Gündem Haberleri

GÜNDEM

    10 bin Nataşa’mız var

    Hürriyet Haber
    26.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme: 26.02.2000 - 00:01

    ABD'nin Türkiye İnsan Hakları Raporu

    72 sayfadan oluşan raporda Türkiye'nin beyaz kadın ticaretinde ana geçiş noktası konumuna geldiği iddia edildi. 150 ülke için ayrı ayrı hazırlanan raporda, Ecevit Hükümeti övüldü, işkence ve insan hakları ihlallerinin devam ettiği, basının ise baskı altında tutulduğu bildirildi.

    ABD yönetiminin her yıl dünyada 150 ülke için ayrı ayrı hazırladığı insan hakları raporunun Türkiye bölümünde, Türkiye'nin beyaz kadın ticaretinde ana geçiş noktası ve bir ana yol konumuna geldiği vurgulandı. Kadınların Arnavutluk, Bulgaristan, Moldova, Romanya ve Ukrayna'dan geldiğinin ve Rus mafyasının da bu fuhuş ticaretinin bizzat içinde olduğunun ifade edildiği raporda, şu anda Türkiye'de 10 binden fazla kadının bu şekilde bulunduğu bildirildi.

    MESAJLAR ABD yönetiminden üst düzey bir yetkili 72 sayfadan oluşan Türkiye insan hakları raporunu açıklarken, insan hakları konusunun, Ankara ile Washington arasındaki ilişkileri belirleyen önemli konular arasında yer aldığını belirtti. Aynı yetkili, ‘‘Bu rapor aynı zamanda ABD Kongresi üyelerinin de Türkiye ile ilgili karar verecekleri konularda başvuracağı bir kaynak özelliği taşıyacak’’ dedi.

    İŞKENCE SÜRÜYOR Türkiye'de ciddi insan hakları ihlallerinin devam ettiği ve polis ve jandarma tarafından yapılan işkence, gözaltında ölümlerle halen karşılaşıldığının belirtildiği raporda, bu işkenceyi yaptığı saptanan devlet yetkililerine verilen cezaların azlığının ise işkenceyi teşvik ettiği kaydedildi.

    BASINA BASKI Raporda, Türkiye'de hapishanelerin de durumu eleştirilirken, buralarda meydana gelen olaylarda bazı mahkumların hayatlarını kaybettiği hatırlatıldı. Basın özgürlüğüne yönelik tutumun da eleştirildiği çalışmada, Türkiye'da halen gazete kapatıldığı, gazetecilerin tutuklandığı, dövüldüğü ve baskı altında tutulduğu dile getirildi. Ancak, rapor, 25 gazetecinin yeni yasa değişikliği ile salıverilmesini olumlu karşıladı.

    HADEP BASILIYOR Üç HADEP'li Belediye Başkanının PKK ile ilgisi olduğu gerekçesi ile tutuklanmasının ardından gündeme gelen HADEP ile ilgili ifadelerin de yer aldığı raporda, PKK eylemlerinin son dönemde azalması ile partiye yönelik baskının azaldığı, ancak hálá bürolara baskın, mahkeme ve taciz olaylarının devam ettiği belirtildi. Fazilet Partisi ve HADEP'in kapatılmasının Türkiye'de halen gündemde olduğu da raporda dile getirildi.

    OLUMLU İFADELER Olumlu ifadelerin de zaman zaman yer aldığı raporda, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile İnsan Hakları'ndan Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Ali İrtemçelik'in yine de insan hakları örgütleri ve konu ile ilgili sivil toplum örgütleriyle biraraya gelmesinin ve 5 yıl aradan sonra Van İnsan Hakları Derneği'nin tekrar açılmasının önemli olduğu dile getirildi.

    AVUKATLARA MUAMELE Güneydoğu'daki sorunun olayların başladığı tarihten bu yana 560 bin kişinin yerinden göç ettirilmesiyle devam ettiğinin belirtildiği raporda, teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın yakalandıktan sonra mahkeme sürecinde avukatlarına yapılan muamele de eleştirildi.

