18 Mart Çanakkale Zaferi şiirleri - En güzel Çanakkale Zaferi şiirleri burada

Güncelleme Tarihi:

18 Mart Çanakkale Zaferi şiirleri - En güzel Çanakkale Zaferi şiirleri burada
Oluşturulma Tarihi: Mart 17, 2017 19:33

18 Mart Çanakkale Zaferi şehitleri anma günü için artık çok az bir zaman kaldı. Türk tarihinin dönüm noktası olan Çanakkale Savaşı'nın anma günü her yıl 18 Mart'ta gerçekleştiriliyor. Tüm öğrenciler ve öğretmenler bu özel gün için tören hazırlarken, törenlerde söyleyecekleri şehitleri anmayla ilgili şiirleri de araştırmaya başladılar. Çanakkale Zaferi'nin 102'nci yıl dönümünde okuyabileceğiniz 18 Mart sözlerini ve şiirlerini haberimizde derledik. İşte, en güzel 18 Mart Çanakkale Zaferi şiirleri.

Haberin Devamı

18 Mart Çanakkale Şehitleri anma gününe kısa bir süre kala öğrenciler okullarda sergileyecekleri etkinlikler öncesinde Çanakkale Zaferi şiirlerini aratmaya başladı. Biz de bu vesile ile en güzel 18 Mart Çanakkale Zaferi şiirlerini okuyucularımız için derledik. İşte, bu özel günde sizler için hazırladığımız en güzel Çanakkale Zaferi şiirleri.

ÇANAKKALE SAVAŞI NEDİR?

Çanakkale Savaşı, Birinci Dünya savaşı esnasında 1915-1916 yılları arasında Çanakkale/Gelibolu Yarımadası'nda İtilaf Devletleri ve Osmanlı İmparatorluğu arasında geçmiştir.

Çanakkale üzerinden İstanbul'u ele geçirmek isteyen İtilaf Devletleri, boğazların kontrolünü de elde tutmak istemiştir. Aynı zamanda 1 Ağustos 1914'ün ertesi günü Almanya ile ittifak anlaşması imzalayan Osmanlı İmparatorluğu, fiilen savaşa katılmıştır.

Haberin Devamı

Savaşta ağır kayıplar veren Osmanlı İmparatorluğu, işgal girişimlerini bastıramayınca toprakların büyük bir bölümü zapt edilmiştir. Ancak Gelibolu cephesindeki Çanakkale Savaşı, Atatürk önderliğindeki Türk milletinin ve ordusunun büyük bir mücadele ile kazanılmıştır.

EN GÜZEL 18 MART ŞİİRLERİ

Çanakkale Şehitlerine

Şu boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi? En kesif orduların yükleniyor dördü beşi 
Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya. 
Ne hayasızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı! Nerde gösterdiği vahşetle "bu: bir Avrupa'lı" 
Dedirir, yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi, Varsa gelmiş, açılıp mahpesi, yahut kafesi! 
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak Boşanır sırtlara vadilere sağnak sağnak. 
Saçıyor zırha bürünmüş de namerd eller, Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller. 
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere, Sürü halinde gezerken sayısız teyyare. 
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler, Kahraman orduyu seyret ki, bu tehdide güler! 
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından; Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman? 
Hangi kuvvet onu, haşa edecek kahrına ram? Çünkü te'sis-i ilahi o metin istihkam 
Şüheda gövdesi, bir baksana, dağlar taşlar... O, rüku olmasa, dünyada eğilmez başlar, 
Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor; Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor! 
Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker, Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer. 
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi, Bedr'in aslanları ancak bu kadar şanlı idi. 
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? "Gömelim gel seni tarihe" desem sığmazsın. 
Hercümerc ettiğin edvara da yetmez o kitap Seni ancak ebediyetler eder istiab. 
"Bu taşındır" diyerek Kabe'yi diksem başına, Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına, 
Sonra gök kubbeyi alsam da rida namiyle Kanayan lahdine çeksem bütün ecramiyle 
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan Yedi kandilli Süreyya'yı uzatsam oradan. 
Sen bu avizenin altında bürünmüş kanına Uzanırken gece mehtabı getirsem yanına. 
Türbedarın diye ta fecre kadar bekletsem, Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem. 
Tüllenen magribi akşamları sarsam yarana, Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana... 
Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber, Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber. 

