« Hürriyet.com.tr
MENÜ

12 puanla her şey değişecek

  • Dişli: Futbolcularımızın kendilerine, bizim de onlara inancımız tam.
  • Güzelaydın: ‘Konuşana değil, konuşturana bakın' derler. Bizi böyle konuşturan da, futbolcularımıza olan inancımız.
  • Mehmet ARSLAN
    SON GÜNCELLEME
    ARNAVUTLUK ve Gürcistan maçları için geriye sayım başladı.. Basın toplantıları, idmanlar derken, Milli Takım kapılarını dış dünyaya tamamen kapattı.

    Hemen hepimizin sorduğu bir soru var: "2006'ya gidecek miyiz?"

    Dahası: "Arnavutluk ve Gürcistan maçlarını kazanacak mıyız?"

    Perşembe günü Milli Takım kampını ziyaret ettim. Futbolcular ve teknik heyet antrenman hazırlıklarını yapıyorlar, Menajer Can Çobanoğlu, hiçbir aksaklık çıkmaması için oradan oraya koşturuyordu.

    Milli Takım Sorumluları Serdar Güzelaydın ve Davut Dişli ile lobide bir araya geldik. Onlar, hem Milli Takım'ın içinde, hem de dışındaydılar. En iyi gözleme onlar sahipti ve pazartesi gününden bu yana kamptan ayrılmamışlardı.

    Sohbete başladık:

    - Çok rahatsınız. Futbolcularla espriler yapıyor, gülüyorsunuz. Sanki biz sizlerden daha mı stresliyiz?

    Mükemmel ortam

    DİŞLİ:
    Evet rahatız. Futbolcular ve teknik heyetimiz de rahat. Ama sakın rehavet ortamı diye algılamayın bunu. Mükemmel bir kamp ortamı var. Futbolcularımızın kendilerine, bizim de onlara inancımız tam.

    - Allah korusun, "Ya sürpriz olursa" diye çekinmiyor musunuz?

    GÜZELAYDIN:
    Futbolda sürprizler her zaman var. Ama Gürcistan ve Ukrayna maçlarıyla sürprizler geride kaldı. Türkiye'nin Arnavutluk ve Gürcistan'ı yenmesi sürpriz mi? Hayır. Peki Türkiye, Danimarka ve Yunanistan'ı yenerse uluslararası ajanslar, "Gecenin sürprizi" diye haber mi geçerler? Hayır. Bunların hepsine hayır yanıtı veriyorsak, biz Ukrayna'yı da orada yener, Almanya'ya gideriz.

    Kalitelerini biliyoruz

    - Çok emin konuşuyorsunuz? Sizde de "Acaba" diye bir soru işareti yok mu?

    GÜZELAYDIN:
    Bir atasözümüz vardır, "Konuşana değil, konuşturana bakın" der. Bizi böyle konuşturan da, futbolcularımıza olan inancımız. Çünkü onların kalitesini iyi biliyoruz.

    DİŞLİ: Özgüvenleri tam, hoca ile ilişkileri ve uyumları, moral kondisyonları mükemmel. Biz onlara değil, onlar bize bu inancı veriyor.

    Ay-yıldız kalplerde

    - Cumartesi günü İnönü Stadı'nda bir bayrak şov yapılacak sanırım.

    DİŞLİ:
    Evet, 20 bin bayrak dağıtacağız. Bunun dışında seyircimizin ellerinde ay-yıldızlı bayraklarla stada koşmalarını istiyoruz. Bayrağımıza ve Milli Takımımız'a nasıl sahip çıktığımızı tüm dünya bir kez daha görsün istiyoruz.

    GÜZELAYDIN: Milletleri bir arada tutan değerler vardır. Bayrak, marş, takım gibi. Hepsinin başında da milli kelimesi vardır. Futbolcularımızın formalarında, tam kalplerinin üzerinde ay-yıldızlı arma var. Tesadüf değil bu.

    - Futbolumuzun geleceğini nasıl görüyorsunuz?

