"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

10 milyarlık rüşvet ihbarı

<B>HAFTA </B>içinde <B>Ertuğrul Özkök, ‘‘Yahu senin Kars Belediyesi ile 10 milyarlık bir çek ilişkin var mı?’’ </B>diye sordu. Şaşırdım; duyduğu olayı kısaca anlattı. Kim söyledi dedim, <B>‘‘Araştır ve bana bilgi ver’’ </B>dedi.

İşin içinde bir şeyler vardı!

Kars Belediye Başkanı, ANAP'lı Naif Alibeyoğlu'nu aradım. Adımı söyledim, önce duraladı. Biraz daha konuştum, ‘‘Çek, 10 milyar...’’ gibi laflar ettim.

‘‘Ama benim konuştuğum 'Yalçın Bayer'in sesi değil bu...’’ dedi.

Kendisine büyük tepki gösterdim; bir anda aldandığını ve aldatıldığını fark etti. Özür dileyerek, beni biraz sonra arayacağını söyledi. Aradığında telefonda karşısına ben çıkınca, Özkök'ün bana aktardığı şu 10 milyarın macerasını şöyle anlatmaya başladı:

KARS'A KALDIRIM TAŞI

‘‘Ankara Gölbaşı'ndan müteahhit Abdullah-Kadir Özdemir firmasına iki yıl içinde Kars'ta 1 trilyonluk iş yaptırdım; Ankara Kızılay'daki kaldırım taşlarının aynısını döşettim... Ancak son 100 milyar liralık borcumuzu ödemekte sıkıştık. Biz Ermeni sınırında unutulan ve ekonomik çöküntü içinde olan bir belediyeyiz, ANAP da bizi ihmal etmektedir. Sıkıştığımızdan ötürü firmaya 15 Kasım tarihli 10 milyarlık çeki ödeyemedik. 'Bayramdan sonra öderiz' dedim. Bu kişiler de gitmişler çeki Yalçın Batur adlı eski bir MİT görevlisine vermişler. O da kendilerine ganyan bayiliği alacakmış bu parayla... Şimdi anlıyorum olayı, siz değilsiniz... Elinde çek olduğunu bildiren kişi (Yalçın Batur) bana telefonda 'Bak ben Yalçın Bayer'im, bu çeki ödemezsen seni fena şekilde yazarım...' dedi. Ben de, bak gazeteciler neler yapıyor artık, diye düşündüm.’’

ÖZÜR YETER Mİ?

Yine özür dileyerek sözlerini şöyle tamamladı: ‘‘Emin olun sizi severek okuyan bir birisiyim. Iğdır'da Nahcıvan'la yapılan mazot ve pancar ticaretini yazmıştınız. Ah bir de bizim buraları yazsa demişimdir içimden...’’

‘‘Siz beni niye aramadınız, böyle bir şey var mı, yok mu?’’ diye çıkıştım başkana... Kendisi de eski bir medya mensubuymuş; 'Serhat TV'nin sahibiymiş, sevilen de bir kişiymiş... Bunlar doğru.

‘‘Ama bunları yapan ve medyayı kullananlar var. Lanet olsun, bugün kimin ne yaptığı belli olmuyor ki... Evet, size aramamam hata’’ dedi.

Peki bu olayı kime, nasıl anlatmıştı?

‘‘Geçenlerde Ankara'dan İstanbul'a giderken uçakta karşılaştığım Kanal D'den Tuncay Özkan'a anlatmıştım. Yoksa siz Tuncay Bey'den mi öğrendiniz bunu?’’

‘‘Hayır’’ dedim; Cumhuriyet'te eski 'muhabirim' olmasına rağmen ilk önce bana değil Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'e 'ihbar' etmek gereğini duymuştu Özkan... Bu işlere eskiden beri meraklıdır. Bakarsınız ucundan büyük bir 'vurgun' çıkar diye beklemiştir.

Ah, bir de ihbar doğru çıksaydı!

İşte olayın gerçek kahramanı


KARS Belediye Başkanı Alibeyoğlu, kendisini 'Yalçın Bayer' olarak tanıtan eski MİT'çi Yalçın Batur'un telefonlarını bana verdi.

Ankara numarası olan 0312-433 31 26'yı çevirdim. Çıkan kişiye;

‘‘Yalçın Bayer'i istiyorum’’ dedim.

‘‘Evet benim’’ dedi.

‘‘İşte şimdi seni yakaladım. Ben gerçek Yalçın Bayer'im’’ dedim.

‘‘Ah merhaba Yalçın Bey... Ya ben! Ya ya ben...’’ Ardından: ‘‘Ben şaka yaptım size, ben Yalçın Batur'um...’’

ESKİ MİTÇİ GAZETECİ

Eski MİT'çi ve binici olduğunu söyledi. Senaryosu çok eskiden yazılmış bir rolü telefonun öbür ucunda oynuyordu... ‘‘Yalçın Bey, sizi çok takdir eder ve severim.’’

‘‘Peki 10 milyarlık çek olayı, bu sahtekárlık nedir?’’

‘‘Müteahhit Abdullah Özdemir'le ganyan bayiliği yapacaktık, tahsil için çek bana ciro edildi.’’

Bir yığın yalvar yakarla paçasını kurtarmaya çalışan bu şahsın, sonunda Ankara'da 'İstihbarat Basın Ajansı' diye bir ajansının bulunduğunu ve arada 'İstihbarat' adlı dergi çıkardığını kendi ağzından öğrendim. ‘‘Ben eski THA'da çalışırken, şimdi birçok ünlü gazeteciyi yetiştirdim’’ diye de ekledi.

Ardından da Kars Belediye Başkanı ile görüşürken, kendisini Yalçın Bayer olarak tanıtmadığını yemin billah ederek savundu. Başka ne yapabilirim ki?.. Ama iş savcıların alanına giriyorsa ben bilemem.

İşte 10 milyarlık çek olayının içyüzü. İşte gerçek kahramanı.

Demokrasiye örnek olmak


İ.Ü. İktisat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Esfender Korkmaz, rektör seçimi için YÖK'ün Cumhurbaşkanı'na sunduğu listeye tepkisini şöyle dile getiriyor:

‘‘(YÖK'ten) 13 oy alarak 1. sırada yer alan ve mayıs ayında emekliliği dolacak Dinçer Uçak'ın, profesörlük unvanına yakışır şekilde adaylıktan çekilmesi gerekir. Kendisini seçmeyen bir kuruma rektör olmayı reddetmesi gerekir. Sayın Cumhurbaşkanı'nın son olarak atadığı ve İ.Ü.'nün % 60 oyla seçtiği adaya <ı>(Prof. Kemal Alemdaroğlu) oy vermeyen YÖK üyelerinin de aynı şekilde istifa etmesi lazım. Çünkü temsil ettikleri çoğunluğa ve demokrasiye aykırı davrandılar. Kişisel hesaplarını ve kavgalarını üniversite ve dolayısıyla ülke çıkarlarının ve demokrasinin üstünde tuttular. Böyle bir tutum 'ben varsam demokrasi var' zihniyetinin bir yansımasıdır.’’

Aydınlar duygusal düşmanlıklarını ortaya koyup birbirlerini kurban ediyorlar. Belli odakların oyununa alet oluyorlar. Haksızlık yapıyorlar.

Tıp'çı eski bir öğretim üyesi olan Osman Durmuş'un 'suiistimalleri'ne karşı suskun kalanlara bir bakın; bir de Kemal Alemdaroğlu'nun yaptığı mücadeleye karşı uğradığı muameleye bakın.

Harakiri değil midir bu?

Cahiller


Soru: Alay ile tugay arasında hangi birlik vardır?

Yarışmacı: Geçiniz

Cevap: Tümen

Alay ile tugay arasında birlik yoktur. Tümen ile alay arasında tugay vardır. SHOW TV'nin 'En Zayıf Halka' yarışmasının ukala spikeri hem soruyu yanlış sormuş, okuyucu pas etmek zorunda kalmış, cevap da yanlış verilmiştir. Bilgi yarışması adı altında bu bilgisizliği yapanları kınıyorum.

Oğuz YILMAZ-Oran-ANKARA
X