Mehmet Akif Ersoy

Haberin Devamı

18 Mart Çanakkale

Bulutlar sarmıştı her yanı, 
Kapkara bir geceydi, 
Yağmur,bardaktan boşalırcasına, 
Sağnak gibi yağıyordu, 
Yedi düvelin gemilerinden yükselen, 
Top,tüfek sesleri, 
Her yanı inletiyordu, 
Mustafa Kemalin askerleri, 
Aslanlar gibi dövüşüyordu, 
Ve Çanakkale kahramanca, 
Düşmana selam veriyordu,

Kükrüyordu tepeden, 
Mustafa Kemal, 
Vatanıma ayak basacaksa düşman, 
Yaşamanın ne gereği var, 
En son nefer ölünceye kadar, 
Dövüşeceksiniz aslanlar, 
Görecek bütün dünya, 
Ne aslanlar doğururmuş, 
Emineler,Hatçeler,Ayşeler,Fatmalar.

Ali Osman Yılmaz

Çanakkale

Gün geçmiş,yıl geçmiş ne yazar. 
Her karış torağında bin,şehit bir mezar. 
Yeryüzünde yaşadıkça,tek dişi canavar. 
Türk milleti aynı destanı yine yazar.

Haberin Devamı

Sen rahat uyu ey şanlı şehit. 
Gölgesinde gölgelen al bayrağın. 
Hangi kem göz sana edebilir nazar. 
Türk milleti aynı destanı yine yazar.

Yedi cihana yeter yazdığın destan. 
Gök kubbe ay,yıldız sana verir selam. 
Çanakkaleyi düşmana yaptınya mezar. 
Türk milleti aynı destanı yine yazar.

Dünya döndükçe Çanakkale yine geçilmez. 
Kanınla suladın toprağı hangi canlı seni bilmez. 
Sen yazdın cihana şanlı tarihi artık kim bozar. 
Türk milleti aynı destanı yine yazar.

Şefik Aydemir

YİĞİDİM / ŞEHİDİM

Bakmakla bilinmez kıymetim/kadrim
Her karşı toprağım kutsaldır benim
Uğruma binlerce şehitler verdin
Al kanla yazıldı tarih defterim

Vurulup koynumda yatan yiğidim
Kıyamette elbet sana şahidim
Bu vatan uğruna gitti gençliğin
Göklerden verildi rütben şehidim

Haberin Devamı

Vatan bir cehennem gibi yanıyor
Dünya bizi mağlup olmuş sanıyor
Suskun duran millet bir uyanıyor
İttifaklar Mehmetçiği tanıyor

Kahramanlar burda çoktur seçilmez
Şehitlik şerbeti kolay içilmez
Bir nefes anında umman geçilir
Bilinir ki Çanakkale geçilmez

Burası Türklerin ebedi yurdu
Her Mehmet bir tabur düşman vurdu
Böylece tüm dünya şanın duydu
Yedi Düvel mecbur selama durdu

Dinle beni dinle anla ey gencim
Yiğitler koynumda artar direncim
Atanın yazdı takvime göre
Seninle akranım ben de çok gencim

Huzurla şad olsun ruhu atanın
Pişman oldu soyu bana çatanın
Sonsuza dek sana kutsal vatanım
(Bu)Övünç binlerce kefensiz yatanın

Ey gencim ecdadın bedel ödedi
Uğratma namerdi yurduma dedi
Üzme sen Ata’nı incitme emi

Haberin Devamı

Görevi ilahi bilincindendi
Şöhreti saygıyla söylenip geldi

Zeki İ. KIZILIŞIK

Çanakkale Destanı (2)

Yıl 1915
18'indeyiz Martın. 
Kendine gel biraz!
Pek tekin değildi Çanakkale'nin suyu, 
Geçilmez bu boğaz... 
Geçilmez bu boğaz... 
Bizi
Ne topun yıldırır, 
Ne kurşunun. 
Çünkü artık 
Başladı cengimiz.
Er meydanında bulunmaz dengimiz... 
Sen misin Mustafa Kemal'im ileri diyen? 
İşte fırladık siperden. 
Sırtına yüklenmiş kahraman 
Seyit 276 kiloluk mermiyi, 
Koşuyor bataryasına ateşler içinden. 
Bu mermi denizlere gömecek Elizabet'i Buvet'i...
Yanıyor bugün Anafartalar yanıyor, 
Denizler yanıyor, 
Dağlar yanıyor. 
Zafer bizimdir artık 
Düşman zırhlıları batıyor... 
Türk'üm,
Muzaffer olarak doğmuşuz bir kere. 
Bir karış toprak uğruna Kimimiz şehit oluruz. 
Kimimiz gazi. 
Hiç değişmez bu yazı. 
Dünyada her yer geçilir belki 
Lâkin geçilmez Çanakkale Boğazı...