    - DİŞLİ:
    Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen futbolumuz aydınlanıyor. Yöneticilerimiz daha az konuşmaya, hakemlerimiz daha az hata yapmaya, federasyonumuz daha adil olmaya çalışıyor. Medya bile, "Bu kadar yorumcu çok fazla" diye kendi arasında tartışma başlatıyor.

    GÜZELAYDIN: Tüm bunlar olunca da bizler asli görevimizi yapabiliyoruz. Yöneticinin görevi, başarı iklimini yaratmak olmalı. Biz tüm bu olumsuzluklara rağmen bunu başardık. Milli Takım'a inananlar çoğaldıkça başarılarımız da buna paralel artacak.

    KALPLERİ MÜHÜRLÜ

    - Sizin bu olumlu mesajlarınıza rağmen, sanki bir karamsarlık hakim kamuoyuna?

    GÜZELAYDIN:
    Ben bizi değerlendirenleri 3'e ayırıyorum.

    1-) Matematik hesabı yapanlar: 5 maçta 6 puan toplayan toplayan takım nasıl Almanya'ya gider, diyorlar. Rakamlar üzerinden yorum yapıyorlar. Belki haklılar ama biz yedinci maç sonunda 12 puana ulaşınca şansımız artacak. Dolayısıyla bu kesimin kanaatleri değişecek.

    2-) Kalbi mühürlü olanlar: Ne ben, ne de bir başkası bunları kazanamaz.

    3-) İçimizdeki İrlandalılar: Bilerek ya da bilmeyerek Milli Takım'a zarar veriyorlar. Ve maalesef zarar verdiklerini bile bilmiyorlar.

    İyi, kötüyü kovar

    - İki maçı da kazanmamız halinde 1 Nisan'da neler değişecek?

    DİŞLİ:
    Her şeyden önce artık futbol için olumlu konuşmaya başlayacağız. Buna bizim, ülkemizin ihtiyacı var. Bugüne kadar hep olumsuzu konuştuk, güzellikleri gözardı ettik.

    GÜZELAYDIN: Elbette sorunlarımız var. Olacak da. Ben Pollyanna değilim. Bunları gözardı etmiyorum ama, futbolun içinden gelen, kariyerlerini futbola borçlu insanlar bizlere hep olumsuzu işaret ettiler. Ölümü gösterip sıtmaya razı ettiler yani. Ama siz hep kötüyü gösterirseniz, iyiyi getiremezsiniz. Hangi alanda olursa olsun, tek kural vardır, ‘İyi kötüyü kovar.’ Sempozyumlar düzenleniyor, "Sporda Şiddeti Önleme" adı altında. Belki tümü iyi niyetli bunların ama, bence yersiz. Bunların yerine, "Sporda Güzellikleri Artırma" sempozyumları düzenlenmeli.

    Denizli: 7 maçı da kazanabiliriz

    İRAN'ın Pas takımını çalıştıran eski Milli Takımlar Teknik Direktörü Mustafa Denizli, A Milli Takımımız'ın 2006 Dünya Kupası grup elemelerinden başarıyla çıkacak güce sahip olduğunu söyledi. Denizli, ‘Bundan sonra Milli Takım'ın kalan maçlarının önemini hatırlatmaya gerek yok. Tablo ortada. Avantajımızı yitirmiş gibi gözüküyoruz, ama takımlar daha çok puanlar kaybeder. 7 maçı da kazanabilecek gücümüz var’ dedi.

    Bahisçilerin favorisi Türkiye

    18. Dünya Kupası Avrupa Elemeleri 2. Grubu’nda yarın yapılacak Türkiye-Arnavutluk karşılaşmasında bahisçilerinfavorisi ay yıldızlı takımımız. Dünyaca ünlü bahis sitesi beteurope.com, Türkiye’nin galibiyetine 1’e 1.25 verirken, beraberlik primini 1’e 5.00 olarak açıkladı. Şirket, BJKİnönü Stadı’nda gerçekleştirilecek maçta Arnavutluk’un galip çıkma olasılığına ise 1’e 9 prim belirledi.
    
    Bunları da Beğenebilirsiniz
    İlişkili Haberler