"Ayçe Dikmen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayçe Dikmen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayçe Dikmen

18 yaşına kadar nota bilmeyen dünyaca ünlü İzmirli tenor

TENOR Deniz Şenözhür, müzik kariyeri yapmaya karar verince İzmir, İstanbul ve Ankara’daki konservatuvarların sınavla-rına girmiş ama kazanamamış.

Yılmayan İzmirli Şenözhür, Venedik Konservatuvaraı’na başvurmuş, bu kez birincilikle kabul edilip burslu eğitim görmüş. İtalya’daki eğitim yaşamı boyunca çok değerli sanatçılardan ders alan Şenözhür, en çok Pavarotti’nin ilgisi ve yakınlığından etkilenmiş.

»Müziğe çocukluğunuzda mı başladınız?
»Aslına bakarsanız önceleri müzik benim için hobiydi. 18-19 yaşımda müziği daha ciddi olarak ele almaya başladım.
»O yaşa kadar müzik eğitimi almadınız mı?
»Normal lisede okudum. O zaman da akerdeon, yan flüt çalıyordum ama çok amatördüm. Nota bile bilmiyordum. 17 yaşımda flüt dersi aldım.
»Şan dersi de mi almadınız?
»Hayır. Evde Türk Sanat Müziği söylerdim herkes gibi, ama bu yönde ilerleyeceğimi düşünmüyordum.

Atina Operası’nda sahneye çıktım, Türk Konsolosluğu hiç ilgilenmedi

»Atina Operası’nda da sahneye çıkmışsınız...
»Atina Operası’nın müdürü yakın arkadaşım. Beni Yunanistan’a davet etti. Geçen aralık ayında Atina’da Rigoletto oynadım.
»Orada nasıl tepkiler aldınız?
»Halktan güzel tepkiler aldım da Türk Konsolosluğu benimle hiç ilgilenmedi.
»Nasıl yani?
»Atina’daki Türk Konsolosluğu’na üç kez telefon edip gösterimi haber verdim. ‘Eğitim ataşemiz yok, geri arayacağız’ dediler. Ne aradılar, ne de konserime geldiler, çiçek bile göndermediler. Hatta Türk-Yunan dostluğu adı altında bir konser projemiz var. Onu haber vermeyi düşünmüyorum.
»Nasıl bir proje bu?
»Yunanlı bariton Dimitris Tilyakos, soprano İrini Kyriakidou’nun da dahil olduğu bir konser projemiz var. Atina, Selanik, İstanbul ve İzmir’i düşünüyoruz. Henüz tarihleri belli değil ama amacımız Türk-Yunan dostluğunu sanatla pekiştirmek.

Pavarotti ‘‘Sesin bende olsaydı daha büyük kariyer yapardım’’ dedi
»Hangi sanatçılardan eğitim aldınız?
»Ünlü soprano İliana Cotrubas gibi birçok önemli sanatçı var. Hatta hocam Mezzo-soprano Stella Silva beni eğitim almam için Luciano Pavarotti’ye gönderdi. Bir yıl Pavarotti ile çalıştım.
»Pavarotti’den nerede ders alıyordunuz?
»Evinde alıyordum. Venedik’ten Modena’ya gidiyordum. Yazları ise yazlık evine gidip geldim. Bana çok yardımı oldu, zaten çok iyi bir insandı.
»Size yaklaşımı nasıldı?
» Beni severdi. Seslerimizin türü de benzerdi. Benim öncelikle öğretmenimdi. Rahat bir insandı, derslere bazen şortla gelirdi. Bana çok şey öğretti.
»Daha önce Türk öğrencisi olmuş mu?
»Hayır olmamış. İlk Türk öğrencisi bendim.
»Çok pahalı değil miydi Pavarotti’den ders almak?
»Derse para ödemiyordum. Hatta bazen param olmuyordu, bize eşlik eden piyanistin parasını da o ödüyordu. Bana çok iyi davrandı.
» Pavarotti ile ilgili bir anınız var mı?
»Bir dersin sonunda bana baktı ve “Sen çok iyisin. Başladığımda senin sesin ben de olsaydı, çok daha büyük kariyer yapardım” dedi.

