'15 bin ihracatçı bu yükü kaldıramaz'

Hürriyet Haber
25.12.2014 - 16:49 | Son Güncelleme:

Yassı Çelik Kullanıcıları Platformu Sözcüsü Ali Eren, “Yassı mamüle uygulanan gümrük vergisi; cari açık ve enflasyon yükseltici, piyasa bozucu, sektörler arası servet transferine yol açan bir yapısal bozukluktur. 15 bin ihracat mücahidi bu yükü kaldıramaz. Gümrük vergisinin yassı çelik mamullerinden kaldırılmasını talep ediyoruz” dedi. Türkiye’de 14 milyon ton yassı çelik tüketimi, 10 milyon ton üretim mevcut ve bu üretimin 2 milyon tonunun ihrac edildiğini kaydeden Ali Eren, “Dolayısı ile Türkiye’de 6 milyon ton yassı çelik ithalatına ihtiyaç var. Gümrük vergisinin kalkması, metal ihracatını artıracak, enflasyon ve cari açık azalacaktır” diye konuştu.

Çelik boru, beyaz eşya, demir ve demir dışı metaller, kazan ve basınçlı kap, makine, gemi yapım, soğuk haddeleme, galvanizleme ve ambalaj gibi hammaddesi yassı çelik olan sektörler yassı çelik ithalatında uygulanan gümrük vergilerine yönelik açıklama yaptı. Söz konusu sektörlerin önde gelen temsilcileri ile ilgili dernek ve kurumların bir araya geldiği Yassı Çelik Kullanıcıları Platformu; hammadde maliyetlerini arttırdığı ve bu sektörlerin ihracatını sekteye uğrattığı gerekçesiyle gümrük vergilerinin kaldırılması talebinde bulundu.

Hammaddesi yassı çelik olan sektörlerin sorunları hakkında bilgi veren Yassı Çelik Kullanıcıları Platformu Sözcüsü Ali Eren, “Yassı çelik ithalatına uygulanan gümrük vergileri hammaddesi yassı çelik olan sektörler için sorun yaratıyor. Türkiye ihracatından önemli pay alan pek çok sektör Türkiye’de yassı çelik üretiminin yeterli olmaması sebebiyle ihtiyacını yurtdışından karşılamak zorunda kalıyor. İthal ürünlere uygulanan vergiler maliyetlerimizi yükselterek sektörlerimizin rekabetçi olmasını engelliyor” dedi.

“REKABET GÜCÜMÜZ AZALIYOR"

Türkiye’de yassı çelik ürünleri ithalatına, yassı çelik cinslerine göre yüzde 9-10 oranlarında gümrük vergisi uygulandığını söyleyen Ali Eren, “Uygulanmakta olan gümrük vergileri nedeniyle iç piyasada yassı çelik fiyatları dünya piyasalarına göre yaklaşık yüzde 10 daha yüksek. Yassı çelik ürünlerine uygulanan vergilerle yerli üreticiler de fiyatlarını aynı nisbette arttırdığından iç piyasadan alınan hammadde fiyatları da yükseliyor. Maliyetlerimizde direkt olarak yüzde 10 artışa neden olan bu durum nedeniyle rekabet gücümüz azalıyor. Eğer bir koruma yapılacaksa hammadde ve yarı mamul ithalatına karşı değil nihai mamul ithalatına karşı yapılmalı. Dünya piyasa fiyatlarından hammadde teminini engelleyen düzenlemeler sektörlerimizin rekabet gücünü azaltmaktadır. Şayet, bazı ülkelerden dampingli veya devlet teşvikli yassı çelik ithalatı söz konusu ise bunu engellemenin yolu o ülkelere anti damping vergisi veya telafi edici vergi uygulamak olmalıdır. Yassı çelik sektörünü koruyalım diye tüm üçüncü ülkelerden ithalata gümrük vergisi uygulamak bu ürünü hammadde olarak kullanan sektörler için olumsuzluk yaratmakta ve sektörlerimizin gelişimini engellemektedir” diye konuştu.

Türkiye’de yıllık ortalama 10 milyon Ton yassı çelik üretimi olmasına rağmen tüketimin 14 milyon ton olduğunu belirten Ali Eren, “Üretimin yaklaşık 2 milyon tonluk kısmının ihraç edildiği göz önüne alındığında ihtiyacı karşılamak için 6 milyon ton civarında bir ithalatın yapılması gerektiği görülüyor. İç piyasadaki üretimin ve talep edilen bazı çelik vasıflarının yetersiz olması nedeniyle, yerli yassı çelik üreticileri siparişlere yetişemiyor ve verilen siparişleri ancak 3-4 ay sonra karşılayabiliyor. Bu da platform üyesi sektörlerimizin hammadde temininde sorun yaşamasına neden oluyor” dedi.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı