Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

11-12 Eylül geldi geçti Allende-Büllende takılıyoruz

Kurthan FİŞEK

Şili cumhurbaşkanı Salvador Allende, cuntacı bir güruh tarafından katledildiğinde (11 Eylül 1973), şimdiki önemli siyasi şahsiyetlerimizden bazılarıyla beraber, askeri mapus damlarındaydık.

Üzüldük, özgürlük umutlarımızı yitirdik.

‘‘Cuntacılık’’ hayvan hastalığı gibidir.

Hem ‘‘evrensel’’ bulaşıcılığı vardır, hem bir kere girdi mi hiç çıkmaz.

* * *

Tam umutlarımızı kesmiştik, Ecevit'in CHP'si kazandı.

Dayatmacılığa, darbeciliğe karşı kazandı. Tahliye edildi çoğumuz... Arkasından genel af geldi, mapus damları boşaldı.

Allende'nin karakaderini unuttuk, gitti.

* * *

İki gün önceydi. 11 Eylül 1998... Allende'nin cuntacılar tarafından katledilişinin yirmi beşinci yıldönümü...

Evvelki gündü. 11 Eylül 1998... Devletimizin yedinci başı Ahmet Kenan Evren, kalp-damar rahatsızlığı sebebiyle GATA'ya kaldırıldı. Allah cidden uzun ömür ve acil şifalar versin... Ben onsuz ne yaparım?

Dündü. 49 kişinin idam edildiği 12 Eylül 1980'in on sekizinci yaşgünü...

Cuntacılar eylül ayını çok seviyor nedense... Bense ‘‘Eylül’’ ayını sevmem... Karabasanlarıma girer, bitmesi için gün sayarım...

* * *

Türkiye'de kim kazanır? Hötzötçülüğe karşı çıkan kazanır.

CHP kazanır mı? Deniz Baykal'ın dediği ‘‘Yüzde 24’’ olur mu?

Niye olmasın? O siyasi çizginin seçimlerdeki oy seyrini, o dönemdeki gelişmelerle, partinin genel tutumuyla ilintilendirin, CHP'nin ne zaman oy kazandığını anlarsınız...

1950 (% 39.9), 1954 (% 34.8), 1957 (% 40.6), 1961 (% 36.7), 1965 (% 28.7), 1969 (% 27.4), 1973 (% 33.3), 1977 (% 41.4), 1983 (HP-% 30.5), 1987 (SHP-% 24.8), 1987 (DSP-% 8.5), 1991 (DSP-% 10.8), 1991 (SHP-% 20.8), 1995 (DSP-% 14.6), 1995 (CHP-% 10.7), 1996 (DSP-% 9.14), 1996 (CHP-% 6.67)...

* * *

Bazı şeyleri, ya çabuk unutuyoruz, ya da hatırlamak istemiyoruz.

Allende simgeydi. Bülent Bey simgeydi.

CHP ıkınsa da, sıkınsa da, hâlâ simgedir.

O simge, bu simge... Düdüğünü sallasan simgeye çarpıyor.

Peki, kim neyin simgesi? Parantez açalım, alıntı (intihal) yapalım...

* * *

<ı>1973 seçimlerine, genel af, toprak reformu, madenlerin ve petrolün devletleştirilmesi vaadleriyle giren CHP, 1969'da % 27.4 olan oylarını % 33.3'e çıkardı. Ecevit'in popülaritesi hızla yükseliyordu. Ecevit'in yükselişi sağ kesimi kaygılandırdı.

Sağ basın Ecevit'ten, ‘‘Allende-Büllende’’ diye söz ediyor, seçmene Ecevit'in ‘<ı>komünist’’ olduğu mesajı verilirken, Allende'nin sonu hatırlatılıyordu. AP genel başkanı Süleyman Demirel, 1975 yılında Ecevit'i ‘‘Allende taklitçisi’’ ilan etti.

‘‘Allende benzetmesi’’ Ecevit'in 1978'de başbakan oluşuyla birlikte sıklaştı. Bu dönemde, Demirel'in hükümet uygulamalarını ‘<ı>Allende gidişi’’ diye nitelemesi tartışmalara yol açtı. Ecevit'i, Şili'de olduğu gibi, ardında Amerika'nın olduğu bir askeri darbenin beklediğini mi söylemek istediği sorusuna Demirel, ‘‘Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Amerikalılara falan alet olacağına ihtimal vermem. Yalnız bunların icra ettikleri program Allende programıdır. Sonları aynı mı olur, onu da bilemem’’ diyerek, ‘‘Allende gidişi’’ imasında ısrar etti.

CHP, ‘‘Türkiye Şili değildir. Türk ulusu demokrasiye bağlıdır. Onun demokrasiye bağlı ordusu da ne Demirel'e ne de başkasına Pinochet olma imkânı vermeyecektir’’ derken, sol basında, Allende'ye benzemenin bir onur olduğu, Ecevit'in Demirel gibi, ‘‘şapkasını alıp kaçmak yerine Allende gibi faşizme direneceği’’ öne sürüldü.

* * *

<ı>CHP'liler, hangi şartlarda ‘‘CHP’’ olduklarını bilirlerse, dost-düşman ayrımı yapabilirlerse, belki CHP, o % 24'ü güle oynaya tutturur.

Sözüm aynı zamanda sayın başbakanıma, Bülent Ecevit'edir.













X