Fahri ERSAVAŞ

Çanakkale Geçilmez

Çanakkale dediğin manasızdır sanma sen 
Ordaki şehitlerdir tarihlere şan veren 
Vatan toprağı için can ile serden geçen 
Korkuyor bu kafirler tüyleri diken diken

Su üstü mayın dolu nusret toplar mayını 
Bir yandan Elizabeth düşünüyor canını 
Komayacağız yerde şehitlerin kanını 
Korku bilmez bu millet artıracak şanını

Mehmedoğlu Seyyid'in mermiyi kaldırışı 
Dünya durdu, dönmüyor seyreyliyor yarışı 
Anlayacak kafirler bucağı ve karışı 
Türküm başkaldırdı ki zaferdir haykırışı

Gaza, cihad nasib et Türk milletine ya Rab! 
Anzak, Hindu, İngiliz... Hepsi harab ve bitab 
Her renk, her dil, her kıta bilsin ki bu kutlu ab 
Çanakkale suyu bu ne Rum dinler ne Arab

Anafarta, Dardanos, Boğalı, Seddülbahir 
Türktedir bu topraklar dünyada evvel ahir 
Kayboldu İngilizler bilinmiyor nerdedir 
'Çanakkale Geçilmez' bu da açık gerçektir

Samet Mehmet Bora

Çanakkale Kahramanları

Malım, mülküm 
Eşim, dostum 
Yarim demediniz 
Hiç tereddütsüz 
Gidip can verdiniz 
Elimde bardağım 
Çayımı rahat içebiliyorsam 
Çünkü siz orda öldünüz 
Daha onbeşinde, onaltısında 
Kurşunlara yürüdünüz 
Helal edin hakkınızı 
Yapabildiğim tek şey bugün 
Bir Elhamla, iki damla gözyaşı 
Ruhunuz şadolsun 
Çanakkale Kahramanları

Ayşe Adlım

Çanakkale Zaferi

Her şeyi hesaplayıp yurdumuzu böldüler 
Bizi yok etmek için sürülerle geldiler 
Türk’ü tanımadılar gafletlere daldılar 
Mehmetçiği görünce kanı dondu kurudu 
Mehmetçik şehit oldu vatanını korudu

Düşmanlar tekniğiyle işini kolay sandı 
Her taraf cehennemdi ateş barut ve kandı 
Çanakkale geçilmez; o ne müthiş destandı 
Can verdi Mehmetçikler vatanını korudu 
Ya ölüm Ya istiklâl; buydu şartı şurutu

Cephede her yer müthiş, kan barut kokuyordu 
Mehmetçik mermisizdi süngüyü takıyordu 
Ölüme emir almış dualar okuyordu 
Taarruz için değil ölmek için yürüdü 
Düşmana dehşet saldı vatanını korudu

İşte böyle ölümü ölümsüzlük bilmişler 
Ne engin iman gücü, ölürkende gülmüşler 
Anladı ki düşmanlar yanlış yere gelmişler 
Onları aynı anda büyük korku bürüdü 
Bizim şehitler ölmez onlar öldü çürüdü

Der Mikdatî askerin her biri bil ki zahit 
Cengaverce savaştı vatan uğrunda şehit 
Kazanmayı bildiler imanlarıydı ahit 
Şadolsun ecdadımız vatanını korudu 
Ölen düşmanları da Mehmetçikler kürüdü

Mikdat Bal

Zafer Marşı

Tarihi çevir, nal sesi kısrak sesi bunlar 
Delmiş Roma'nın kalbini mızrak gibi Hun'lar

Göktürkler, Uygurlar, Oğuzlar, Peçenekler 
Türk'ün tarihine binbir zafer ekler

Dünya atımın nalları altında ezildi 
Kaç haçlı sefer göğsüme çarpınca kesildi

Bir gün gemiler dağlara tırmandı denizden 
Kudret ve zafer bizlere miras dedemizden.

BAKMADAN GEÇME!