    ECEVİT'E ÖVGÜ Ecevit'in yaptığı reformlardan ise çalışmada övgü ile bahsedildi. Hükümetin, ‘‘Askeri üyeleri DGM'den çıkarmasının, işkenceye verilen cezaların artırmasının, gazetecilerin cezalarının askıya almasının’’ önemli gelişmeler olduğu ifade edilirken, devletin zirvesinin 1982 Anayasası'nı değiştirme yönünde tartışmaya başlaması ile kamuoyunda Kürt sorununun çözümü için bir genel tartışma başlamasının da olumlu olduğu vurgulandı.

    PKK TERÖRİST PKK'nın terörist olarak net bir biçimde ifade edildiği raporda, artık bölgede gece seyahat edebilme özgürlüğünün de bazı yerlerde başladığına ve bunun da PKK'nın eylemlerini azaltması ile TSK'nın mücadelesinde başarılı olmasına bağlı olduğu kaydedildi.

    PROBLEM ÇOK Raporda, Türkiye'de kadın hakları, çocuk tacizi, dini ve etnik azınlıklara karşı farklı muamele, çocuk yaştaki işçilerin hakları konularının da önemli problemler arasında olduğunu belirtildi.

    Arnavutluk'tan bile geliyorlar

    ABD yönetimi tarafından 150 ülke için ayrı ayrı hazırlanan raporların Türkiye bölümünde, ülkemizin bir fuhuş cenneti haline geldiği ima edildi. Türkiye'nin beyaz kadın ticaretinde ana geçiş noktası olduğu vurgulanan raporda, Rus mafyasının da işin içinde olduğu bildirildi. Rapora göre Türkiye'ye Arnavutluk, Bulgaristan, Moldova, Romanya ve Ukrayna'dan 10 binden fazla Nataşa geliyor.

    TSK insan haklarına saygılı

    Washington'un, 1999 yılındaki Türkiye'de gelişen olayları mercek altına aldığı raporda, polis, jandarma ve özel timlerin insan hakları ihlallerinde bulunduğu belirtilirken, TSK hakkında ise övgü dolu sözler kullanılması dikkat çekti. Rapor, ayrıca TSK'nın ders bazında ve eğitim olarak insan haklarını tüm birliklerinde özellikle uyguladığına da işaret ederek, sivil toplum örgütlerinin de, TSK'nın insan haklarındaki attığı adımlara övgülerde bulunmasına işaret edildi.

    Askeri üste Kürtçe radyo yayını yapılıyor

    ABD yönetimi, Türkiye'de Kürtçe yayının teoride yasak olduğunu, ancak bazı radyo istasyonlarının pratikte zaman zaman bölgede Kürtçe yayın yaptığını belirtti. Yönetim raporunda, ‘‘Bir askeri üsten Kürtçe yayın yaptığına inanılan radyo istasyonu haricinde, Kürtçe şarkılar çalan radyolar var’’ şeklinde bir ifadeye de yer vererek, Türkiye'de askerler dahil, Kürtçe yayının bazı radyolarca pratikte yapıldığını iddia etti. Batı dünyasında eleştiri konusu olan MGK ile ilgili de, eleştirinin aksine, ‘‘Eşit sayıda sivil ve askerlerden oluşan bir yapı’’ cümlesine yer verildi.

    Kürtler tanınmıyor

    Raporda, Doğu ve Güneydoğu'da yaşayan vatandaşlar ile ilgili de, oldukça ilginç ve ağır eleştiri içeren ifadelere de yer verildi. Raporda, Olağanüstü Hal Bölge Valisi, Mahkemeler ve RTÜK'ün, devlet politikası olarak, güneydoğudaki en büyük tek etnik grup olan Kürt nüfusun varlığını inkar ettiği belirtilirken, bu halka, Kürtçe seçim kampanyası gerçekleştirmenin, eğitim yapmanın, yayınlar gerçekleştirmenin ve evlilikler dahil kültürel olaylar gerçekleştirmenin yasak olduğu iddiasında bulunuldu. Çalışmada, Türkiye'de sadece Kürtçe yazılı eser basmanın yasal olduğu ifade edildi. Kürtçe şarkıların olduğu kasetlerin de serbest olduğu, ancak zaman zaman bazı şarkı ve şarkıcılar nedeniyle tutuklamaların olduğu savunuldu. Toplantı, gösteri ve yürüyüş özgürlüğünün, polis ve jandarma tarafından sekteye uğratıldığının belirtildiği raporda, Cumartesi Anneleri'nin de karşılaştığı olumsuz koşullar belirtildi.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı