Gündem Haberleri

GÜNDEM

    12 Eylül miladı

    Metehan DEMİR
    06.01.2012 - 00:00 | Son Güncelleme: 06.01.2012 - 10:30

    Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) kuruluşunun 85’inci yıldönümü nedeniyle dün basın mensuplarına kapılarını açtı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan, “Hâlâ yeni personel temininde, ‘Bu kişinin yakını 12 Eylül’de yargılama geçirmiş, alamayız’ şeklinde bir yaklaşımınız var mı?’ sorusuna, “Personel alırken modası geçmiş tehdit tanımlamalarına girmiyoruz” yanıtı vererek, MİT’te yeni dönemi vurguladı.

    MİLLİ İstihbarat Teşkilatı (MİT) yeni bir miladın kapılarını açtı. Teşkilat, personel alımında 12 Eylül veya benzeri dönemlerde yargılanan, zan altında kalan kişilerin yakınlarının olup olmadığına bakmayıp, sadece başvuranın şahsi durumunu değerlendirmeye başladı. Açıklamayı MİT Müsteşarı Hakan Fidan yaptı. Fidan, ‘Hâlâ yeni personel temininde, ‘bu kişinin yakını eski dönemlerde, mesela 12 Eylül’de yargılama geçirmiş, alamayız’ şeklinde bir yaklaşımınız var mı?’ sorusuna, “Personel alırken modası geçmiş tehdit tanımlamalarına girmiyoruz” yanıtını verdi. Türkiye’nin dünyadaki etkisi ve popülaritesi arttıkça gelen yabancı sayısının da yükseldiğini söyleyen Müsteşar Fidan, Türkiye’ye /images/100/0x0/55eb5e33f018fbb8f8bc9305yılda gelen 35 milyon yabancının hangisinin espiyonaj, kimin turistik veya 3’üncü ülke gizli buluşmasına geldiğini izlemenin bile kendi görevleri olduğunu söyledi. MİT dünyanın her yerindeki gizemli birimlerde olduğu gibi, Türkiye’de de kamuoyunun üzerine en çok şehir efsanesi ürettiği, komplo teorilerinin en çok prim yaptığı devlet kurumu. O yüzden, THY’nin dün İstanbul’da sis rötarına takılan gazeteciler ve gelmeyen birkaç kişi haricinde MİT’in 85’inci yıldönümü için düzenlediği basın toplantısına yayın yönetmeni ve Ankara temsilcisi düzeyinde basın neredeyse tam kadro geldi. Kurum, kapılarını da akreditasyon saplantısına girmeden neredeyse herkese açtı. 70 civarında gazeteci vardı.

    Gerekene, yeteri kadar

    Terörist PKK ile MİT görüşmeleri, Uludere eleştirileri, Kaşif Kozinoğlu’nun ölümündeki sorular, dinlemeler ve PKK ile mücadele dahil çok soru vardı. Ama, tabii ki, beklenen oldu ve o klasik istihbarat kuralı işledi: ‘Bilmesi gerekene yeteri kadar bilgi verildi’. Kapıdan girişte ve içeride sürekli davetlilerin fotoğrafının çekildiği toplantıda MİT’in tüm üst kadrosu karşılamada hazır bulundu.

    Fidan’ın uyumu

    Fidan, Mayıs 2010’da göreve geldiğinde ‘Acaba teşkilat bünyesi kabul eder mi, uyumsuzluk olabilir mi, bu pozisyonu kaldırabilir mi?’ diye eleştiriler vardı. Dünkü sunumunda Fidan, ilk olarak bunları başarı ile geride bırakmış, konulara, kuruma hakim, çalışma arkadaşları ile uyumlu bir görüntü sergiledi. Geçmiş müsteşarlara övgüde bulundu. Uludere için MİT’in bazı haberlere çok kızdığını gizlemedi ancak sunumunda iki ana konuda yoğunlaştı. 1-Yeniden yapılanma 2-Ülkedeki istihbarat kurumları arasında koordinasyon.

    Hükümete istihbarat

    Fidan, şu noktaları da ön plana çıkardı:

    “Türkiye’de MİT-Polis-Asker-Jandarma” istihbaratı koordinasyonunun daha etkin olması için Milli İstihbarat Koordinasyon Kurulu oluşturuldu. Ayda ve haftada toplantılar yapılıyor. İstihbarat örgütleri dünyada artık arabuluculuk faaliyetleri bile yapıyor. Terörle uğraşmaktan bazen diğer görevlerini unutabilen istihbarat dairesi 2’ye ayrıldı. Dış istihbarat için analiz ve operasyon olarak yeni başkanlık oluşturuldu. Esenboğa Havaalanı yolundaki belediyeden alınan tesislere MİT eğitim merkezi yapılacak. GES Komutanlığı’nın devri, sivil-asker işbirliğinde tarihi bir olay. Genelkurmay’dan devralınan bu komutanlık arazisindeki anten tarlası dahil, arazi büyütülüp MİT’in birimleri ile de birleştirilip Elektronik İstihbarat Köyü kurulacak. MİT mevcut 600 dönüm yerine sığamıyor. İleri dönemde taşınacak. Hükümet çok aktif olduğundan onu sürekli destekleyecek aktif istihbarat yapıyoruz. İnternetin gelişiminden dolayı yeni izleme birimi kurduk. Basın ile daha iyi nasıl ilişkilerimiz olabilir, araştırıyoruz. Bir eksiğimiz yok ama Avrupa’daki bazı iyi örgütler seviyesine 2-3 yılda gelebiliriz.”

    Dinleme göndermesi

    Hakan Fidan’ın, “Gelişmiş demokratik ülkelerde güçlü ve büyük istihbarat örgütlerinin olması tesadüf değil. Bu eleştirilemez. Mesele, bu kurumların hesap verebilirliği ve kontrol edilmesi. Bu gelişmiş ülkelerde mesela dinleme için ille de mahkeme kararı gerekmiyor. Konunun aciliyeti ve ulusal güvenliği açısından bazen bir bürokrat, bir bakan bile buna izin verebiliyor. Bizde mahkeme şartı var. Bu bir sitem değil, ama biz her şeyi yasal çerçevede zafiyet yaratmadan yapmaya çalışıyoruz” sözleri dikkat çekti.

    Biz her taşın farkındayız

    MİT’in tanıtım filminde de şu cümleler akılda kaldı: “Satrançta vezirden sonra en yararlı taş attır. Ama biz her taşın farkındayız. En az 10 hamle sonrasının başarı ile yapılmasında Türkiye için çalışıyoruz. Oyun bittikten sonra piyon da şah da aynı kutuya konur.” Tanıtımda kullanılan, “Biz MİT’iz. Siz bilmeseniz de biz sizin için çalışırız” ifadesi, kurumun imajının bazen kendisinde bir üzüntü yarattığı şeklinde yorumlandı.

    Hediye porselen şekerlik

    Toplantı sonrası çıkışta, üzerinde MİT amblemi olan porselen şekerlik günün anısı olarak verildi. Ancak, 11.00-13.00 arasında gerçekleşen program öğlen yemeği saatine denk gelse de sadece kuru pasta ve çay ikramı ‘Kurum sıcak yemekte de gizliliğe riayet ediyor’ esprilerine neden oldu.

    İzole oldum 16-17 saat çalışıyorum 

    HAKAN Fidan, MİT Müsteşarlığı’na atanması sonrası tamamen hayattan izole olduğunu belirtti. Fidan şöyle konuştu: “Evden işe bile güvenlik ekibi beni mevcutlu götürüyor. Günde 16-17 saat çalışıyorum. Ama bu iş böyle. Büyük sorumluluk. Ülke için sürekli teyakkuzdayız. İşe alırken de arkadaşlara, ‘75 milyon rahat etsin diye siz rahat etmeyeceksiniz. Eğer rahat hayat istiyorsanız bu işi yapmayın’ diye uyarıyorum.”
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı