Gündem Haberleri

    15 aydır organ bekliyor

    Nesrin COŞKUN/ İZMİR, (DHA)
    29.10.2008 - 14:14 | Son Güncelleme:

    İSTANBULLU 42 yaşındaki Asuman Meriç, akciğer nakli olma umuduyla 15 aydır İzmir'de Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'nde yatıyor.

    Meriç'in kızı 20 yaşındaki Sevda, annesinin yanında olabilmek için üniversite değiştirdi, Bolu'dan İzmir'e geldi. Şoför eşi 45 yaşındaki Kemal Meriç ile kuaför oğlu 18 yaşındaki Tuncay ise İstanbul'da. Şifa peşinde parçalanmış aile olduklarını belirten Asuman Meriç, “Bizim gibi yüzlerce, belki binlerce insan var. Çaresiz hastalığıma mı yanayım, düzenimizin bozulduğuna mı? Kızım bana, oğlum babasına destek, umutla eski günlerimize dönmeyi bekliyoruz” dedi.
    İki yıl önce ayaklarında ödem, yürüyememe şikayetiyle hastanelik olduğunu belirten iki çocuk annesi Asuman Meriç, hastaneye mahkum yaşıyor. Hiçbir iş yapamaz hale gelince ailesinin yaşadığı Samsun'a gidip, orada 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedavi gören Asuman Meriç'e ‘kalp ve akciğer yetmezliği’ tanısı konuldu. Meriç, bu tanıyla İzmir'e Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edildi. 2007 Temmuz'da sevkle geldiği Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Kliniği'nde ikinci yılına giren Meriç, eşine, çocuklarına, evine kavuşacağı günleri umutla beklerken, şöyle konuştu:

    “Ayaklarım şişince yürüyemez hale gelmiştim. İki adım atamıyordum. Eşim ve oğlum çalıştıkları, kızım Sevda'da Bolu'da üniversite öğrencisi olduğu için bana evde bakacak kimse yoktu. Evde tek başıma kalma şansım da yoktu. Ailemin yanına Samsun'a gittim. Orada da hastanede yattım. 4 ay kaldığım Samsun'dan sevkle İzmir'e geldim. Geliş o geliş, bir daha dönemedim. Yine üçe bölünmüştük. Ailemden uzakta, çaresiz bekleyişle 15 ayı geride bıraktım. Kızım beni yalnız bırakmamak için Bolu İzzet Baysal Üniversitesi İşletme Bölümü'nde okurken önce eğitimini dondurdu, sonra İzmir'e Dokuz Eylül üniversitesi'ne geçiş başvurusunda bulundu. 80 not barajını geçip buna hak kazanan kızım, olanaklarımız elvermediği için Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme bölümüne gitmekten vazgeçip, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi'ne kaydoldu, üçüncü sınıf öğrencisi. Şimdi ana kız biz İzmir'deyiz, baba oğul ise İstanbul'da. Kızımın İzmir'e gelmesi, hep yanımda olması moralimi yükseltti. Tedaviye alındığımda kalp- akciğer nakil olmam gerektiği söylenmişti. Ama gördüğüm ilaç tedavisinde kalbim oldukça iyileşti. Doktorum sadece tek akciğer naklinin bile yeterli olabileceğini söyledi. Bu büyük bir şans. Ama akciğer nakli diğer organ nakilleri kadar yaygın değil, sık yapılmıyor. Zaten organ da bulunmuyor. O yüzden korkuyorum da. Nakil yapılmazsa da kolay kolay hastaneden çıkma şansım yok. Yani ya bağış olacak ya da ben ömrümün sonuna kadar buradayım. Sağlığıma, eşime çocuklarıma, yuvama kavuşmak istiyorum.”

    Öte yandan annesinin yanında olup ona güç ve destek verebilmek için İzmir'e gelen ve neredeyse bir yıldır annesiyle hastanede kalan Sevda Meriç, “Annem bu haldeyken onu yanlız bırakamazdım. Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Bölümü'nde okuma hakkı kazandım ama kayıt yaptırmadım. Kısıtlı olanaklarla bu eğitimi sürdürmem mükün olmayacaktı. Şimdi annemin sağlığı her şeyden önemli. Ben açık öğretimde okuyup dışarıdan fakültemi bitireceğim. Tek düşüncem annemin ihtiyacı olan bağış organın bulunup nakledilmesi ve sağlığına kavuşması” dedi.
    Dokuz Eylül üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Öztekin Oto, Asuman Meriç'in mutlaka akciğer nakli olması gerektiğini belirterek, şunları söyledi:

    “Kalbi toparladı. Sadece tek akciğer yetebilir. Ama kalp ve akciğer nakillerinde bağış organın ölçüsü önemli. Yani organı bağışlanan kişiyle hastanın beden ölçülerinin birbirine çok yakın olması gerekiyor. Asuman Meriç minyon tipli. O tipte birinin organı uyabilir. Malesef kalp akciğer nakli bekleyen hastaların organ bağışının azlığının yanı sıra ölçü nedeniyle de dezavantajlılar ve uygun organ beklerken çoğu kaybediliyor.”
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı