Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

11 mi, 12 mi?

EMİR demiri keser derler. Galiba Başbakan Tayyip Erdoğan bu söze güveniyor. O nedenle olacak TBMM’de önceki gün AKP Meclis Grup Toplantısı’nda konuşurken, "21 Ekim’de yapılacak halkoylaması ardından yeni bir Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılmayacağını" ileri sürmüş.

Başbakan Erdoğan’a göre, Abdullah Gül, TBMM tarafından "Onbirinci Cumhurbaşkanı" olarak seçildiği için, artık yeni bir Cumhurbaşkanı ancak Abdullah Gül’ün görev süresi dolduktan sonra (onun da 7 sene mi yoksa 5 sene mi olduğu ayrı bir konu) seçilebilirmiş. Nitekim düşüncelerini, "Bu (21 Ekim günü halkoylamasına sunulacak olan) Anayasa değişikliği ile 12’nci Cumhurbaşkanı’nı ve ondan sonra gelecek olanları seçme yetkisi milletimizin olacaktır" diyerek ifade etmiş.      

Başbakan Erdoğan emrin her şeyi, hatta demiri bile kestiğini görebilir ama hukuku zor keser. Hatta önümüzdeki yasanın tartışma götürmeyen;

"Onbirinci Cumhurbaşkanı seçiminin ilk tur oylaması, bu kanunun Resmi Gazete’de yayımını (örneğin 25 Ekim’i) takip eden kırkıncı günden sonraki ilk pazar günü, ikinci tur oylaması ise ilk tur oylamayı takip eden ikinci pazar günü yapılır" maddesi karşısında o emir hiçbir şeyi kesmez, kesemez.

Çünkü bir yasaya geçici madde, o yasanın koyduğu kuralların uygulanmasına ilişkin "istisnaları" belirtmek için konur. Bir başka deyişle "yukarıda böyle dedik ama bu defalık uygulamayı böyle yapın" emridir oradaki.       

Yasa koyucu burada diyor ki:

"Bu defa seçilecek olan, 11’inci Cumhurbaşkanı’dır. Bunu aklınızdan çıkarmayın. Bundan önce birini seçtiniz mi seçmediniz mi, beni ilgilendirmez. Yasa yürürlüğe girince yapmanız gereken şeyi unutmayın. 40 gün sonra 11’inci Cumhurbaşkanı’nı seçmeye mecbursunuz."

Kaldı ki ister 11’inci ister 12’nci densin, fark etmez. Yasanın yürürlüğe girmesini izleyen 40’ncı güne rastlayan pazar günü Türk ulusunun "Cumhurbaşkanı seçmek için sandığa gitmesi" yasayla emredildiğine göre, Sayın Başbakan ne kadar esip savurursa savursun önümüzdeki birkaç ay içinde halkımız yeni bir Cumhurbaşkanı seçecektir.

Başbakan -pek sevdiği üslupla söyleyelim- "bunu da böyle bilmeli"dir.

Sadece "bunu" değil, Sayın Başbakan, TBMM’deki grup konuşmasında "Halkoylaması sonucunda Cumhurbaşkanı seçimi yapılmasını emreden yasa yürürlüğe girse bile, siz yeni seçim yapılmasını engelleyin" mesajını Yüksek Seçim Kurulu’na vererek bu kurulu etkilemeye kalkışmasının çok büyük bir yanlış olduğunu da öğrenmelidir.

Yargıdan, Cumhuriyet’in temel değerlerini hedef alanlarla Cumhuriyet karşısında bile "tarafsız" olmasını talep eden kendisi değil miydi?

Son bir nokta...

Varsayalım ki "emir, hukuku kesti" öyle ya... Burası Türkiye! Siz "hukuk devleti" dersiniz, "hukukun üstünlüğünü" savunursunuz. Ama bir de bakarsınız ki bu konuda en duyarlı kurumlar bile hukuku ve hukukun üstünlüğünü hiçe saymış.

O zaman Sayın Abdullah Gül bazılarının sandığı gibi 5 değil, 7 sene Çankaya’da kalır. Sayın Erdoğan da 5 değil, 7 sene daha beklemeye mecbur olur.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI