Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

10 yıl tutukluluk kabul edilemez

TUTUKLULUĞUN 10 yıla kadar uzatılması hem demokrasiye, hem de insan haklarına aykırıdır.

Bu uygulama Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir hukuk devleti olmadığının da kesin göstergesidir.
31 Aralık 2010’da yürürlüğe giren Ceza Muhakemeleri Yasası’nın 102’nci maddesine göre tutuklama süreleri sınırlandırıldı.
Ağır Ceza Mahkemesi’nin görevine giren suçlarda, tutukluluk süresi en fazla 2 yıl olarak düzenlendi.
Bu süre zorunlu hallerde gerekçe gösterilerek uzatılabilecek. Uzatma süresi 3 yılı geçemeyecek. Devlete karşı işlenmiş suçlarda bu süre iki katına kadar uzayabilecek.
AKP iktidarı, Silivri’deki bilim insanlarını, gazetecileri, subayları ve muhalif aydınları 10 yıla kadar içerde tutabilmek için bu ayarlamayı yaptı.
Yapılan değişikliğin amacı Avrupa normlarına uygun şekilde tutuklulukların kısaltılmasıydı.  Ama öyle bir hince ayarlama yapıldı ki, devletin güvenliğine, anayasal düzene, milli savunmaya ve devlet sırlarına karşı işlenen suçlarda azami tutukluluk süresi 10 yıla çıkarıldı.
Bu hince ayar şöyle yapıldı: Bu suçlardaki iki yıl tutukluluk süresi gerektiğinde 3 yıl uzatılabiliyor. Etti mi 5 yıl.
Yasanın 252/2 maddesine göre bu iki kat olarak uygulanıyor. Etti mi 10 yıl.
Yani daha da somutlaştırırsak, Prof. Mehmet Haberal, Prof. Fatih Hilmioğlu ve öteki bilim insanları, Gazeteci Mustafa Balbay, Tuncay Özkan ve öteki gazeteci ve yazarlar, KCK’dan yargılanan belediye başkanları davanın uzaması durumunda, ki hiç kuşkusuz uzayacaktır, 10 yıla kadar tutuklu kalabilecekler.
İşte AKP iktidarının demokrasisi...
İşte insan haklarına gösterdiği duyarlılık...
* * *
Şimdi gerçek ileri demokrasilerin uygulandığı ülkelerden tutukluluk sürelerinin ne kadar olduğuna birkaç örnek verelim:
Fransa’da en fazla 4 yıl.
İspanya’da en fazla 2 yıl.
Almanya ve Belçika’da en fazla 1 yıl...
Ya AKP Türkiye’sinde? Tamı tamına 10 yıl.
Bir de cezaevlerinde yatanların ne kadarı tutuklu, ne kadarı hükümlü, oran olarak ona bakalım:
İsrail’de yüzde 24.8. (Yani tutuklular hükümlülerin dörtte biri kadar.)
İran’da (EVET İRAN) yüzde 24.8.
ABD’de 21.2.
Almanya’da 17.4.
Rusya’da 16.6.
İngiltere’de 16.5
Peki ya Türkiye’de? Lütfen sıkı durun, tamı tamına yüzde 70. (BU BİR REKORDUR)
Gördünüz mü AKP’nin ülkemize getirdiği ileri demokrasiyi?
Bizim liberal arkadaşlarımızın kulakları çınlasın.
* * *
Hiç kuşkunuz olmasın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 10 yıllık süreyi kabul etmez.
Şimdi Silivri’de yargılananlar, yargılamalar sonunda suçsuz bulunurlarsa, ki büyük olasılıkla bulunacaklar, ne olacak?
Bunun hesabını kim verecek?
İnsanları tertiplerle hazırladıkları iddianamelerle, düzmece delillerle tutuklu olarak yargılayanlar ne yapacaklar?
Bunun insani sorumluluğunun altından nasıl kalkacaklar?
Ya bu yasayı düzenleyenler?
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde kendilerini nasıl savunacaklar?
Bu insanlara karşı işlenen suçu vicdanlarında nasıl taşıyacaklar?
Ben bu soruların yanıtlarını kafamda da, vicdanımda da bulamadım.
Ben buldum diyen varsa onun da insanlığına şaşarım.
X