Türkiye’dekilere giremedim ama Venedik Konservatuvarı’na birincilikle girip
burslu okudum

»Müzik kariyeri yapmaya karar verince ne yaptınız?
»Flütten konservatuvara başvurdum. Yaşım enstrüman eğitimine başlamak için büyük olduğundan ‘olmaz’ dediler. ‘Mutlaka konservatuvarda okumak istiyorum’ deyince, ‘Bu yaşta sadece orkestra şefliği ya da şan eğitimi alabilirsin’ dediler. Nota bilmediğimden, ‘Senden sadece opera sanatçısı olur’ dediler.
»Hangi konservatuvara başvurdunuz?
»İzmir Operası’nda tenor olan Fırat Yalçınkaya’dan ders alıp Dokuz Eylül Konservatuarı’nın sınavlarına girdim, kazanamadım. Ertesi sene İstanbul, Ankara bütün konservatuvarların sınavlarına girdim hiçbirini kazanamadım.
»Eyvah, müzik kariyeriniz başlamadan bitti..
»Ben, ‘İllaki müzik okuyacağım’ dedim. Fırat Yalçınkaya tanıdıklarına sorunca Venedik’te bir piyano öğretmeninin adresini verdiler. Mesaj atıp, orada okumak istediğimi söyledim, ‘Gel’ dedi. Gittim ve orada okudum.
»Burada hiçbir konservatuvara kabul edilmezken Venedik Operası’na kabul edildiniz mi?
»Hem de birincilikle kazandım. Venedik Operası’nda burslu okudum.

Cenova Operası’nda sahneye çıkan ilk Türk olmam gazetelere konu oldu

»İlk sahneye çıkışınız ne zaman ve nerede oldu?
»2006’da Venedik’te Don Giovanni Operası’nda Don Ottavio rolüyle çıktım. Traviata gibi birçok önemli operada rol aldım.
»Şu anda ne oynuyorsunuz?
»En son dünyanın en büyük şeflerinden olan Daniel Oren’ın şefliğinde, Cenova Carlo Felice Tiyatrosu’nda, Lucia Di Lammermoor’da oynadım. İtalya’nın en büyük tiyatrolarından olan Carlo Felice Tiyatrosu’nda Leyla Gencer bile söylememiş, ilk Türk benmişim. Bu, gazetelere bile konu oldu, benimle röportaj yaptılar.
»Bundan sonra hangi operalarda oynayacaksınız?
»Bundan sonra Rigoletto Operası’nda Duca Di Mantova rolünü oynayacağım. Romeo Jülyet’de Romeo rolünü oynayacağım. Venedik’te, Padova’da farklı sahnelerde olacağım.

La Scala ve Metropolitan’da söyleyeceğim, Türkiye’de hiç söylemedim çünkü teklif gelmedi

»Şimdiye kadar hangi ülkelere gittiniz?
»Estonya, İsveç, İsviçre, Almanya, Avusturya, Ukrayna neredeyse bütün Avrupa’da söyledim.
»Türkiye’de sahneye çıktınız mı?
»Hayır, henüz çıkmadım. Gerçi ailem ve arkadaşlarım beni Avrupa’da izledi. Uygun bir teklif gelirse olabilir. Gerçi şimdiye kadar hiç teklif gelmedi.
»Hedefleriniz neler?
»La Scala Operası’nda söylemek isterim, zaten 2012’de La Scala’da çıkacağım. Yine New York Metropolitan Operası’nda opera söyleyeceğim. Yani hedeflediklerim bir bir gerçekleşiyor.
»Bu tür operalarla nasıl bağlantı kuruyorsunuz, bir ajansınız mı var?
»İtalya’da zaten tanınıyorum, bir ajansım var. Avusturya ve Almanya için başka bir ajansım var, Amerika için de farklı bir ajansım var. Yani üç temsilcim bana oyunlarda rol sağlıyorlar.

Türkiye’deki konservatuvarlara kabul edilseydim bu noktaya asla gelemezdim

»Peki ses de geliştirilebilir daha iyi hale getirilebilir mi?
» Teknik ve terbiye ile değişebilir. Aldığınız kültürün, yaşadıklarınızın bile önemi var. Bence ses insanın kişiliğini de yansıtır.
»Ama yine de tanıtım çok önemli değil mi?
» Birçok iyi tenor var. İşin içine reklam, tanıtım girince en iyisi olmasa da bir tenor ön plana çıkabiliyor. Avrupa’da bu iş böyle yürüyor.
»Türkiye’de kabul edilmemeniz hakkında ne düşünüyorsunuz?
»Bu konuda kötü düşünmek istemiyorum. Hatta iyi bile düşünüyorum. Türkiye’de herhangi bir konservatuvara kabul edilseydim muhtemelen şimdi olduğum yerlere asla gelemeyecektim. O nedenle iyi olmuş diye düşünüyorum.

X