolojilerden tamamen sıyrılmış gibi görünüyor. Orta Avrupa’nın popülist liderlerinin geleneksel milliyetçi yaklaşımlarla kendi meşruluklarını kanıtlamanın peşinde. Yeni nesil liberal pragmatistler ise, sembolik politikaya hiç önem vermez bir hale geldi.

     

    Makalede, siyasilerin takındıkları bu tavırların ülke vatandaşları tarafından da hissedildiğinin altı çizildi. Macaristanlılar arasında yapılan bir anket, ülke vatandaşlarının yüzde 14’ünün yaşanan değişimden faydalandıklarına inandıkları dile getirildi.

     

    KOMÜNİZM ÖNEMİMİ YİTİRDİ

    Demokrasinin kendi tanımında, komünizmin merkezi önemini kaybettiğinin dile getirildiği yazıda, son yıllarda ortaya çıkan siyasi sıkıntılarla baş etmek için 1989’daki fikirlere başvurmanın işe yaramayacağının altı çizildi. Makalede ayrıca göçmen sorunları, terörizm ve iklim değişikliği gibi sorunlar, 1989 devriminde ortaya çıkan küreselleşme fikriyle çözülemeyeceği belirtildi.

     

    Yazının sonunda, İran’ın İslami devriminin gerçekleştiği ve Çin ekonomik reformlarının gerçekleşmeye başladığı 1979 yılının, tarihte gerçek bir modern dönüm noktası olarak önemini koruduğunu söylenirken, 1989 yılının daha fazla önemi hak edip, etmediği sorgulandı. Bu soruya net bir cevabın verilemeyeceğini söyleyen Ivan Krastev yazısını şu şekilde sonlandırdı: “1989 yılının her geçen gün biraz daha önemini yitirmesi, Avrupa’nın kendine güvenme konusunda yaşadığı krizin en net örneğidir”

     

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı