11 aylık siroz hastası bebeğe yaşam hediyesi verdi

Güncelleme Tarihi:

11 aylık siroz hastası bebeğe yaşam hediyesi verdi
Oluşturulma Tarihi: Eylül 08, 2018 10:46

11 aylık siroz hastası bebeğe yaşam hediyesi verdi

Haberin Devamı

Tekin GÜRBULAK/İZMİR, (DHA)- KAN grubu uyuşmazlığı nedeniyle ailesinden kimsenin verici olamadığı siroz hastası 11 aylık Ahmet Eren Yüklendi için annesi Ayşegül Tuvanç'ın (28) sosyal medyadan yaptığı yardım çağrısı karşılık buldu. Kendisinin de 10 aylık bir oğlu bulunan fabrika işçisi İbrahim Ulaş (30), çaresizliği mutluluğa çevirdi. Ulaş'tan alınan karaciğer parçası İzmir Kent Hastanesi'nde Ahmet Eren'e başarıyla nakledildi. Tedavisi süren minik bebek taburcu olacağı günü bekliyor.
Konya'nın Seydişehir ilçesinde yaşayan, Ali Efe (8) adlı bir oğulları bulunan oto fren ustası Mehmet Yüklendi (41) ile ev kadını Ayşegül Tuvanç'ın 25 Eylül 2017'de ikinci oğulları Ahmet Eren dünyaya geldi. Bebeği 'bilier atrezi' (doğuştan safra yolları yokluğu) şüphesiyle Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edilen Tuvanç'ın evi, 11 aydan bu yana hastaneler oldu.
OĞLUMA HAYAT VERDİ
Bebek, 57 günlükken kasai ameliyatı (safra kanalı açılması) için Ankara'ya Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne gönderilirken, anne Ayşegül Tuvanç, donör olamayışının, kadavradan bağış bulunamamasının çaresizliğini, sosyal medya sayesinde bebeğinin ikinci bir hayata başlayışını şöyle anlattı:
"Çocuk doktorumuz daha Ahmet Eren'in doğduğu ilk gün safra kanallarının olmadığından şüphelendi. Şüphesinde de haklıymış ama kesin tanı 2 ayın sonunda konuldu ve ameliyat için Konya'dan Ankara'ya gönderildik. Nakil olacağı söylendi. Kan gruplarımız uymadığı için biz donör olamadık. Adını kadavra listesine yazacaklarını söylediler ama pek umut vermediler, ölür dediler. Durumu gittikçe kötüleşiyordu, hiçbir şey yemiyordu. Bize 4'üncü dereceye kadar verici olabilecek akraba bulun dediler. 10'uncu derece akrabalara kadar baktık, uygun olanlar korktu, kaçtı, gönüllü olanlar uygun çıkmadı. Sosyal medyada 'ben anneyim' diye başlayan bir yazı yazdım. Normalde iki satır yazıyı bir araya getiremeyen ben her kelimesinde ağladığım bir mesaj yazdım. Bu mesajım yarım saat içinde 15 bin kişiye kadar ulaştı. Ben böyle bir şey olabileceğini, insanların yüreğine dokunacağını bilmiyordum. Bu hastalıktan çocuğunu kaybedenler, bu hastalıkla mücadele edenler dahil o kadar çok insan aradı ki. İnternetten araştırırken 'Üç bebek bir kader' başlıklı bir haber okudum. İzmir Kent Hastanesi'nde bilier atrezi nedeniyle biri iki aylık üç bebeğin karaciğer nakli haberiydi. Benim oğlum daha büyük, daha kiloluydu. Nakil olabilirdi, karaciğer vermek isteyen gönüllülerin çoğunluğu da İzmir'dendi, nakil için Kent Hastanesi'ne gelmeye karar verdim. Maddi manevi çok yıpranmıştım. Burada hem tek kuruş ödemeden, hem de doktorundan hemşiresine güler yüzlü hizmetle yeniden umutla doldum. Gönüllülerden İbrahim Ulaş uygun bulundu. Ahmet Eren için 'O da benim çocuğum' dedi, vazgeçmeyeceğini anladım. 8 Ağustos günü Doç. Dr. Murat Kılıç ve Opr. Dr. Cahit Yılmaz başkanlığındaki ekip tarafından nakil başarıyla gerçekleştirildi. İbrahim Ağabey sayesinde Ahmet Eren yeniden doğdu. Ben onu doğurdum, ama çocukluğunu, hayatını İbrahim Ağabey verdi. Ben oğluma hayatı öğretecektim, o bize hayatı öğretti. Hayatta hırsların, öfkelerin, nefretin, paranın, düşmanın her şeyin gereksiz olduğunu bu dünyada sadece birbirimizi sevmek için insan olmamızın yeterli olduğunu öğretti."
AHMET EREN İKİNCİ OĞLUM OLDU
Ahmet Eren'den bir ay küçük, 8 Kasım 2017 doğumlu Buğra adını verdiği bir oğlu bulunan, Manisa'nın Turgutlu ilçesinde bir seramik fabrikasında çalışan İbrahim Ulaş (30) ise duygularını şöyle dile getirdi:
"Gece vardiyasında çalışırken Ayşegül Tuvanç'ın yardım isteğini gördüm. Oğlu için karaciğer vericisi arıyordu. Eşim Esra'yla (30) konuştum. O da tereddüt etmedi. Nakil mümkün olursa işimden bir süre uzak kalacaktım, işyerimle de konuştum. Onaylarını aldım. Eşim, ailem, işyerimdeki yöneticilerim hepsi kararımın arkasında oldular. Anneye ulaştım, test yapıldı, uygun çıktım. Sonuçta mutluyuz. Aynı yaşlarda benim de oğlum var. Allah korusun, benim de başıma böyle bir şey gelebilir, çaresiz kalmak çok kötü. Şimdi hepimiz mutluyuz, bir bebeğin hayatını kurtarmak çok güzel bir şey. İnsanlık görevimi yaptım. Artık Ahmet Eren benim ikinci oğlum, oğlumla birlikte büyüyecekler."
KADAVRA BAĞIŞLARIN ARTMASI GEREKİYOR
İzmir Kent Hastanesi Karaciğer Nakli Bölüm Başkanı Doç. Dr. Murat Kılıç, kadavradan bağışların yetersizliğine dikkat çekerek, "Ahmet Eren'in durumu çok ağırdı, nakil olmasa kaybedecektik. Bir ay oldu nakil olalı, vericisini taburcu ettik. Birkaç güne Ahmet Eren'i de taburcu edeceğiz. Bir hayatı kurtarmak önemli, vericisi olmayan hastalar için etik kurul kararıyla böyle gönüllülerden nakiller yapılıyor. Ancak canlı vericiler için az da olsa bir risk var. O nedenle en iyisi kadavra bağışların artmasının sağlanması. Kadavra bağışların artması için sosyal medya, yazılı görsel medyada kampanyaların olmasının daha sağlıklı olacağını düşünüyoruz."

FOTOĞRAFLI

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!