"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

13 yıl yaşanan yalan dünya

Böyle şeyler hep romanlarda, filmlerde olur diye düşünürüz. Hiç kendi başımıza gelebileceğini aklımıza getirmeyiz. Ama hayat bu, her şey olabiliyor. Her şeye hazırlıklı olmamız gerekiyor.

“Bir erkek bunu nasıl yapar?” diye soran bu sevgili okuruma “Erkekler bunu sıkça yapıyor” demek istedim. Bir aile dostumuzun da benzer bir olayı yaşadığını anlatarak, onu biraz olsun rahatlatırım diye düşündüm.
Bu dostumuzun çok mazbut bir aile babası olarak bildiğimiz eşi vefat ettiğinde taziyeye gitmiştik. ıki oğlu, bir de kızı vardı. Hepsi de yetişkin, aklı başında gençlerdi. Babalarının ani ölümü üzerine perişan durumdaydılar. Ev misafirlerle dolup taşıyordu.
Bir ara kapı açıldı, genç bir hanımla 11 yaşlarında bir oğlan çocuğu girdi odaya. Çocuk inanılmaz bir şekilde ölen beyefendiye benziyordu. Genç hanım gelip, saygıyla eşinin elini öptü, baş sağlığı diledi. Ve ağlamaya başladı. Odadakilerin şaşkın bakışları altında “Size bu üzüntülü gününüzde bu şoku yaşatmak istemezdim ama bu çocuk eşinizden” dedi.
Herkesin nutku tutulmuştu. Evin genç kızı o anda düşüp bayıldı. Oğulları bir an genç hanımla çocuğun üzerine yürüdü ama odadakiler onları durdurdu. Hanımı ise çok büyük bir olgunluk gösterdi. Onları yanına oturttu.
Daha sonra öğrendik ki, adamın imam nikahlı eşiymiş ve çocuğu bir şekilde nüfusuna almış. Böylece çocuk mirasa da dahil olmuştu.
Evet hayatta böyle sürprizler yaşanabiliyor. Katlanmak kolay değil elbette. Ama ben her şeye rağmen, okurum 29 yıllık yuvasını bozmasın diyorum.
Bunca vicdan azabı ve utanç o adama yeterli değil mi sizce? Siz sevgili okurlarıma da sormak istiyorum. Gerçekten bu hanım ne yapsın, siz ne dersiniz? Düşüncenizi öğrenmek, cevaplarınızı yayınlamak isterim...

Eşimin bir başkasından çocuğu olduğunu öğrendim

Sevgili Güzin Abla, çok çaresizim. Bu yüzden sana yazmaktan başka bir şey gelmedi aklıma. Ben Almanya’da yaşayan bir kadınım. Burada doğdum, 29 senedir evliyim, dört tane de çocuğum var. Kendi ayaklarının üstünde durabilen bir kadın olduğumu da söylemek istiyorum, kimseye ihtiyacım yok. Kendime ve çocuklarıma yetiyorum.
Bugüne kadar mutlu bir yuvam vardı. Ne yazık ki eşimin bundan 13 sene önce bir yabancı kadınla ilişki yaşadığını, üstelik ondan bir çocuğu olduğunu öğrendim.
Tabii ki bütün dünyam yıkıldı. Sonunda eşim de itiraf etti ve şimdi çok kötü durumda. Çocuklarımın bunu öğrenmesini istemiyor, “Onların yüzüne bakamam” diyor.
İlişkisi olduğu kadın da evliymiş. Ve bu beraberlik 13 sene evvel üç ay sürmüş. Ben de araştırdım, söyledikleri doğru. Ara sıra gidip çocuğu görüyor ve destek oluyormuş. Ama çok vicdan azabı çekiyor, bu hatayı nasıl yaptığına kendisi de inanamıyor.
13 sene evvel eşim 48 yaşındaydı. O yabancı kadın ise ondan 24 yaş küçükmüş.
Benden bunu 13 sene boyunca saklamış, anlamamam, duymamam için elinden gelen her şeyi yapmış. Zaman zaman bu yükü kaldıramayacağını anladığında, bana söylemek için niyetlenmiş ama cesaret edememiş.

Bu şoku atlatamıyorum

Güzin Abla, eşim bana ve çocuklarıma karşı hiç değişmedi. Çok iyi bir babadır, çok da iyi bir eştir. Bugüne kadar hiçbir konuda ciddi bir kavgamız olmadı. Her zaman birbirimize destek olup, birlikte çalıştık. Evlerimiz alındığında hepsini benim üstüme yaptı, oysa ben kendisinden hiçbir zaman böyle bir şey istemedim.
Bütün bunlara rağmen şimdi bu durumu kabullenemiyorum. Bu şoku atlatamıyorum. Kendimi çok kötü hissediyorum. Çaresizim ve olacaklardan korkuyorum.
Çocuklarım olayı öğrenirse, babalarından nefret ederler. Üstelik çok üzülecekler. Babalarına böyle bir şeyi yakıştıramayacak ve yıkılacaklar.
İçim içimi kemiriyor, ciğerim sızlıyor. Allah’ım keşke bu bir rüya olsa da uyansam, diye dua ediyorum. Eşim bunu bize nasıl yaptı diye mahvoluyorum.
Bir erkek nasıl bunu yapar? Mutlu bir yuvan var, eşinle el ele vermiş çalışıyorsunuz, kazancınızı değerlendiriyorsunuz, çocuklarınızı büyütüyorsunuz... Ve bir başka kadın giriyor araya...

Aslında ayrılmak istemiyorum

Bunları hiç kimseyle konuşamıyorum Güzin Abla. Kimseyle paylaşamıyorum. Utancımdan... Annem, babam, kardeşlerim de bir şey bilmiyor. Söyleyemem, söylersem her şey biter.
Bir de gururuma yediremiyorum. Bana bunu nasıl yaptı? Bir yandan da kendi kendime “Boş ver kendisi düşünsün, bu onun sorunu, nasıl yaptıysa çeksin cezasını” diyorum.
13 senedir geceleri niye uyuyamadığını şimdi anladım. Bana baktıkça vicdan azabı çekiyormuş meğer.
Ablacığım bana akıl ver, ne yapacağımı bilmiyorum. Kendi kendimi yiyip bitiriyorum. Hep düşünüyorum, çocuğu her görmeye gittiğinde onu da, yani annesini de görecek. Ben böyle nasıl yaşayacağım? Bu evliliği nasıl sürdüreceğim?
Bu durumu öğrendiğim zaman ağladı, “Sen ayaklarının altı öpülecek kadınsın” dedi. “Ama ben bu şerefsizliği yaptım işte. Ayrılmak istiyorsan her şey kabulüm” dedi.
Abla aslında ayrılmak istemiyorum. Onu affettiğimden değil ama, asla affetmem.
Bunca yılı birlikte geçirdik. Her şeyimizi birlikte yaptık. Çocuklarımın da boyunları bükülsün istemiyorum. Babalarını çok seviyorlar, onunla arkadaş gibiler. Ayrıca onu çok da sayarlar, hep örnek bir baba olarak gördüler. Öğrenirlerse dünyaları yıkılır...
Yüreğimi kemiren bu olay hakkında konuşacak kimsem yok. Eşimle de konuşamıyorum, çünkü hatırlamak istemiyor. Ama ben karar veremiyorum...
Rumuz: Mutsuz
X